ebu mus'ab´isimli üyeden Alıntı
Halid bin Velid radıyallahu anh mücahiddir. Allah’ın kılıcıdır. Davanın en üst seviyesindekilerdendir. Ama âlim değildir. Onun âlimlik vasfının olmayışı, Müslümanlığının veya mücahidliğinin düşüklüğünü gerektirmemiştir. Onun karşısında, dinin en derin âlimleri arasında bulunan, şu veya bu şekilde meziyetleri nübüvvet makamınca tescil edilmiş olan nice sahabiler de mücahidlikte Halid bin Velid düzeyine hiç gelememişlerdir. Ne Halid kaybetmiştir ne de diğerleri. Fakat Halid bir noktadan, öbürleri de diğer noktadan Allah’ın rızasını kazanmışlardır. Farklı alanlardan cennete koşmalarında bir mani çıkmamıştır
Eshab-ı Kiramın herbiri müçtehid Alim idi. Ümmetin en büyük alimleri dahi onların ulaştığı mertebeye ulaşamaz. Çok talihsiz ifadeler.
Mesela
İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyurdu ki:
Eshab-ı kiramın nail oldukları yüksek şerefe başka hiç kimse kavuşamaz. O şereften birisi, Resulullahın mübarek nazarları onlara işlemiş ve hepsine manevi imdat ile yardım etmiştir. Bu hassa, bunlardan başkasında bulunmuyor. Bunların kemalatına, geniş ilimlerine, Resulullahtan aldıkları hakikat mirasına, sonra gelenlerden hiç biri kavuşamadı. Hepsi adil, salih, veli, âlim ve müctehid idi. Kur'an-ı kerimde (Allah Onların hepsinden razıdır) buyuruldu. Onlardan birini kusurlu bilmek bu âyete inanmamak olur.
(Savaik-ul-muhrika)
İmam-ı Busayri hazretleri buyuruyor ki:
(Eshab-ı kiramın hepsi de ictihad sahibiydi. Allahü teâlâ hepsinden razı idi, onlar da Allah’tan razı idi. Onlara hata isnat edilmez.)
[Kaside-i hemziye]
Sehl bin Abdullah Tüstüri hazretleri buyuruyor ki:
Sahabenin hepsini büyük bilmeyen, Resulullaha iman etmiş olmaz.
(Redd-i revafıd)
İmam-ı Teftazani hazretleri buyurdu ki:
Sahabeye dil uzatanın sözü Kur'an ve hadislere uygun değilse, kâfir olur. Uygun ise büyük günaha girer, bid’at sahibi olur.
(Şerh-i akaid)
Gerek duyarsanız, konu hakkında daha bir çok nakil yapabiliriz...
İfadelerinizi tashih ediniz.