|
Konyalı Mustafa Doğanay amca anlatmışlardır:
Dergâhta beraber bulunduğumuz zamanlar, onun hayranı olmuştum.
Uyku nedir bilmezdi..
Yapılan yatakların kısmı azamı onun elinden geçerdi.
Uyku nedir bilmediği gibi yorulmak da nedir bilmezdi.
Hep beraber yatılırdı aynı saatte.
O da bizimle yatar, herkes uyuduktan sonra, kalkar, yeniden abdest tazeler,seccadeleri üzerinde sabaha kadar namaz, tesbih, tehlil, zikrullah, tefekkür ile meşgul olurlardı. İmsakdan evvel bahçeden getirmiş olduğu odunlarla kazanı yakar,yıkanmak ihtiyacında olanların yanlarına gider, sıcak su olduğundan haberdar ederdi.
Mülayim, tatlı hattı hareketi ile bütün akranları arasında sevilir ve sayılırdı.
ALLAHA EMANET OLUN
|