Melek değil
Sahabi!
Sahabiler için de geçerli bir kuraldır bu. ‘Onlar da beşerdi.’
Hata etmez, yanılmaz, şaşmaz değildiler. Beşerdiler. Kerametlerine, sahabiliklerine rağmen hata ettiler, şaştılar; ama sapmadılar, dönmediler.
Onları severken ve takdir ederken bu yönlerini itibara katarak takdir etmek zorundayız.
Onları niyetleriyle itham etmekten Allah’a sığınırız. Hele hele Peygamber aleyhisselamın henüz hayatta iken: ‘Sen cennetliksin.’ dediği bir insanı, daha sonra İslam’a hıyanetle, dininden geçinmekle itham etmek, o itham edilenden önce, ona cennet vaat edeni itham etmek değil midir?
Ashab-ı kiram, İslam’ın ilk günlerinin sıkıntılarıyla imtihan oldukları gibi, refahlı yılların imtihanına da önce onlar muhatap oldular. O imtihanı kazanmak için ictihad ettiler. İctihadında isabet eden iki ecir, hata eden bir ecir aldı. Niyetleri ve yaptıklarının muhasebesi Allah’a kaldı.
Biz kendi imtihanımızda ne durumdayız, ona baksak daha kârlı oluruz.