Bayrak
30 Cemaziye'l-Ahir 1429
04 Temmuz 2008, Cuma
30 Cemaziye'l-Ahir 1429
04 Temmuz 2008, Cuma
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 57 (9 Kayıtlı ve 48 Misafir) bulunmaktadır.

Online  cezire, iremnur, lale, nurgül, turab, zenciiRii


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
hafsa
adıdeğmez....
 
hafsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.08.2007
Mesajlar: 1.658


 
 
Teşekkür etti: 10.816
Teşekkür aldı: 1.555 konuda 5.519 kere
Tokalaşmak hk.

Kadın, erkeğin musafahasından sakınmalıdır. İştihâli gözlerinden kaçmalıdır. Kendisi hakkında bunu haram bilmesi, en azında Hanefiyyul-mezheb bir kadının tehrîmen mekruh bilmesi, inanması gerekir. Çünkü fitneye sebeb olabilecek her şey fitnedir.

El-Hidâye adlı eserde, Ebû Bekr Sıddîk radıyallâhu anh'ın, ihtiyar kadınlara musafaha ettiği, Abdullah bin Zübeyr radıyallâhu anh’ın da hastalığı zamanında, hizmeti için ihtiyar bir kadını ücretle tuttuğu, kadının, onun başını taradığı ve ayaklarını oğduğu kaydedilmektedir.
El-Hidâye’nin bu ibaresine kapılan birçok müellifler, şehvetten emin olduğu takdirde erkeğin ihtiyar kadınla tokalaşmasının cevazı hakkında fetva vermişlerdir. Bazıları da: “Bu onların zamanına mahsus, bizim zamanımızda caiz değildir.“ demektedirler.
Nihayet bizim zamanımızda âdet edilmiş: genç kızlar orta yaşlı erkeklerin; genç erkekler, orta yaşlı kadınların elini tutmaktan, tokalaşmaktan sakınmayarak mübah zannederler.
Bu korkunç bir hatadır. Çünkü el-Benâye’de İmam Aynî, Nasb-ur-Râye’de Zeylâî, iki hadis imamları olarak ittifakla dediler ki: “Ebû Bekr radıyallâhu anh’ın kadınlarla musafaha etmesi sabit olmamıştır.
Hak ve gerçek şudur: Meselede iki rivayet vardır:
Birinci rivayete göre, kadın ve erkek, kadınlık ve erkeklik güçlerinden kesilmişlerse, tokalaşmalarında beis yoktur. Çünkü bunlar, şeyh-i fânî ve âcûzedirler. Fânî ve âcûze, çocukluğa dönüşmüşler demektir. Bununla beraber, ashabdan böyle bir nakil olmamıştır.
İkinci rivayete göre ise, baliğ olanlardan birisi iştihâlı diğeri fânî, birisi genç erkek diğeri âcûze olsa dahi, iştihâlı ve gencin onlara meyli yoksa dahi, onların iştihâlı ve gence meyletmeleri söz konusudur; binaenaleyh bu haramdır. İmam Aynî’nin de tasrih ettiği üzere, Abdullah bin Zübeyr, padişah idi, sonra hastaydı. Bu yüzden kendisi fânî hükmünde, başındaki kadın ise zaten âcûze idi. Binaenaleyh söz konusu olan tokalaşmaya, bu hâdise dahi delil olamaz. Şüphesiz tokalaşmak, bakmaktan daha çirkindir. Çünkü bazı hallerde bakmak mecburiyeti hâsıl olur, amma dokunmak veya tokalaşmak mecbûrî olmaz.
Kadın olsun erkek olsuin, on iki yaşını bulan kız, on üç yaşını bulan erkek çocuktan sakınmaları gereklidir. Çünkü bunlar, buluğ çağına ermemişlerse dahi, çocukluk devrelerini geçirmişlerdir.
Hatta İmam Nevevî diyor ki: “Selef zamanında erkek ve kadınların livata hususları yoktu. Şehvetten emin olunsa dahi, bizim zamanımızda bakmak haram olduğu gibi, dokunmak da haramdır.“
Aynî el-Benâye adlı eserinde diyor ki:
"Şeyh Muhyiddîn’in bu fetvâsı çok yerindedir. Bazı sâdatlarımızdan şunu işittim: Birçok kadınlar, kendilerini gençlere benzetirler. Halbuki kendileri kambur ve yüzlerine bakılmaz hale gelmişlerdir. Kimisi boyayla gençleri aldatır, kimisi sürmeyle… Kendileri ölmüş, amma gençliklerinin istek ve arzuları bâkî kalmaktadır. Onun için her hâlukârda bâliğ erkek ve kadınların, buluğa yakın erkek ve kız çocuklardan sakınmaları vacibdir.

İmam Mâlik, Tirmizî ve Buhârî’nin de tahric etmiş oldukları, Ayşe radıyallâhu Teâlâ anhâ’dan gelen bir rivayette, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, kadınlarla bîat ettiği zaman, sözlü olarak bîat ederdi. Hatta Ümeyme bin Rukayka demiştir ki: Bir kadın cemaati ile Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e bîat etmek üzere hazır bunundum. Kadınlar: “Yâ Rasûlallah, elini uzat da, erkekler gibi biz de musafaha ederek bîat edelim.” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Gerçekte Ben kadınlarla tokalaşmıyorum. Yüz kadına sözüm, bir tek kadına sözüm gibidir.
Zerkânî diyor ki: “Yani: “Ben elimi kadınların eline koymuyorum.“; yahud: “Elimle kadının elini tutmuyorum.“ demektir.”
Hafız İbnu Hacer: “Bazı başka haberlerde: “Peygamber’in eli üzerinde bir elbise olmaksızın kadınlarla musafaha etmezdi.“ diye vârid olmuştur. Nitekim İbnu Abdilberr, Ata’dan, Kays bin Ebî Hâzımd’dan naklen:
Gerçekte Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem, bîat ettiği zaman, eli üzerinde bir elbise olmaksızın aslâ kadınlarla tokalaşmazdı.“ diye tahric edilmiştir.“ demektedir.
Binaenaleyh Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, kadınlarla bazan sadece sözlü, bazan da eline uzun bir elbise alarak, kadınlar arkasından veyahud yanlarından o elbiseyi tuttukları halde bîat etmiştir.
Tarîkat meşâyıhı da bu sûretle bîat ederlerdi.
Zamanın bazı şeyhleri, korkunç hataya irtikab ederek, ihtiyarlık, şeyhlik, takvâ ve sâir bahanelerle kadınlara el öptürmektedirler. “Şu kızımdır.“; “Şu gelinimdir.“ demektedirler. Bu hatadır. Ne tarîkatte, ne de şeriatte yeri var. Elinsaf!..


İktibas: Ölçüler
Üstaz İsmail Çetin kuddise sirruh
Dilara Yayınları
eski 24.04.2008, 08:05 hafsa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:16 .