Neden
Endülüs
Bugün Yok?
- Çadırlardaki ganimetleri korumak için cepheyi terk eden anlayış bu ‘neden’ sorusunun en tabii cevabıdır. Endülüs, birinci fetih döneminin son halkasıdır. O dönemdeki fetihlerin karakterini çoğunlukla sahabiler ve tabiin oluşturuyordu. Endülüs fatihleri ise, büyük bölümü, bir iki günlük Müslüman olan Berberîlerden oluşmuştu. İslam’ın ilk günlerinde Uhud’da yaşanan sıkıntının aynısı zirve nokta olan Balatuşşüheda’da yaşandı. Olay orayla da sınırlı değildir şüphesiz. Daha sonra büyük bir toprak parçası olarak idare edilen Endülüs’ün bütününde bu mantık altı asrından daha fazla bir zaman diliminde yaşanmıştır. Endülüs topraklarının cazibesi, maddi kaynakların genişliği ve galip ordunun mensubu olmanın verdiği farklılık, Allah’ın dinine hizmette bir fırsat olarak kullanılacakken maalesef, Allah’ın dinini kullanma gibi bir hataya neden olmuştur.
Bugün İspanya topraklarında çoğu müze ve benzeri amaçla kullanılan, Endülüs Müslümanlarına ait yapılar ‘neden’in iyi bir cevabıdır. İspanya’yı gezen Müslümanların, oradaki Endülüs yapıtlarında şu veya bu sanatı nasıl icra ettiklerine dair, sanat içerikli değerlendirmeleri yaparken, taşların üzerinde köleleri kullanarak iz bırakanların kendilerini neden yok ettiklerini düşünmeye fırsatları olmamaktadır. Halid bin Velid radıyallahu anha ait hiçbir taş yapıt yoktur. Hatta bir mezar taşı bile ona çok görülmüştür. Ama Halid radıyallahu anh, okunan ezanlarla ve kılınan namazlarla asırlardır yaşıyor, kıyamete kadar da yaşamaya devam edecektir.
Endülüs’teki sanat, saray, hamam; hatta şimdi kilise olarak kullanılan camiler değildi Tarık’ı oraya gönderenlerin arzusu! Camilerden çok, camiye girecek insanlar lazımdı. Endülüs’ün serveti, yeşilliği, daha sonra Müslümanları oradan çıkarmak için ordular kuran Hıristiyanlar’dan önce, Endülüslüler’i ezip geçmişti.