11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
hadis
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 47,71%
yaz: 16,51%
sonbahar: 25,69%
kış: 10,09%
Katılımcı sayısı: 109. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 12 (1 Kayıtlı ve 11 Misafir) bulunmaktadır.

Online  aliçalış


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Tekil Mesaj gösterimi
monaroza
.
(Konuyu Başlatan)
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.304


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.484
Teşekkür aldı: 8.565 konuda 26.721 kere
Namazdasın..

Düşün ki kıbleye yöneldiğin anda, şarteli açıp o Merkez'e odaklanıyorsun, dünya ve içindekiler hep arkanda kaldı..

Ve düşün ki Kabe kocaman bir mıktanıstır..

Kainatın her tarafından, o an ona yönelen yürek ve akılları büyük bir hızla kendine doğru çekmekte..

"Allahuekber!" dediğin an, sen de bu çekim alanına girdin..

Yani etki alanındasın tüm bedeninle, çekiliyorsun..

Zaten abdest sürecinde bu çekilme ve korunma başlamıştı..

Sana o an, bu çekim alanındayken hiçbir mahlukat asla ilişemez! Bunu bil..



Kişi Namaz’a niyet edip, kıbleye döndüğü anda, onun farkedemediği içsel boyutları itibarıyla harekete geçen bir enerji ağı (sistem) söz konusudur.

Ehli tarafından “Kişi namaza durduğunda ona hizmetle görevli melekler de onun arkasında namaza durur” denir.

Yani kişi namaz kılarken, kendine hizmet eden koruyucu melekleri, yazıcı melekleri vs. gibi tüm meleklere imam olur bir bakıma...

Ve yatay olarak kıble yönündeki Kabe’ye ve içsel olarak da özdeki evrensel pozitif enerjilere (yüksek vibrasyonlu enerjilere) bağlanan muhteşem bir enerji ağı kurulur.

Bu sebeple namaz’ın göremediğimiz ve farkına varamadığımız boyutlarda seyreden bir yönü vardır.

Kişi namaz’a yeterince konsantre olmasa da bunlar otomatik olarak gerçekleşir.

Örneğin önceki gün bir arkadaş, Kabe’de el sürülen veya uzaktan selamlanan Hacer-ül Esved’in anlamını sormuştu. Ona Hacer-ül Esved’i farklı bir boyut itibarıyla adeta küçük çapta bir karadelik gibi düşününebileceğini söyledim.

Çünkü uzaktan veya yakında kişideki tüm negatif enerjiyi emer.

Tabii bugünkü bilimsel araçlarla ve verilerle farklı bir boyut itibarıyla kurulan bu enerji ağını ve bağını tespit ve ispat edemiyoruz. Ama olay bu..

Tıpkı bunun gibi, kıbleye (Kâbe’ye) dönüp niyet ederek namaz’a başladığınız anda, bu işlemin bir benzeri gerçekleşiyor ve algılayamadığımız o ışınsal boyut itibarıyla ruhumuzdaki negatif enerjiden kısmen kurtuluyoruz.

Namaz’a ne kadar konsantre olduğunuza, namaz’ın süresine oranla (ki burada uzun süren Tesbih namazının önemine de dikkat!) bu sıfırlanma olayının miktarı da değişebilir.

Ama en kısa ve “farkındalıktan yoksun” diye kılınan namaz’da dahi bu işlem kısmen gerçekleşir.

Çünkü namaz, Nebi’ye iman edip kılanlar için otomatik olarak getirisi yaşanan sistemle bağları çok kuvvetli bir ibadet ve çalışmadır.

Çünkü Nebi’ye iman edenlere, bizzat Nebi kefil olur.

Kabirde “Nebin kim?” diye sorulması da bu sebepledir.

İman ettiğin Nebi’yi söyle (ki bu şekilde O’nun açıkladığı şeriatler, ibadetlere göre yargılan) ve senin için O Nebi’nin hatırına Allah ve melekleri tarafından sağlanan imtiyazlardan faydalan, gibi..

Nebi’ye iman edip, uyan kazanır!

Namaz da Nebi’nin hatırına Allah tarafından ümmetine bağışalanan özel bir ikramdır. Nasıl kılarsan kıl, mutlaka olumlu getirisi olacaktır, derece derece de olsa..

Özetle kıldığımız namaz, son Nebi Hz. Muhammed aleyhisselâm’ın miraç esnasından Allah’tan “ümmetim, ümmetim!” diyerek bizim için talep ettiği özel bir imtiyazdır.

A.S


__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 08.04.2008, 11:39 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #58
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:01 .