| Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 05.02.2008
Mesajlar: 917
Teşekkür etti: 7.869
Teşekkür aldı: 849 konuda 2.869 kere
| Yemek ve İçmekte Haram ve Mekruhlar Vahşi değil ehlî eşeğin,katırın eti haramdır.Nitekim Müslim ve Buharî'nin de tahric ettikleri bir hadiste Ebî Sa'lebe şöyle buyurmuştur: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, ehlî eşeğin etini haram kıldı." Yine Müslim ve Buharî'nin tahric ettikleri bir hadîs-i şerifte Câbir radıyallahu anh demiştir ki: "Hayber vak'asında Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem,ehlî eşeğin etinden yemeği yasakladı.Ancak atların etinde izin verdi." Sivri dişli olan kurt gibi yırtıcı hayvanların eti yenmediği gibi, kuşlardan pençesiyle parçalayanların ve haşeratın etleri yenmez. Mesela sırtlan,Hanefîye göre tilki,kaplumbağa,cîfe yiyen karga,kergenez,doğan,şahin, atmaca, fil, keler, kurt, çakal, arab tavşanı, gelincik ,akbaba, kartal, boğaz kuşu, ehlî olsun vahşi olsun kedi, köpek, domuz, ayı, maymun, samur, sincap ve firavun faresi gibi hayvan ve kuşların cinsinden olanların eti yenmez, yani haramdır. Bunlarda asıl Müslim ve Neseî'nin tahric ettikleri Ebî Hureyre'den gelen bir rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in buyurduğu: "Sivri dişli her hayvanın yenmesi haramdır." mealindeki hadîs-i şeriftir. Nitekim yine Ebû Davud,Müslim ve İmam Ahmed'in tahric ettikleri bir hadiste İbnu Abbas radıyallahu anh şöyle buyurmuştur: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem,hayvanlardan her sivri dişlinin, kuşlardan pençesiyle parçalayanların etini yemeyi yasakladı." Sırtlan,fil, tilki, jarbu', gelincik gibi dişleriyle parçalayıcı hayvanlar, hepsi dahildir. Fakat tavşan gibi hayvanlar dahil değildir.Müslim ve Buharî'nin de tahric ettikleri Enes radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette muşârun ileyh diyor ki: "Merizzehran adlı yerde tavşan bulmuştuk;peşine koşup yakaladım da,onu Ebû Talha'ya getirdim. Ebû Talha da onu boğazladı.Onun uyluklarını ve göğsünü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e hediye gönderdim;O'da kabul etmişti." Bu hadis tavşanın helal olduğuna yeterli delildir. Bu takdir de eti yenmeyen her hayvanın,sütü de içilmez.Çocuklar için insanlar müstesna. Atın sütünü içmekte bir beis yoktur.Bazıları tenzîhen mekruh olduğunu söylediler.İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'in görüşü de budur. Ebû Hanîfe den gelen bir rivayete göre,atın sütü tenzîhen mekruhtur. Böylece eti yenmeyen her kuşun yumurtası da yenmez. Hâsılı kurt, çakal gibi sivri dişli; kaplan ve dağ kedisi gibi ,hem sivri dişli hem tahriş edici pençeli vahşi hayvanların; karakuş,atmaca gibi yırtıcı;karga,kartal gibi cîfe yiyici kuşların etleri haramdır. Bu hayvanlar ehlîleştirilseler dahi hüküm böyledir. Ancak atların etinin yenmesi hususunda ulemâ ihtilaf ettiler. Şureyh,Hasan,Ata bin Ebî Ribah,Saîd bin Cübeyr,Hammad,İbni Ebî Süleyman dan gelen rivayete mebnî, bir cemaat ulema, atların etinin helal olmasına hükmettiler.İmam ŞÂfîî, İmam Ahmed ve İmam İshak'ın mezhebi budur. Bir cemaat ulemâ da İbnu Abbas radıyallahu anhumâ'dan gelen rivayetlere mebnî atların etini mübah saymadılar. İmam Ebû Hanîfe ve ashabının mezhebi de budur. Aliyy-ul Kârî,İmam Nevevî den naklen diyor ki: Ebû Hanîfe: "El-En'am 8.ayetinde Allah teala, atları, katırları, eşekleri binilmesi için yarattığından haber vermiştir.Bunların etlerinin yenmesinden bahis buyurmamıştır." diye ayetle; ve Halid bin Velid'in hadisiyle istidlal ederek, atların etinin helal olmadığına hükmetti. Ebû Davud,Neseî ve İbnu Mâce'nin de tahric ettikleri bir hadiste Hâlid bin Velid radıyallahu anh şöyle buyurmuştur: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem,atın, katırın, eşeğin etinin yenmesini yasakladı." Diri hayvandan ayrılan parça,ölüsü gibidir. Mesela koyunun kuyruğunun, koyunu boğazlamaksızın kesilip yenmesi haramdır, yani leş gibidir. Bu takdir de çoban, kızdırılmış demir veya taşla bir hayvandan yağ alırsa, alınan yağ haramdır. Amma büyük balıktan kesilen bir parça haram olmaz. Suda yaşıyan balıkların her çeşidi yenir.Ancak suda ölüp sırt üstü dönen balıklar yenmez. Çünkü bunlar ekseriyet illete mebnî ölmüş olurlar. Eğer suda ölen balık sırt üstü değil, âdeti üzre yüz üstü ise yenir. Balık cinsinden olmayan istakoz,yengeç gibiler, tahrîmen mekruhtur. Bunlarda asıl Dârakutnî,İbnu Mâce,Beyhakî ve Ebû Davud'un tahric ettikleri Câbir radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in buyurduğu: "Denizin attığı ve deniz suyu ondan ayrılan her hayvanı yiyiniz. İçinde ölüp su üzerine yükselen hayvanları yemeyin." mealindeki hadîs-i şeriftir. Tâfî: Suda yaşayıp öldükten sonra sırt üstü dönen hayvanlardır. Ashab ve tâbiînden bir cemaat,bunun mübah olduğuna hükmettiler. İmam Mâlik ve İmam Şâfiî'nin mezhebide budur. Bu takdirde kerahatsiz mübahtır.Bir cemaatde bu hadîse dayanarak mekruh olduğuna hükmettiler. Câbir,İbnu Abbas radıyallahu anhum'un mezhebide budur. İmam Ebû Hanîfe'nin ashabıda buna zihab ettiler. Amma "tâfî" olan balığın karnından çıkan balık,bozulmamış ise yenir. Müslim ve Buharî'nin tahric ettikleri bir hadîs-i şerifte Câbir radıyallahu anh şöyle buyurmuştur: "Biz Habet gazvesine gitmiştik.Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebî Ubeyde'yi başımıza emîr tayin etmişti.Şiddetle acıktık. Deniz büyük bir balığı dışarı atmıştı.Vâllahi onun gibi büyük balık görmemiştik. Meğer ona amber denilirmiş.Tam 15gün onun etinden yedik. Ebû Ubeyde, bir ucu yerde olan kemiği eğip, diğer ucunu kıvırıp yay gibi tuttu. Altından bir atlı rahatlıkla geçerdi. Biz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanına varınca bunu O'na anlattık da şöyle buyurdu: "Onu yiyiniz. O bir rızktır, Allah size çıkarmıştır. Bize de yedirin, eğer ondan sizde bir şey kalmışsa." Biz de onun etinin kalıntısı vardı.Onu Peygamber'e gönderdik. O da yedi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in, onlardan etini istemesi, zaruret halinde değil,zaruretsiz olarakta balık cinsinden olanların etlerinin helal olmasına ruhsattır. Suda yaşayan, balık cinsinden olmayanlar da ihtilaflıdır. Mesela midye, balık cinsinden değil; tahrimen mekruh veya haramdır. Nitekim Aynî el Benaye'de diyor ki: 'Balık cinsinden başka denizde yaşayan hayvanların hepsi, nezdimizde tahrimen kemruhtur. Mesela yengeç, kaplumbağa, kurbağa gibiler. Fakat İmam Malik ve ehli ilimden bir cemaat, denizden çıkan her hayvanın, hatta insan suretinde, köpek suretinde, domuz suretinde olsa dahi mübah olduğuna hükmettiler. Şu kadar ki İmam Şafii, sadece kurbağayı istisna etmiştir. Şüphesiz denizde yaşayan hayvanların yenmesi mübah ise satılması da mübahtır. Mekruh ise, satışı da mekruhtur' Zahiri mezhebinde olanlar, denizden çıkan herşeyi yerler. Amma Hanefiler, balık cinseinden olmayanın yenmesini ve satışını tahrimen mekruh saymışlardır. mesela yengeç, kurbağa, istakoz gibileri '.. Ve (habis) olan hayvanları onlara haram kılmıştır...' el araf 157 mealindeki ayete mebni, tahrimen mekruh saydılar. Yunus balığı, yılan şeklinde olan balıklar da balık cinsindendir. Ölçüler 60-61-62 devamı var.... hatalarımız affola...
__________________ Bugünü düşünürüm,dün geçti yarın var mı?
Gençliğe de güvenmem ölen hep ihtiyar mı? |