11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
hadis
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 48,18%
yaz: 16,36%
sonbahar: 25,45%
kış: 10,00%
Katılımcı sayısı: 110. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 31 (4 Kayıtlı ve 27 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DeRCan, hiranur, optika kapına_geldim


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Tekil Mesaj gösterimi
yolcu
Yeni Üye
 
yolcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Mesajlar: 14


 
Teşekkür etti: 3
Teşekkür aldı: 13 konuda 33 kere
Bu konuya temas ettiğiniz için Allah razı olsun. Ben de Mahmud Sami Ramazanoğlu (ks) dan bir yazı gönderiyorum.selamlar...

Bir Bayram sohbeti:

Kıyamet gününde nefisle mücadele yapmak zorunda kalan kimseler de vardır, çünki dünyada bu nefis mücadelesini yapmadıysa, yahut az yaptıysa bunlar, kendi nefisleriyle mücadele ede ede kalkacaklar, yani kendi kendine düşman olacak.

Senin yüzünden bu hale düştüm diye nefsine çıkışacak. Yasin Suresi 54. Ayetde: "Artık bugün hiçbir kimseye zerre kadar zulüm yapılmaz, yalnız kendi yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz." Yasin Suresi 55. ayetde:

"Halbuki gerçek cennetlik olanlar bugün pek hoş ve rahat bir meşgale içinde zevklenmekdedir. Kendileri ve zevceleri, ağaçların altında ziynetli kürsülere kurulmuşlardır. Onlara cennetde her çeşit meyva ve her istedikleri verilecek, Allah'dan, Meleklerden, Rahîm olan Rab'den Selam da onlaradır. Mücrimlere ise "Ey mücrimler, siz bugün mü'minlerden ayrılın bakalım." denilecektir.

Cenabı Hak NahI Suresi 111.nci Ayetde "Herkesin nefsiyle mücadele ederek geldiği gün, kendi kazandığı amellerle öldüğü gündür, onlara asla zulmedilmez." buyuruyor.

O halde nefisle mücadele dünyada yapılırsa, orada bu hal ile muamele olunacak, burada mücadeleyi yapmaz da Ahirete koyarsa, oradaki mücadelenin ne bir faydası olacak, ne de mazeret olacak. Onun için nefsin ıslahı burada yapılacaktır.

Bu da ancak şerhi sadırla ve daimi zikri, nefse kabul ettirmekle olur.

Yusuf A.S. da nefsin kötülüğünü ve kötülük emrettiğini söylemiştir, ancak Allah'ın yardım ettiği nefis kurtulabilir demiştir. Yusuf Suresi 53 Ayetde "Onun için ben de nefsimi tezkiye etmiyorum, onu kusursuz görmüyorum." demiştir.

Nisa 79. ayette de: "Sana isabet eden, gelen iyilik, Allah'tandır. Kötülük ise nefsindendir. Biz seni insanlara elçi gönderdik. Şahit olarak da Allah yeter." buyurmuş Cenâbı Hak. Kötülükler nefsin kesbindendir.

Taha, 124-126 âyetlerinde "Her kim benim zikrimden yüz çevirirse ona çok zor bir hayat vardır ve biz onu kıyamette kör olarak haşrederiz."

O kimse der ki: "Niçin beni kör olarak hasrettin ya Rabbi, halbuki benim gözüm dünyada vardı ve görürdü." Allah da buyurur ki ona: "Senin cezan böyledir, çünkü sana âyetlerimiz geldi de sen onları unuttun, işte onları unuttuğun gibi bugün de böylece unutuluyorsun." Halbuki Allah unutmaktan münezzehdir, (Elceza i min cinsil amel) ceza amel cinsinden kaidesine göre Allah da unutmuş görünüyor.

Nasıl yaptıysa öyle karşılanıyor. (Temûtûne kema teiyşûn) yaşadığın gibi öleceksin. (Teıyşüne kema temutün) Öldüğün gibi de ahirette kalkacaksın. İşte bunu düşünmeli de nefis mücadelesini, ıslahını burada yapmalı, yukarda söylediğimiz beş şarta riayet ederek mücadele yapmalıdır.

Teslimiyet tam olmalı, teslimiyet noksan olursa, mücadele olmaz, feyiz olmaz, kalbin uyanması, nefsin ıslahı, sadrın şerhi, bedenin zikri hep teslimiyetle olur. Benim bir hemşirem vardı, yürüyemezdi. Adana'da O zaman bulunan bütün doktorlara gittik, dışarda hepsine gösterdik, çare bulamadılar. Bu kendi başımızdan geçti de anlatıyorum. Nihayet bize dediler ki: Toroslarda bir zatın türbesi var. Mersin'den Toroslara çıkınca orada ismini de söylediler, hastayı götürün orada bir gece durdurun. Allah'ın izniyle o zatın dua ve ruhaniyeti şifa vesiylesi olur dediler. Biz artık her türlü tıbbi ümüdimiz kesildikten sonra oraya annemle birlikte hemşiremi sırtımızda götürdük. Geceleyin hemşirem birden bir feryad etti. Annem: Acaba aklına, şuûruna bir şey mi oluyor, korkuyor mu? diye hemen yanına fırladı. Hemşirem hala bağırıyordu. (İyi oldum, iyi oldum, yürüyorum, aman Allahım) diye haykırıyordu. Biz de hayretle yanına vardık. Sabahı beklemeden oradan döndük ve sırtımızda götürdüğümüz hemşirem yürüyerek eve geldi. Fakat burada en mühim tesir teslimiyetin tam oluşundandır. Yoksa başkaları da gitmişler, kimisine faydalı olmuş, kimisine olmamış, mutlaka faydalı olur veya olmaz diye bir şey söylenmez, ama teslimiyetin tam olması halinde mutlaka feyz alınır. Onun için teslimiyete çok dikkat etmeli.

Nefisle mücadelede muvaffak olmak için de zikre devam şarttır, teslimiyet şarttır. Nefisle cihad en büyük cihaddır? Çünkü o bitip tükenmiyen ve ardı arkası kesilmiyen ve ölünceye kadar yapılan bir mücadeledir. Her düşmanla mücadelenin bir zamanı vardır, nefisle cihadı her zaman olacaktır. "Ta ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet edecek, nefisle cihatta bulunacaksın." Hicr Suresi, 99

Çünkü nefisle cihad, hem zikirle, hem teslimiyetle, hem ibadetle hem de az yemek ve oruç tutmakla ve saydığımız beş şarta riayetle olacak.

Bütün düşmanlar iyilik edince herhalde dostluğa dönerler, fakat nefis asla dost olmaz, ona ne kadar iyilik edersen et, o yine daha çok azar. Ve azılı düşman olur, onunla cihad ve mücadele de gittikçe zorlaşır.

Bu sebeple nefisle cihad, en büyük harpdir ve bu hepimize farz ayn'dır.Peygamber Efendimizin beyanıyla nefis ile cihad, cihadı ekber'dir.

Nefis ile cihad etmekte mutlaka aşılması gereken mertebeler vardır.Bunları bilmek ve her halde bunlardan kurtulmak lazımdır.

Nefsin en tehlikeli mertebeleri emmare, levvame ve mülhimedir. Emmare'den kurtulmanın yegâne çaresi, Allah'ı çok zikretmektir. Allah zikri ile Allah'ın rahmetine sığınmadıkça nefsin kötülüğünden kurtulmak mümkün değildir. Yusuf (A.S)bile o kadar mücadeleden sonra ben de nefsimi kusursuz göremem, çünkü muhakkak nefis kötülüğü emreder, ancak Rabbimin rahmet ettiği nefis kurtulabilir." demiştir.

Allah'ın rahmet etmesi işte dilin, kalbin ve nefsin ve bedenin Allah zikri ile zikri daimiye ve huzura kavuşabilmesidir.

Bu üç mertebeyi Cenâbı Hak yemin ederek bildiriyor. Bunların tehlikesine çok dikkat edip korunmanızı beyan ediyor.

Emmare Mertebesinde nefis, yaptığı kötülüklerden hiç pişmanlık duymaz, hep kötülüklerden hoşlanır, kendini beğenir, yaptıklarıyla öğünür. Fakat Levvame olan nefis yaptığı kötülükten pişmanlık duyar. Bu hali kıyamet suresi 1-2 ayette: Kıyamet gününe yemini ile "Levvamenin şerrine ve tehlikesine dikkat edin" diyerek beyan buyuruyor.

Mülhime olan nefis dahi tehlikelidir. Çünkü Cenabı Hak Şems Suresinde hepsini sayarsak dokuz defa yemin ettikten sonra bu Mülhime'nin halini beyan ediyor. Mülhime olan nefis iki yol ortasındadır. Bir tarafta iman, takva; diğer tarafta küfür ve dalâlet. İşte bu iki yolun başındadır. Hangisine gideceğine karar verecek bir haldedir, bu halde çok tehlikede bulunmaktadır. (Beled Suresi 8-9-10-11. Ayetlerde:

"Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi? Verdik ve bir de ona Hak ve Batıl diye iki yol gösterdik. Fakat o sarp ve çetin işe girişemedi. Yani nefsini Hak tarafına teslim edip de batıldan korunamadı demektir. Nefsini batıldan âzâd edip de Hakka, imana ve takvaya verebilse idi işte o zaman kurtulacaktı. Fakat bunu yapmadan evvel daha tehlike içindeydi. Bu üç mertebe mutlaka tehlikelidir, bunlardan herhalde geçip tehlikeden uzaklaşmalıdır.

Emmare, Levvame ve Mülhime mertebelerinde olan bir nefis hiçbir kıymet kazanamaz. Devamlı kötülük emreder, yapar yaşar doymaz, pişman olmaz, olsada da yine vazgeçmez, Hak ile batıl arasında bocalar durur, fisku fücur ile takva arasında şaşırıp kalır. Bu üç halde de onun hakkında Cenabı Hak şöyle buyurmuştur. İnsan Suresi 1. Ayette: "İnsan hayatı üzerine bir zaman geldiki, o zaman içinde insanda zikre değer hiçbir şey yoktu." İnsan anılmağa değer bir varlık değildi. Ancak insan ne zaman "Allah'a iman ettim ve ona teslim oldum." derse o zaman Allah'ın kulu olduğunu itiraf eder ve Allah'a muhatap olabilecek bir kıymet kazanır. O vakit de Cenabı Hak ona hitap eder: Fecr Suresi 28-29-30.cu Ayetlerde: "Ey mutmainne olan nefis, artık sana hitab ediyorum,dön artık bana, gel benden tarafa, işte şimde ben senden hoşnud ve sen de Beni severek ve hoşnud olarak gel, gir salih kullarmın arasına da giriver onlarla birlikte cennetime hitablarına mazhar, kıymetli ve şerefli bir mertebe kazanır.

İnsan işte bundan sonra mükerremdir. Bu haliyle, bu vasfıyla mükerrem olur. Hucurat Suresi 13. Ayette "Sizin Allah indinde en mükerreminiz takvası en yüce olanınızdır." Sırrına mazhar olur, yoksa koyun gibi yer içer, yatar uyur gezerse, bu insanın hiçbir şeyi anılmağa değmez ve onda asla mükerremlik olmaz.

Bu ilahi hitaba erebilmek ve bu mükerrem vasfı kazanabilmek için çalışmalı, bu dünyada iken nefis mücadelesini ve cihadını yapmalı, bu hepimizin üzerine farzı ayındır.

Cenabı Hak cümlemizi, hitabı izzetiyle ve cenneti cemâliyle müşerref buyursun.

Nefis cihadımızda hepimizi muvaffak buyursun. Amin
eski 29.04.2008, 21:40 yolcu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #26
yolcu isimli üye'ye teşekkür edenler
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:39 .