96.jpg
Cüz:5,Sûre:4
NİSA SÛRESİ Sayfa:96
114.Onların fısıldaşmalarında bir hayır yoktur. Ancak bir sadaka, yahut bir
iyilik, yahut da insanların arasını düzeltmek isteyen(in fısıldaşması) müstes
na. Kim Allah rızasını elde etmek için bunu yaparsa, biz ona yakında büyük
bir mükâfat vereceğiz.
115.Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber'e karşı çıkar
ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve ce
henneme sokarız; o ne kötü bir yerdir.
(Yukarıda hikayesi anlatılan Tu'me'nin taratarları toplantılar yaparak arala
rında gizli gizli konuşmuş, onu berat ettirmenin yollarını aramışlardı. Teşeb
büslerine rağmen Resûlullah onun lehinde hükmetmeyince de Tu'me Mekke'
ye firar ve irtidat etmiştir. Daha sonra hırsızlığına devam ederken yıkılan
bir duvarın altında kalarak ölmüştür.)
116.Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günah
ları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmış
tır.
(İlgili hadislerle bu ve benzeri âyetlerin birlikte değerlendirilmesi sonunda
anlaşılan odur ki: Allah Teâlâ zerre kadar iman ile ahirete intikal eden mü
minleri bile ya bir müddet cezalandırdıktan sonra, yahut tevbe, keffâret,
iyi ameller, musibetlere sabır gibi sebeplerle, yahut da böyle bir sebebe da
yanmaksızın affetmekte, bağışlamaktadır. İmansız olarak, inkâr ve şirk için
de hayatını tamamlayanları ise bağışlamayacağı bu âyetten kesin olarak
ortaya çıkmaktadır.)
117.Onlar (müşrikler) O'nu bırakıp yalnızca bir takım dişilerden (dişi isimli
tanrılardan) istiyorlar, ancak inatçı şeytandan dilekte bulunuyorlar.
(Dua etmek, dilek ve istekte bulunmak ibadettir; ancak Allah'ın vereceği ve
yalnızca O'ndan istenecek şeyleri başkasından dilemek ise şirk alâmetidir.)
118.Allah onu (şeytanı) lânetlemiş; o da: ''Yemin ederim ki, kullarından bel
li bir pay edineceğim'' demiştir.
119.''Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğa
cağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar
(putlar için nişanlayacaklar), şüphesiz onlara emredeceğim de Allah'ın ya
rattığını değiştirecekler'' (dedi). Kim Allah'ı bırakır da şeytanı dost edinirse
elbette apaçık bir ziyana düşmüştür.
(Allah'ın yarattıklarını değiştirmek, canlıların tabiî şekil ve özelliklerini değiş
tirmek demektir. Hayvanların gereksiz yere kulak ve kuyruklarını kesmek;
kaşları, dişleri... süslenmek maksadıyla değiştirmek bu kabildendir ve yasak
lanmıştır. Tabiatın dengesini bozan davranış, kullanma ve teknoloji de aynı
çerceveye girmektedir.)
120.Şeytan onlara söz verir ve ümitlendirir; halbuki şeytanın onlara söz
vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.
121.İşte onların yeri cehennemdir; ondan kaçıp kurtulacak bir yer de bula
mayacaklardır.
KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ