Gemiler Yakıldı Mı?
Tarık bin Ziyad’ın gemileri yaktırması olayı tartışılan tarihi konulardan biridir. Meşhur rivayetlerde gemileri yaktırdığı bilgisi vardır. Bazı tarihçiler ise bunu reddederek, gemileri bir akşamüzeri kayalık bölgede gizleyip, gemi diye başka şeyleri yakıp askerlerini gemi yakma olayına inandırdığı bilgileri vardır.
Öyle veya böyle Tarık bin Ziyad, tarihe ‘ge-mileri yakmak’ diye bir deyim yazdırmıştır. Gemileri yakmasından daha önemli bu dü-şünce tarzıdır. Geri dönme umudunu tama-men yok etmeye yönelik bu tavır, çıktığı yoldaki samimiyet ve azim gemilerden de, gemilerin yanmasından da önemli olsa gerek!
Tanımadıkları, coğrafyası hakkında ciddi bir bilgi sahibi olmadıkları bir toprak parçasına, Kelime-i Tevhid heyecanıyla çıkmış bir ordunun haleti ruhiyesini, hangi heyecan ve anlayışın ilk mücahidleri kuşattığını Tarık’ın bu tavrında görebiliriz.
Neden Endülüs?
Heyecan, ümmetin üçüncü halifesi Osman bin Affan zamanında başladı. Osman bin Affan radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin İstanbul’un fethiyle ilgili arzusunu gerçekleştirmeyi planlıyordu. İstanbul’un arkası Avrupa olduğu sürece fethin gecikeceğini, arkasını kaldırıp fethetmenin daha makul olacağını düşünmüştü. Afrika’nın fethiyle görevlen-dirdiği komutanına da bu tembihatını yapmıştı. Osman radıyallahu anh döneminde bu plan gerçek olmadı. Daha sonraki dönemlerde de bu çapta bir açılım fırsatı ancak Emevîler’in orta-larında ortaya çıktı. Afrika’da Berberîlerin İslam’ı benimsemeleriyle iyi bir fırsat doğmuş oldu.
Fırsat olarak anılabilecek başlıklardan biri de, Musa bin Nusayr’ın ileri görüşü ve Tarık bin Ziyad’ın heyecanı idi.
Endülüs fethedilince bir yandan yeni topraklar İslam’la şereflenmiş olacak, bir yandan da İs-tanbul arkadan kuşatılacaktı. Bu plân Balatuşşüheda savaşına kadar sürdü. O savaşta plân da bitti, hayali de. Sekiz asra yakın bir zaman Endülüs ezan ve namaz diyarı oldu. Fethi plânla-yanlar, plân işletilirken şehit veya gazi olanlar kazandılar. Sonra gelenler ise, hesabını Allah’a verecekleri hatalarla ahirete göçerken muhteşem bir mirası eritip gittiler.