|
Saçlarının güzelliğine önem verir
Yüce Rasul'ün sallallahu aleyhi ve sellem hidayet dolu sünnetlerinden biri saçlara özen gösterilmesini, saç bakımını, İslam'da meşru olan güzelliştirme şekilleriyle saçın güzelleştirilmesini emretmiş olmasıdır.
Ebu Davud'un Ebu Hureyre radıyallahu anh'den rivayet ettiği hadis-i şerifte Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Kimin saçı varsa ona değer versin".
İslam'ın güzellik anlayışında saça değer vermek onu temiz tutmak, taramak, kokulamak, şeklini ve durumunu güzelleştirmek demektir.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem insanın saçının olduğu halde bırakmasını, ihmal etmesini, gözlere korku veren bir cadı gibi perişan ve dağınık halde bırakmasını kerih görmüş ve bu şekilde olanları şeytana benzetmiştir.
Bu husus İmam Malik'in Muvatta'da Ata b. Yesar'den mürsel olarak rivayet ettiği hadiste yer almaktadır: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem mescidde idi. Saçı sakalı dağınık bir adam içeri girdi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona eliyle işaret etti. Sanki ona saç ve sakalının bakımını yapmasını emrediyordu. Adam bu emri yerine getirip döndü. Bunun üzerine Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Bu durum sizden birinizin saçı dağınık, sanki şeytanmış gibi gelmesinden daha hayırlı değil mi?"
Rasul-i Ekrem'in saçı dağınık kimseyi şeytan'a benzetmesinde İslam'ın dış görünüşün güzelliğine ve kılık kıyafetin düzgünlüğüne son derece önem verip dağınıklık ve çirkin görünüş sahibi olmayı hoş karşılamadığı gayet açıktır.
Rasul-i Ekrem insanın dış görünüşündeki bu güzellik hususlarına dair daima uyarıda bulunuyordu. Durumu perişan, saçlarını taramayı ihmal eden birini görür görmez onun ihmalkarlığım, kusurunu ve perişan halini hoş karşılamadığını belirtiyordu.
İmam Ahmed ve Nesai Cabir radıyallahu anh'den naklediyorlar: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bize ziyarete geldi. Saçları dağılmış perişan bir adam gördü ve şöyle buyurdu: "Bu adam saçını başım düzeltecek bir şey bulamadı mı!"
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in erkeklere yaptığı ulvi tavsiyeleri böyle ise ya hanımlara tavsiyeleri nasıl olur? Halbuki hanımlar daha önce de işaret ettiğim gibi zinet, cazibe ve güzellik nümünesidirler. Hanımlar kocalarının kendileriyle huzur bulduğu kimselerdir. Kocaları onlarla oturmak ve birlikte hayat sürmekle huzur, ünsiyet, sevinç ve gönül rahatlığı bulurlar.
Kadının saç güzelliğinin onun asıl güzelliğinin en önemli esaslarından biri olduğu ve saç güzelliğinin kadındaki en bariz çekicilik sebeplerinden biri olduğu şuurlu müslüman kadın için bilinmeyen bir husus değildir.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
|