11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 20 (3 Kayıtlı ve 17 Misafir) bulunmaktadır.

Online   keLepir kaleM, MafraK, muhakematçı
Tekil Mesaj gösterimi
molla
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
molla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 239




Teşekkür etti: 39
Teşekkür aldı: 140 konuda 373 kere
kucult  büyük
* Bu makale, Abdulfettâh Ebu Ğudde’nin, Tahkikini yaptığı, İmam Ebu’l-Hasenât M. Abdulhayy el-Leknevî (d: 1264, ö: 1304 h)’nin “er-Ref‘ ve’t-tekmîle fi’l-cerh ve’t-ta‘dîl”in 1987 tarihli, Halep baskısı, adlı eserin girişinde, 18-33 sayfaları arasında yayımlanmıştır. Yazar, biyografisini kendi anlatmıştır. Burada İmam Leknevî’nin hayat hikayesi “en-Nâfi‘u’l-kebîr limen yutâli‘u’l-Câmi‘a’s-sağîr”, “et-Ta‘lîku’l-mümecced ‘alâ muvattai’l-İmam Muhammed”, “es-Si‘âye fi keşfi mâ fî Şerhi’l-Vikâye”, “‘Umdetü’r-ri‘âye fi halli Şerhi’l-Vikâye”, ve “et-Ta‘lîkâtü’s-seniyye ‘ala’l-Fevâidi’l-behiyye” ve “Mukaddimetü’l-hidâye” adlı eserlerinin mukaddimelerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

** Okutman., Gazi Üniv. Çorum İlahiyat Fak., e-mail: nizamettin955@hotmail.com





[1] Cim ve kâf harfleri, Farsça harflerle yazılmıştır.

[2] Abdulfettah Ebu Ğudde diyor ki: Yazar, bu üç haşiyeyi kendi biyografisinde zikretmemiştir, ben tercümemenin tam olması için bu haşiyeleri ekledim. Başka eklemeler de yerinde zikredilecektir.

[3] Yazarın, kendi biyografisinde zikretmediklerindendir.

[4] Müellif el-İmam Abdulhayy'ın öğrencisi ve bazı şeyhlerimin şeyhi olan, Allâme Muhammed Abdulbâkî el-Eyyubî el-Ensârî el-Leknevî ve'l-Medenî'nin, "el-Menâhilü's-selsele fi'l-ehâdîsi'l-müselsele" adlı kitabının sonunda belirtildiği gibi "Takmile li kitâbi hayri'l-‘amel bi zikri terâcimi ‘ulemâi Ferenkî Mahal” adlı bir kitabı ile “Bereketü’l-‘âmel fî ehli Ferenkî Mahal” adlı kitabı vardır. s., 229.

[5] Abdulfettah diyor ki: Hindistandaki Alimler Konseyi'nin çağrısı üzerine, 8 Recep 1399 salı günü Leknev şehrini dördüncü ziyaretimde, Şeyh İmam Abdulhay'ın vefatına kadar ikamet ettiği evini ziyaret ettim, ve onun evine yakın oturan bazı aile fertlerini de ziyaret ettim. Onun akrabalarından biri olan el-Alâme el-Fâdıl eş-Şeyh Muhammed Rıza -Allah onu korusun ve gözetsin- bana yukarda adı geçen üç kitabın üçüncüsü müstakil ve fazla hacimli olmayan müellif Abdulhayy'ın kendi elyazısıyla yazılmış "Teracimü'l-‘ulemâi's-sâbikîne mine'l-Hind" adlı bir risale gösterdi

Şeyh Muhammed Rızâ bana: Bu üç kitabın ikincisi olan “en-Nasîbü'l-evfer....” adlı kitabın kaybolduğunu ve kimsenin onun hakkında bir şey bilmediğini ve müellifin öğrencisi Şeyh Muhammed Abdulbâkî el-Ensârî el-Leknevî ve'l-Medenî'nin tamamladığı “Hayru’l-‘amel bi zikri terâcimi ‘ulemâi Ferenkî Mahal” adlı birici kitabın ise, Şeyh Muhammed Abdulbâkî el-Ensârî vefat edince, el yazması olan bu kitabın şu an Karaçi'de ikamet eden Şeyh Cemâl Miyâ'ya geçtiğini haber verdi.

[6] Abdulfettah Ebu Ğudde şöyle diyor: Bu eser, müellifin zikretmediklerindendir. Müellif eserinin ön sözünde şöyle diyor: "Bu risaleyi, iki bölüme ayırdım. Birinci bölüm, öncelikle çeşitli mezhep sahibi alimlerin biyografileri, daha sonrada bu alimlerin eserlerini içermektedir. Bu bölümde en çok Hanefi alimlerini zikrettik. İkinci bölüm de ise, öncelikle meşhur eserlerinin durumlarını ve özelliklerinin şerhini, daha sonra bu eserlerin müelliflerinin biyoğrafilerini içermektedir. Sonra bu iki bölümü ayrı iki kitap haline getirme imkanını buldum. Birincisi daha önce ifade ettiğimiz gibi "Tarbu'l-emâsil" adını taşımaktadır. Bu kitap tamamlandıktan sonra ikincisini gözden geçirdim ve "Ferhatü'l-müderrisîn bi zikri'l-müellefâti ve'l-müellifîn" adını verdim". Müellif, “Tarbu’l-emâsil” adlı eserini, vefatından bir sene önce, 3 Sefer 1303 Çarşamba günü tamamlamıştır.

[7] Bu eserden “en-Nâfi‘u’l-kebîr” adlı eserinde bahsetmiştir.

[8] O, eş-Şeyh Muhammed Beşîr es-Sehsevânî’dir. Daha sonra, Abdulhayy el-Hasenî en-Nedvî'nin kaleminden, s. 38 de müellifin biyoğrafisinde zikredilecektir.

[9] Bu dokuz kitap, yazarın kendi biyografisinden bahsederken zikretmediklerindendir. Bunları ben ilave ettim. Onuncu kitabı da yazarın "el-Fevâidü'l-behiyye" adlı kitabının 179. sayfasından ilave ettim. Yazar, bu kitabı Muhammed b. Abdullah b. el-Müsennâ el-Basrî'nin biyoğrafisinde zikretmiştir. On birinci ve on ikinci kitapları ise, yazarın öğrencisi Muhammed Hafîzullah'ın, hocasının biyoğrafisini verdiği yerden ilave ettim. Bu konu daha sonra s. 34 te mukaddimenin sonunda yorum olarak zikredilecektir.

[10] Bu eser, 19 numaralı kitabın aynısı olabilir.

[11] Bu kitap “el-Asâru’l-merfu‘a fi'l-ahbâri'l-mevdu‘a” adı ile basılmış olabilir.



[12] Memleketi Leknev'de yerleşmek için, orada vazifeden emekliye ayrıldı.

[13] O, babasının senedinde, el-Müceddidî el-Sabık olarak geçiyor.

[14] Bu kitap, “et-Ta‘lîku’l-mümecced” adlı kitapta “Ruhu’l-beyân” olarak geçiyor.
__________________
İbni Abidin

eski 30.10.2006, 14:18 molla isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:11 .