
Tam bana göre bir konuymuş. Bu konuda, 15 sayfaya yakın hatıra yaz
mıştım. Tabi ben o kadar uzun yazmayacağım.
Benim, kendi kardeşlerime göre, çok güzel bir çocukluk geçirdim. Apartmanın ön
bahçesinde, sek sek; merdivenlerin en üstünde, kızma birader ve borsa oynar
dık.
Apartmanın arka bahçesinde ise; iz top, yakar top, veloybol, raketle oynardık.
Tuğlaları üst üste dizer, onu topla düşürür ve saklanırdık. Duvara top atarak,
değişik etapları vardı, eşşek oyunu oynardık.
Apartmanın içinde ise, evcilik oynardık. Örtüler, bebekler, mutfak eşyaları ve
içinde salatalık, domates, bisküvi toplanıp getirilirdi. Evcilikten sıkıldığımızda
ise, kulaktan kulağa ve merdivenleri üçer beşer çıkma yarışı oynardık.Apart
manın en alt katında bodrum vardı. Apartman sakinleri, evine sığmayan eş
yaları oraya koyardı. Çocukları bilirsiniz meraklı olur. İnmeye cesaret edenler;
karanlık, ıslak ve rutubetli olduğundan; abartılı hikayeler anlatırdı. Kitap isim
lerini ve seyrettiğimiz filmleri el işareti ile anlatarak, karşımızdakinin bilmesine
çalışırdık.
Evlerimizde ise, kağıtla oynanan oyunlardan; İsim şehir, S-O-S, kim nerede
ne yapıyoru oynardık.
Çok renkli ve güzel bir çocukluktu. Çocukluğumu özlesem de, her yaşın kendi
ne göre güzelliği olduğuna inananlardanım.
Hayırlı Geceler...
Saygılarımla