| Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Ali Özdemir'in dokuzuncu mısra için yorumu: Mısraının 'ben' ile başlamasının hikmeti ne olabilir?
Şöyle düşünebiliriz: Biz, inananların oluşturduğu bütünlüğün harikuladeliğine başka herhangi bir ideoloji, bir sistem, bir inanç etrafında oluşturulmuş hiçbir bütünlük yaklaşamaz bile. Ben, biziz. İstiklal Marşı'mızın tamamının aynı ruhta birleşmiş insanlardan oluşan Türk Milleti tarafından yazıldığını düşünürüz; buna inanırız. 'Ben', milletimizin ta kendisidir.
'Ben', sadece İstiklal Harbi zamanında görülmüş değildir. Geçmişte de, ezelden beri hür yaşamamızı sağlayan bir ideolojik bütünlük olarak kudretini devam ettirmiştir. Aynı zamanda da hep hür yaşamamızı sağlayacak bir bütünlük olarak varlığını sürdürecektir. Hürriyete yönelik derin sevdamız biz inananların oluşturduğu bütünlüğün özüdür. Bu öz bizi istiklale sıkı sıkıya bağlar. Biz özümüzü gürleştirmek'ten yana duranlardanız. Bu özü kanımızın derinliklerinde taşıdığımız için ezelden beridir hür yaşadık, daima taşıyacağımız için de hep hür yaşarız. 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.' demek Türklüğü vurgulamaktır. Burada yüce bir özgüven, kesin bir teslimiyet sergilenmektedir. Bu mısraımızda, kafirle çatışmayı göze alarak, doğrudan çatışarak ezelden beri hür yaşamış ve hep de hür yaşayacak bir 'ben' dile gelmektedir.
Ali Özdemir bugünün birincisi sensin. Zorlu rakiplerin vardı; ama seni birinci yapan yazdıklarınla bizde milletin milletle konuşması fikrini canlandırmış olmandır. Özü hürriyet olan biri istiklâle kıskançlıkla bağlı olan arkadaşına “Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım” diyor ve arkadaşı onu aynı sözlerle karşılıyor. Bu vakıayı gören dışımızdakilerden bazıları “Ne yaptınız da Türklerin eski dini İslâm’a yakındı” diyen şizofrenik şamana hürriyet izafe ettiniz diye soruyor. Diğer bazıları da kapıkulluğu ile hürriyeti nasıl bağdaştırıyorsunuz diye soruyor. Oysa millet milletle konuşuyor ve dışardakilerin hiçbir sorusuna cevap vermiyor.
İsmet Özel |