Fetih Aşkının Aslı
İlk neslin fetih aşkı, bir insanı daha cehennemden kurtarma arzusuna dayanıyordu. İnsanlara Allah’ın davetinin ulaşmasına engel olan sistemler ortadan kaldırılmak isteniyordu. Gaye karın doyurmak değil din yaymaktı. Endülüs’e de bunun için gitmişlerdi.
Sonra?
Tarık bin Ziyad, fethettiği topraklarda on yıl kadar kaldı. Merkeze alındı ve Şam’da kaldı. Musa bin Nusayr da Endülüs’te kalmadı.
Tarık bin Ziyad, bir boğazın, bir dağın onun adıyla anıldığını bile hiç bilemedi.
Fethettiler; ama yerleşmediler. Onların fethettiği toprakların bereketleri onlardan sonra oraları yönetenler gördü. Hele Tarık hiç göremedi.
Hicretin birinci asrı bitmeden Fetih hareketinin geldiği nokta.
Fethin Boyutu
İlk Endülüs fethi 27 Nisan 711’de gerçekleşti. İlerleyiş 12 Ekim 732’ye kadar yirmi bir yıl sürdü. Fethin sınırları Paris’e 100 km kadar geldi. Tarık’tan önceki yönetimlerin zulmü, fatihlerin işini kolaylaştırıyordu. Mücahidler atlarının ayaklarından kıvılcımlar saçarak ilerlerken orada yerleşik olan mazlum halklar, zalim yöneticilerine karşı mücahidleri benimsiyorlardı. Kısa zamanda, adaleti öne çıkaran, insanı değerli kılan sistem Kurtuba merkezli oluşturulmuştu. İslam on yıl içinde nurunu yaymıştı.
Medine’de Uhud
Paris’te Balat
Uhud gazvesinde ne olduysa, isimler ve zaman farkıyla aynısı Balat’ta oldu.
Yine İslam ve Küfür karşı kar-şıya geldi.
Allah için kılıç kullanıldı.
Allah lûtfetti, ilk hamlede zafer sinyali geldi.
Zafer sevinci akla malı getirdi.
‘Malımız’ dendi.
Çadırlara dönüldü.
Komutanın sözü dinlenmedi.
Küfür fırsatı kolladı.
Vurdu ve düşürdü.
O gün, Peygamber aleyhisselamın dişi kırılmış, yüzü yaralanmıştı.
Ya Balat günü?
O gün ise, Peygamber aleyhisselamın dini yaralandı.
Fetih durdu.
Fetih durunca iç hareketler başladı.
Ve bugün yok.
Endülüs yok.