11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
hadis
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 50,00%
yaz: 15,52%
sonbahar: 24,14%
kış: 10,34%
Katılımcı sayısı: 116. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 67 (15 Kayıtlı ve 52 Misafir) bulunmaktadır.

Online  BEYAZ, dahilek, mutasyon, Ninja Kedi, Payitaht, Sakallı, sevimli22, tÜrkÜ, turab, zeyn-eb mesutizm, Ummu Seleme


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Tekil Mesaj gösterimi
ebu mus'ab
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 378


 
Teşekkür etti: 325
Teşekkür aldı: 372 konuda 1.834 kere
Önemli:
Böyle bir ortama hazır olmamak, imtihanı
kaybetmeye uygun bir ortamda
yaşamaktır. Tehlikeyi sürekli ‘dışarıdan’
beklemek bir aldanmadır. Allah
kitabında, helalinden biriktirdiğimiz
mallarımızı, helal nikâhlarla kucağımıza
gelen çocuklarımızı, Allah’ın
adıyla helal edindiğimiz eşlerimizi bir
fitne malzemesi olarak bize göstermektedir.
İmtihan süreklidir, her yerdedir
ve herkestendir.


4- Her imtihanı, imtihanın her noktasını imanımızı artıran, umudumuzu tazeleyen bir enerji kaynağına dönüştürmek gerekmektedir. Allah onlardan razı olsun, Sahabiler bu noktayı çok iyi becerdiler. Bir günaha daldıktan sonra bile dönüş yollarını iyi kullanarak, o günahla başlayan sürecin sonunda Allah’ın rızasını kazandılar. Ka’b bin Malik örneği gerçekten üzerinde tefekkür edilmesi gereken müthiş bir örnektir.

5- Olaylar ve imtihanlar anında ilk tepkimiz çok önemlidir. İlk karşılaşma anında söylenen söz ve gösterilen tepkiyle, düşünüp taşındıktan ve teselli bulduktan sonra söylenen sözler, gösterilen tepkiler aynı değildir. İlk tepki olarak: ‘Allah bize yeter!’ sözü, kalbe
yerleşmiş ciddi bir iman potansiyelini göstermektedir. ‘Allah bize yeter!’ dedikten sonra, üzerine düşeni yapan ve söylediği sözü ulu orta bırakmayan bir müminin tavrı bu ayetlerde görüldüğü gibi, Kur’an’la tescil edilmiş bir iman örneğine dönüşmektedir. Elbette mesele sadece ‘Allah bize yeter!’ demekten ibaret değildir. Bu sözün öncesi ve sonrası vardır. Ama ilk refleks çok önemlidir.

6- İlk refleksi ‘Allah bize yeter!’ diyebilecek düzeyde bir iman taşıyan müminin elbette bu tavrının tam karşılığı cennettir. Cennetin teminatı olan Allah Rızası’dır. Ancak, sürekli ahirete ertelenen bir karşılık beklentisinden
önce bu ayetlerde de görüldüğü gibi henüz dünya hayatında yaşarken nimetlerle, lütuflarla dönmek de vardır. Nitekim bu sadakat ve ciddiyeti
gösteren sahabiler benzer bir lütufla dönmüşlerdir Ahiretiçin çıktıkları
yolda dünyalık nimetler de elde etmişlerdir

7- Kulun dünyalık elde etmek gibi bir hedefi ana hedef yapması doğru değildir
şüphesiz. Ama dünyalık elde etmek de sakıncalı değildir. Yeter ki kul, dengelerle oynamasın. Ahiretin payından dünyalık elde etmek, şehvetleri
ibadetlerden daha önemli tutmayı çağrıştıran bir hata irtikâb etmesin.

8- Kul ne yaparsa yapsın aslında lütfeden Allah’tır. O’nun keremi ve lütfü
sayesinde becerir, kul becerdiğini. O kazandırdığında kul kazanır. O’na
açılmış ellerin, huzurunda bükülmüş boyunların sahibi olmak, sürekli
O’ndan istemek kazanma yolunun yolcusu olmaktır. Kul, ‘ettim, yaptım,
becerdim’lerine aldanmamalıdır. Ashabın bu tavırlarını da ibretle izliyoruz.
Cennetle müjdelenecek düzeyde salih ameller yaptıkları halde, cehennem endişesinde hiçbir zaman emin olmadılar. Bütün dünyanın suçlarının
ana failleri gibi kendilerini mahcup hissettiler. Umutsuz kalmadılar;
ama şımarmadılar da.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 17.04.2008, 12:18 ebu mus'ab isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #4
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:59 .