20 Şaban 1429
22 Ağustos 2008, Cuma
20 Şaban 1429
22 Ağustos 2008, Cuma
Ayet
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun
Mücâdele-9
hadis
İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek..İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 21 (2 Kayıtlı ve 19 Misafir) bulunmaktadır.

Online  beyza, yahya


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
Tekil Mesaj gösterimi
Dilnihad
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.629



Yarışma Puanı: 870
Teşekkür etti: 497
Teşekkür aldı: 1.484 konuda 4.830 kere
kucult  büyük
82.jpg




Cüz:5,Sûre:4 NİSÂ SÛRESİ Sayfa:82




27.Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister, şehvetlerine uyanlar (kötü ar

zularının esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.





28.Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmış

tır.





(Şu halde dinî teklifler ve vazifeler birer yük değildir; tam aksine insanı dün

ya ve ahiret hayatında çıkmaza düşmekten, altından kalkamayacağı veya

kendisine fayda yerine zarar getirecek olan iş ve davranışlara girmekten

alıkoyan, böylece yükünü hafifleten temrinler, düzenlemeler ve irşadlardır.)






29.Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna,

mallarınızı, bâtıl (haksız ve haram yollar ile) aranızda (alıp vererek) yeme

yin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, sizi esirgeyecektir.






30.Kim düşmanlık ve haksızlık ile bunu (haram yemeyi veya öldürmeyi) yap

arsa (bilsin ki) onu ateşe koyacağız; bu ise Allah'a çok kolaydır.





(Karşılıklı rızaya dayanan mal-para, emek, ücret vb. mübadele çeşitleri,

hem fertler, hem de, onların teşkil ettiği toplum için faydalıdır; bu sebeple

de meşrudur. Rızasız ve haksız kazançlar ise geçici refah ve menfaatler

sağlamakla beraber arkasından isyanlar, ihtilâller ve felâketler getirir. Âyet

''başkasının malını'' demek yerine, ''mallarınızı'' demek suretiyle ''millî servet''

mefhumuna ışık tutmaktadır. Malî haksızlıkların getirdiği felâketlerden birisi

ve belki en önemlisi katildir; haksızlıkla ve haram yollardan servet yapmak,

fert ve cemiyet olarak adım adım ölüme gitmek demektir. Çünkü, ferdî inti

kam duygusu, ferdî öldürmelere yol açarken, sosyal sınıflar arası intikam

duygusu da sosyal patlamalara ve ihtilâllere sebep olmaktadır.)






31.Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günah

larınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.





(İnsanlar, melekler gibi yaratılışları icabı günahtan korunmuş değildir, günah

ve suç işleme kabiliyetleri de vardır, faziletleri de. Faziletleri,nefsânî arzula

rına karşı verdikleri mücadeleden gelmektedir. Kul elinden geleni yapınca

Mevlâ, ufak tefek kusurları örtecek, yüze vurmayacaktır.)








32.Allah'ın sizi, birbirinizden üstün kıldığı şeyleri (başkasında olup da sizde

olmayanı) hasretle arzu etmeyin. Erkeklerin de kazandıklarından nasipleri

var, kadınların da kazandıklarından nasipleri var. Allah'tan lütfunu isteyin;

şüphesiz Allah her şeyi bilmektedir.




(Allah her kuluna, kabiliyet ve çalışmasına göre nimetler, nasipler vermiştir;

başkasında olana göz dikmek, onun hasretini çekerek ömür geçirmek yeri

ne, herkesin kendisindekini görmesi, onun kıymetini bilmesi ve isteyeceği

ni Allah'ın lütfundan istemesi gerekir.)








33.(Erkek ve kadından) her biri için, ana, baba ve akrabanın bıraktığından

(hisselerini alacak olan) vârisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı kimselere de

paylarını verin. Çünkü Allah her şeyi görmektedir.





(''Yeminlerin bağladığı kimseler'' cahiliye devrinde âdet olan bir nevi mukave

leli mirasçılar olup, başka bir âyetle (Enfâl 8/75) hükmü kaldırılmıştır. Bir baş

ka anlayışa göre bunlardan maksat eşlerdir ve âyet neshedilmemiştir.)






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ


---------------------------------------------------------------------------

83.jpg





Sayfa:83 NİSÂ SÛRESİ Cüz:5,Sûre:4






34.Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerinden üstün kılması sebebiyle ve

mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyu

cusudurlar. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah'ın kendilerini koruma

sına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kal

dırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız

bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse ar

tık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.





(Erkeklerin maddi ve manevi özellikleri ile ekonomik rolleri onların aike reisi

olmalarını tabiî kılmıştır. Aile küçük bir toplumdur. Toplum düzenle yaşar.

Düzen ise bir reisi, bir idareciyi zaruri kılar. İslâm'da devlet başkanından ai

le reisine kadar her idareci ilâhi talimata göre hareket etmek, yönetmek

mecburiyetindedir; şu halde onlara itaat bu talimata itaat demektir. İdare

eden veya edilen bu talîmatın dışına çıkar, itaatsizlik ederse müeyyide uy

gulanır. Burada bahis mevzuu olan zevcenin itaatsizliğidir. Çare olarak ön

ce öğüt vermek, sonra yatak boykotu ve daha sonra da dövme tavsiye

edilmiştir. Kur'ân'ı bize tebliğ eden Hz. Peygamber (s.a.v.) hiçbir zaman

kadın döğmediği gibi, ''Kadını eşşek döver gibi dövüp de günün sonunda o

nu koynunuza alıp yatmanız olacak şey midir?'' buyurarak ümmetini uyar

mıştır. Dövme müeyyidesi kullanıldığı takdirde kadının canını yakmayak ve

vücudunda iz bırakmayacak şekilde uygulanması gerektiğini de ifade bu

yurmuştur. Şu halde dayağı İslâm getirmemiş, aksine onu hafifleterek or

tadan kaldırmaya yönelmiştir. Ayrıca kadına da, kocasından şikayetçi ol

ması halinde hakem ve hakime başvurma, hakkını arama imkânı vermiştir.)







35.Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden

bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak ister

lerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haber

dar olandır.





36.Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, ak

rabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arka

daşa, uzak arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye,

hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima bö

bürlenip duran kimseyi sevmez.





(Allah'a kul olmanın gereği böyle bir ahlâka sahip bulunmaktır; kaba-saba,

haksız, zalim, cimri, herkese kötülük eden... kimseler yalnızca bazı ibadet

leri yapmakla Allah katında makbul bir kul olamazlar.)






37.Bunlar cimrilik eden ve insanlara da cimriliği tavsiye eden, Allah'ın kendi

lerine lütfundan verdiğini gizleyen kimselerdir. Biz, kâfirler için alçaltıcı bir a

zap hazırladık.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Konu Dilnihad tarafından (19.04.2008 Saat 15:10 ) değiştirilmiştir..
eski 18.04.2008, 10:11 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #65
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür edenler
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:11 .


Page generated in 0,27186 seconds with 17 queries