98.jpg
Cüz:5,Sûre:4
NİSÂ SÛRESİ Sayfa:98
128.Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevir
mesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında onlara günah yok
tur. Sulh (daima) hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçi
nir ve Allah'tan korkarsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
(Evlilikte uyum ve geçim karşılıklı fedakârlıkla olur. Ancak insanlarda kıskanç
lık ve bencillik ve meyli tabiî olduğundan herkes fedakârlığı karşı taraftan
bekler. Sulh ve anlaşma iki tarafın bazı istek ve haklarından vazgeçmesi
ile gerçekleşir; bu ise, geçimsizliğin sürüp gitmesinden veya ayrılmaktan da
ha hayırlıdır.)
129.Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç ye
tiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bır
akmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağ
ışlayıcı ve esirgeyicidir.
(Birden fazla kadınla evli bulunan erkek, eşleri arasında eşit ve âdil davran
mak mecburiyetindedir. Ancak bazı hususlar vardır ki bunlarda eşitliği koru
mak insanın tabiatına aykırıdır; meselâ iki eşi aynı derecede beğenmek ve
sevmek mümkün değildir; bu sebeple erkekler bununla mükellef kılınmamışlar,
isteseler de bunu yapamayacakları kendilerine bildirilmiştir. Buna mukabil el
de olan, maddi sayılabilecek haklarda, nimet ve imkânlarda adalet şarttır;
beraber kalma müddeti, mesken, giyecek, yiyecek ve diğer imkânları örnek
oarak zikretmek mümkündür.)
130.Eğer (eşler) birbirinden ayrılırsa Allah, bol nimetinden her birini zengin
leştirir (diğerine muhtaç olmaktan kurtarır); Allah'ın lütfu geniş, hikmeti bü
yüktür.
(Bütün tedbirlere rağmen evlilik yürümüyorsa, ev cehenneme dönmüşse
yoksulluğa ve çaresizliğe düşme korkusu ile bu cehenneme katlanmak gerek
mez; Allah nice kapılar açar.)
131.Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine
Kitap verilenlere ve size ''Allah'tan korkun'' diye emrettik. Eğer inkâr ederse
niz biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah hudutsuz zen
gindir, ziyadesiyle övgüye lâyıktır.
132.Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.
133.Ey insanlar! Allah dilerse sizi yokluğa gönderip başkalarını getirir; Allah
buna kadirdir.
(Beka ve ebedîlik Allah'a mahsustur. Gerçek manada varlık da O'na aittir.
Kulların vücut ve varlığı O'nun lütfu, O'nun emanetidir. Emanete hıyanet ve
Allah'a isyanda ısrar edilirse bütün emanetlerin, bu arada vücut ve varlığın
geri alınması kaçınılmaz hale gelir.)
134.Kim dünya mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de mükâfa
tı Allah katındadır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.
KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ
------------------------------------------------------------------------
99.jpg
Sayfa:99
NİSÂ SÛRESİ Cüz:5,Sûre:4
135.Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendini, ana-babanız ve
akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Hakların
da şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) da
ha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker
(doğru şahitlik etmez), yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah
yaptıklarınızdan haberdardır.
(Âyette, insanları adaletten ayıran iktisâdî, sosyal, psikolojik sebeplerin hep
si sayılarak insanlar uyarılmış, hükmeden veya şahitlik eden kimsenin yalnız
ca Allah korkusunun tesiri altında hareket etmesi telkin edilmiştir.)
136.Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberi'ne, Peygamberi'ne indirdiği Kitab'a
ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini,
kitaplarını,peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyla
sapıtmıştır.
137.İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenle
ri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru
yola iletecektir.
(Bunlar gönüllerinde bir türlü iman yer etmeyen, kararsızlık içinde, inkâr ile
iman arasında sallanarak ömür geçiren, sonunda da inkârda karar kılan kâfir
ler ve münafıklarıdır.)
138.Münafıklara, kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele!
139.Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç
ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.
140.O (Allah), Kitap'ta size şöyle indirmiştir ki: Allah'ın âyetlerinin inkâr edil
diğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya (konuya geç
inceye) kadar kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursun
uz. Elbette Allah, münafıkları ve kâfirleri cehennemde bir araya getirecektir.
(Gerek milletlerarası münasebetlerde ve gerekse fertler, topluluklar arası mü
nasebetlerde müminler daima müminlerin yanında yer alacak, güç, kuvvet
ve şerefi bu beraberlikte arayacaklardır. Kendilerini korumak veya güçlen
mek için kâfirlere başvuran milletler küçüldükleri gibi, fertler de manevî
değerlerinden kayıp verirler. Eğer beraberlik zaruri hale gelirse bu takdirde
müminler, en azından dinleri aleyhinde konuşulurken meclisi terketmek sure
tiyle durumu protesto edecek, dinlerini korumak için gerekli tedbirleri alacak
lardır.) KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ