Bayrak
18 Recep 1429
21 Temmuz 2008, Pazartesi
18 Recep 1429
21 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifre:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş Arama Yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 27 (5 Kayıtlı ve 22 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Almula, HAvF & ReCa, Sakallı, siyahsancaktar, Ubeydetullah


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
Dilnihad
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 1,007


 
Yarışma Puanı: 840
Teşekkür etti: 223
Teşekkür aldı: 907 konuda 2,774 kere
98.jpg






Cüz:5,Sûre:4 NİSÂ SÛRESİ Sayfa:98




128.Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevir

mesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında onlara günah yok

tur. Sulh (daima) hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçi

nir ve Allah'tan korkarsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.



(Evlilikte uyum ve geçim karşılıklı fedakârlıkla olur. Ancak insanlarda kıskanç

lık ve bencillik ve meyli tabiî olduğundan herkes fedakârlığı karşı taraftan

bekler. Sulh ve anlaşma iki tarafın bazı istek ve haklarından vazgeçmesi

ile gerçekleşir; bu ise, geçimsizliğin sürüp gitmesinden veya ayrılmaktan da

ha hayırlıdır.)





129.Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç ye

tiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bır

akmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağ

ışlayıcı ve esirgeyicidir.





(Birden fazla kadınla evli bulunan erkek, eşleri arasında eşit ve âdil davran

mak mecburiyetindedir. Ancak bazı hususlar vardır ki bunlarda eşitliği koru

mak insanın tabiatına aykırıdır; meselâ iki eşi aynı derecede beğenmek ve

sevmek mümkün değildir; bu sebeple erkekler bununla mükellef kılınmamışlar,

isteseler de bunu yapamayacakları kendilerine bildirilmiştir. Buna mukabil el

de olan, maddi sayılabilecek haklarda, nimet ve imkânlarda adalet şarttır;

beraber kalma müddeti, mesken, giyecek, yiyecek ve diğer imkânları örnek

oarak zikretmek mümkündür.)






130.Eğer (eşler) birbirinden ayrılırsa Allah, bol nimetinden her birini zengin

leştirir (diğerine muhtaç olmaktan kurtarır); Allah'ın lütfu geniş, hikmeti bü

yüktür.





(Bütün tedbirlere rağmen evlilik yürümüyorsa, ev cehenneme dönmüşse

yoksulluğa ve çaresizliğe düşme korkusu ile bu cehenneme katlanmak gerek

mez; Allah nice kapılar açar.)






131.Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine

Kitap verilenlere ve size ''Allah'tan korkun'' diye emrettik. Eğer inkâr ederse

niz biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah hudutsuz zen

gindir, ziyadesiyle övgüye lâyıktır.





132.Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.




133.Ey insanlar! Allah dilerse sizi yokluğa gönderip başkalarını getirir; Allah

buna kadirdir.





(Beka ve ebedîlik Allah'a mahsustur. Gerçek manada varlık da O'na aittir.

Kulların vücut ve varlığı O'nun lütfu, O'nun emanetidir. Emanete hıyanet ve

Allah'a isyanda ısrar edilirse bütün emanetlerin, bu arada vücut ve varlığın

geri alınması kaçınılmaz hale gelir.)







134.Kim dünya mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de mükâfa

tı Allah katındadır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ


------------------------------------------------------------------------

99.jpg







Sayfa:99 NİSÂ SÛRESİ Cüz:5,Sûre:4





135.Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendini, ana-babanız ve

akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Hakların

da şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) da

ha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker

(doğru şahitlik etmez), yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah

yaptıklarınızdan haberdardır.





(Âyette, insanları adaletten ayıran iktisâdî, sosyal, psikolojik sebeplerin hep

si sayılarak insanlar uyarılmış, hükmeden veya şahitlik eden kimsenin yalnız

ca Allah korkusunun tesiri altında hareket etmesi telkin edilmiştir.)







136.Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberi'ne, Peygamberi'ne indirdiği Kitab'a

ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini,

kitaplarını,peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyla

sapıtmıştır.






137.İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenle

ri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru

yola iletecektir.






(Bunlar gönüllerinde bir türlü iman yer etmeyen, kararsızlık içinde, inkâr ile

iman arasında sallanarak ömür geçiren, sonunda da inkârda karar kılan kâfir

ler ve münafıklarıdır.)







138.Münafıklara, kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele!





139.Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç

ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.





140.O (Allah), Kitap'ta size şöyle indirmiştir ki: Allah'ın âyetlerinin inkâr edil

diğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya (konuya geç

inceye) kadar kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursun

uz. Elbette Allah, münafıkları ve kâfirleri cehennemde bir araya getirecektir.






(Gerek milletlerarası münasebetlerde ve gerekse fertler, topluluklar arası mü

nasebetlerde müminler daima müminlerin yanında yer alacak, güç, kuvvet

ve şerefi bu beraberlikte arayacaklardır. Kendilerini korumak veya güçlen

mek için kâfirlere başvuran milletler küçüldükleri gibi, fertler de manevî

değerlerinden kayıp verirler. Eğer beraberlik zaruri hale gelirse bu takdirde

müminler, en azından dinleri aleyhinde konuşulurken meclisi terketmek sure

tiyle durumu protesto edecek, dinlerini korumak için gerekli tedbirleri alacak

lardır.)







KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Konu Dilnihad tarafından (29.04.2008 Saat 16:04 ) değiştirilmiştir..
Eski 28.04.2008, 11:05 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #76
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
 


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 02:26.