| Fatih Adam: Tarık bin Ziyad
Tarık bin Ziyad bir kıtayı İslam’a açan adam. Nereli ve kimlerden olduğu bile kesin bilinmiyor. Berberî olduğu tahmin ediliyor. Musa bin Nusayr’ın emrinde bir askerdi. Kuzey Afrika’daki cihad hareketinde görevliydi. Musa bin Nusayr onu farklı görevlerde çalıştırdı. Sadakati ve cesareti ile dikkat çekti. Komutanı onu, keşif yapması için Tanca’dan karşı kıyıya geçmesi için görevlendirdi. Keşif için geçtiği İspanya topraklarından iyi haberlerle döndü. Komutanı Musa’yı heyecanlandırdı. Komutanı, hususi bir ordu kurup onu başına geçirdi. 710 yılında gemilerle karşı sahile geçildi. Tarık bin Ziyad arkasında deniz, önünde büyük bir ordu ve beraberinde on iki bin askerle İspanya’ya girmişti.
Rivayetlere göre askerlerinin geri dönüş umudu kalmasın diye, Kuzey Afrika’dan geçişte kullandıkları gemileri askerlerinin önünde yaktırdı. Askerler arkalarında deniz, önlerinde büyük bir orduyla karşılaştılar. Cihad edip kazanmaktan başka çareleri kalmamıştı. Tarık bin Ziyad o gün tarihe, en önemli konuşmalardan biri olarak geçen şu konuşmayı yaptı: “Ey insanlar! Kaçacak yer yok. Arkanız deniz, önünüz düşman. Vallahi sizin için sadece doğruluk ve sabır kapısı açıktır. Şunu kesinlikle biliniz: Bu yarımadada, cimrilerin sofrasındaki yetimlerden daha yoksulsunuz. Düşman güçlü donanımı ile karşınızda olacak. Sizin ise kılıçlarınızdan başka bir şeyiniz yoktur. İçinde olmadığım bir tehlikeye sizi atacak değilim. En önde ben savaşacağım.”
Tarık bin Ziyad, çok kısa bir zamanda fetih üstüne fetih gerçekleştirdi. Komutanı Musa bin Nusayr’ın çizdiği başarı sınırlarını bile aştı. İspanya içlerine doğru doludizgin yürüdüler. Hilafet merkezi Şam’a her gün yeni bir fetih haberi ulaşıyordu.
Adı bilinmeyen Tarık, adına destanlar yazılır hale geldi. Başkomutan Musa bin Nusayr da, gelişmeleri izlemek için İspanya’ya geçti. İki komutan beraberce fetih yolunda yürüdüler.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin vefatından sonra yüz yıl bile geçmemişti ki İslam, Avrupa kıtasına ordusuyla ayak basmış ve yerleşmişti. Yeryüzünü imar için çıkarılmış bir ümmetin büyük hedeflerinden biri gerçekleşiyor, ezan sesleri doğuda Çin sınırında başlayıp batıda Portekiz sahillerine doğru inliyordu.
İspanya toprakları mücahid Tarık bin Ziyad’ın azmi ve heyecanıyla İslam’la şereflendi. Tarık yeni bir sayfa açtı. Onun komuta ettiği orduda tabiinden de mücahidler vardı. Adsız, şansız bir adam Fatih adam oldu. Tarih oldu, tarih yazdı. Endülüs’ü yazdı.
devam..
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” |