Birinci Tahlil:
Toplum Değişti
Karnı doymamış insanların iman ettiği bir toplumdan, insanların rahat doymak için iman ettikleri bir topluma geçilmişti. Fetihler, akan servetler getiriyordu. Önce bir medeniyetin etkisinde kalmamış müşrik Araplardan dönüşmüş bir toplum vardı. Yirmi yıl sonra ise, farklı medeniyetlerin etkisinde kalmış insanlardan oluşan renkli bir toplum çıktı ortaya. Din için can veren ilk fedakâr neslin yerine, canı için dinini verebilecek ‘iman iddialı’ bir nesil vardı.
Büyük bir enginlik ve zahmet çekilmeden elde edilmiş bir Müslümanlık. Ebu Cehil’in, Übey bin Halef’in işkencesine katlanmamışların Müslümanlığı! Hicret etmemişlerin, Hendek’e girmemişlerin imanı! Akşam karar verip sabah Müslüman olan, ertesi gün de söz sahibi olmaya çalışan kitleler bu dönemin kitleleriydi.
Bu değişim üçüncü Halife’nin zamanından önce vardı aslında. Ama Ömer radıyallahu anh, tavizsiz kişiliği ile gevşemenin ve ayaklanmanın önünde büyük bir engeldi. En küçük hatayı bile soruşturuyor, müfettişlere havale etmeden kendisi gündüz gece demeden gayret ediyordu. Osman radıyallahu anh ise, mülayim ve merhametli tutumuyla dikkat çekmişti. Hatır kırmamayı, üzmemeyi esas alıyordu. İki Halife’nin iki farklı kişiliği çok geçmeden devletin yapısında görüldü.
Ömer radıyallahu anh yeni Müslüman olan bölgelerle, ilk Müslümanların karma yaşamalarına karşı dikkatli bir siyaset izliyordu. Yeni keşfedilen dünyanın fitnesinin, çölde çadırdan başka bir sığınağı bile olmayan insanlar için fitne unsuru olur diye düşünüyordu. Osman radıyallahu anh döneminde ise gelişen toprak, çoğalan insan sayısı yüzünden bu siyaset güdülemedi.
Bu realiteye, büyüyen devletin o zamanın şartları açısından kontrol edilme zorluğunu da ilave edebiliriz. Medine’den Azerbeycan’a bir mektup ne kadar zamanda ulaştırılabilirdi? İletişimden, denetlemeye, eğitmeye kadar büyüklüğün getirdiği sıkıntılar aşılamıyordu. Yesrib’de kurulan küçük Medine devleti, bir kıtadan büyük hale gelmişti. Bu büyüme de yarım asırdan daha kısa bir zamanda gerçekleşmişti.
Eğitim için henüz yeterli bir yatırım da yapılamadığı, gelenin Kur’an okumasının dahi garanti edilemediği bir ortamda her türlü senaryo yazımı kolay oldu.
Toplum ve devlet değişti; ama Osman radıyallahu anh hiç değişmedi. O ilk iman eden on kişiden biri olan Osman’dı. Değişmemekte direndi, değişim de onu ezdi.