14 Şevval 1429
14 Ekim 2008, Salı
14 Şevval 1429
14 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 13 (3 Kayıtlı ve 10 Misafir) bulunmaktadır.

Online   DeRCan, hattat, MafraK
Tekil Mesaj gösterimi
Dilnihad
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.753




Teşekkür etti: 560
Teşekkür aldı: 1.650 konuda 5.548 kere
kucult  büyük
84.jpg





Cüz:5,Sûre:4 NİSÂ SÛRESİ Sayfa:84



38.Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara göster

iş için sarfedenler de (azaba düçâr olurlar). Şeytan bir kimseye arkadaş

olursa, ne kötü bir arkadaştır o!



39.Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah'ın kendilerine verdiğinden

(O'nun yolunda harcasalardı) ne olurdu sanki! Allah onların durumunu hak

kıyla bilmektedir.






40.Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş, eğer

kötülük ise, onun cezasını adaletle verir.) İyilik olursa onu katlar (kat kat

arttırır), kendinden de büyük mükâfat verir.





41.Her bir ümetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gös

terdiğimiz zaman halleri nice olacak!





(Bütün peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını getirmiş ve tebliğ et

mişlerdir. Nizam ve ahlâk sahasında ise -prensibler değişmemekle beraber-

medenî ve içtimaî şartlara göre şekiller ve uygulamalar değişmektedir. Son

Peygamber Muhammed Mustafa (s.a.v.) insanların ilim ve medeniyetçe en

ileri devrelerinde onlara rehber olacak en kâmil dini getirmiş ve tebliğ etmiş

tir. Peygamberlerinin getirdikleri iman ve nizamı değiştiren veya inkâr eden

ler ahirette muhakeme edilecek ve peygamberleri de onlar aleyhine şahit

lik edeceklerdir. Hâtemü'l-enbiyâ (s.a.v.) ise peygamberlerin lehinde şahit

lik ederek onları tasdik eyleyecektir.




Buhârî'nin rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.) sahâbî İbn Mes'ûd'dan, kendi

sine Kur'ân okumasını istemiş, onun: ''O, sana indirildiği halde ben mi sana

okuyacağım?'' demesi üzerine: ''Evet, onu başkasından dinlemek hoşuma

gidiyor'' buyurmuştur. İbn Mes'ûd bundan sonrasını şöyle anlatıyor: ''Nisâ

sûresini okudum. 41. âyete (bu âyete) gelince Resûlullah (s.a.v.) ''şimdilik

yeter'' dedi, bir de baktım ki gözlerinden yaşlar boşanıyor!)






42.Küfür yoluna sapıp peygamberi dinlemeyenler o gün yerin dibine batırıl

mayı temenni ederler ve Allah'tan hiçbir haberi gizleyemezler.






43.Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cün

üp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaş

mayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut siz

den biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durum

larda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüz

lerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.





(Abdest alması veya gusletmesi gereken bir müslüman su bulamadığı tak

dirde toprak ve yeryüzü cinsinden bir şeyle teyemmüm eder. Teyemmüm

hem abdest, hem de gusül yerine geçer. Ayrıca suyu kullanmaya engel ol

an hastalık, korku, suyun uzakta olması gibi bazı özür ve durumlar da te

yemmümü câiz kılar.)







44.Kendilerine Kitap'tan nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar

ve sizin yoldan çıkmanızı istiyorlar!





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ



-----------------------------------------------------------------------------


85.jpg





Sayfa:85 NİSÂ SÛRESİ Cüz:5,Sûre:4





45.Allah düşmanlarınızı sizden daha iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah ye

ter, bir yardımcı olarak da Allah kâfidir.





46.Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler, dillerini eğerek,

bükerek ve dine saldırarak (Peygambere karşı) ''İşittik ve karşı geldik'',

''dinle, dinlemez olası'', ''râina'' derler. Eğer onlar ''İşittik, itaat ettik, dinle

ve bizi gözet'' deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru

olacaktı; fakat küfürleri (gerçeği kabul etmemeleri) sebebiyle Allah onları

lânetlemiştir. Artık pek az inanırlar.





(Yahudiler Allah'ın kendilerine gönderdiği kitabı tahrif etmiş, kelime ve cüm

lelerin yerlerini değiştirmiş, manalarını saptırmış, gerçekleri bu arada Hz.

Peygamber'in geleceğini müjdeleyen kısımları örtmüş, bozmuş ve inkâr et

mişlerdir. Resûlullah'ın zamanında da ilk anda kötü maksatlarını belli etme

yecek sözler kullanarak onu tahkir etmek ve kinlerini tatmin eylemek yolu

na gitmişlerdir. Meselâ ''râinâ'' ''bizi gözet'' manasına gelir, ayının kesresi

biraz uzatılarak söylenirse ''râînâ: bizim çobanımız'' manasına gelir. İşte

buna benzer kelime oyunları ile akıllarınca Peygamber'e hakaret ediyorlardı.

Âyet, onların oyunlarını bozmakta ve haklarında hayırlı olacak yolu göster

mektedir.)






47.Ey ehl-i kitap! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevir

meden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce (davrana

rak), size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimiz Kitab'a iman edin; Allah'ın

emri mutlaka yerine gelecektir.





(Âyette geçen ''sebt'', yahudilerce mukaddes olan cumartesi günüdür. Cu

martesi adamlarından maksat, gerekli bulunduğu halde cumartesi gününe

saygı göstermeyen, bu ve benzeri günahlarından dolayı lânetlenen bazı ya

hudilerdir.)






48.Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını,

(günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse büyük bir

günah (ile) iftira etmiş olur.





49.Kendini temize çıkaranlara ne dersin! Hayır, Allah dilediğini temize çıkar

ır ve hiç kimse kıl payı kadar haksızlık görmez.





50.Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak

bu (onlara) yeter!




51.Kendilerine Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla

(tanrılara) iman ediyorlar, sonra da kâfirler için: ''Bunlar, Allah'a iman eden

lerden daha doğru yoldadır.'' diyorlar!





(Ehl-i kitaptan Kâ'b b. el-Eşref Medine'den Mekke'ye gelmiş, müşrikleri Hz.

Peygamber ve müslümanlar aleyhine kışkırtarak beraber mücadeleye çağ

ırmıştı. Bu arada müşrikler ' 'Bizim dinimiz mi, yoksa Muhammed'in dini mi

haktır, hangimiz doğru yoldayız?'' diye sormuşlar ve ''Siz doğru yoldasınız''

cevabını almışlardı. Yukarıdaki âyet bu hadise üzerine nâzil olmuştur.)






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Konu Dilnihad tarafından (21.04.2008 Saat 15:23 ) değiştirilmiştir..
eski 19.04.2008, 10:21 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #66
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:03 .