| İmanlı şahsiyeti ile izzet ve şeref duyması kadına bütün asırlar boyunca karşılaşacağı zulüm ve korkular karşısında sebat, sabır, kuvvet, direnme gücü vermiştir. Küfür bataklığına düşmekten onu kurtarmış, ne kadar güçlü, yaygın baskın, ceberut olursa olsun batıl akımlara kapılmaktan korumuştur. Kalbinin derinliklerinden hiç sönmeyen bir iman ateşi tutuşturmuştur
Bunun en güzel örneklerinden birini Firavun dininde sebat eden karısında görmekteyiz. Firavun'un karısı çeşit çeşit zevkler sefalar, cazibeli imkanlar ile dolu olan kralların dünyasında meydan okuyarak, dininde sebat etmesinden ötürü kocasından göreceği şiddetli işkenceyi umursamayarak şöyle demiştir.
"Ey Rabbim! Bana senin katında, cennetin içinde bir ev yap. Beni Firavun'dan ve onun fena amelinden kurtar. Beni o zalimler topluluğundan selamete çıkar." (Tahrim: 11).
Allah'ın rızası her türlü istek ve talebin üstündedir. O'nun kelimesini, dinini yüceltmek her türlü hedeften önce gelir. Allah'ın dini en doğru yoldur. Şuurlu müslüman kadın bu gerçekleri asla aklından çıkarmaz. Ve gün geçtikçe müslüman şahsiyetiyle daha çok şeref duyar, biricik Rabbani din olan İslam'a daha çok yapışır.
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” |