|
Kul hakkına çok itina gösterirlerdi. Yazıhânede çalışırken, birisine not yazacaklarında dükkan sahibinin kağıtlarından kullanmaz; cebinde taşıdıkları kağıda yazarlardı.
Mahmud Sâmi Efendi, kendi evinde de olsa, kapalı bir kapıyı çalmadan içeriye girmezdi. Eve bir misafir çağırmayı düşündüklerinde, muhakkak önceden haber verir ve istişâre ederlerdi.
Meclislerinde bulunanlar niyet ve nasiplerine göre istifade ederlerdi. Kalb mevzû üzerinde çok dururlardı. Yaşadıklarını anlatırlar; kısa, öz ve lüzumu kadar konuşurlardı. Sohbetleri ya âyet-i kerîme, ya da hadîs-i şerîflerden ibâretti. İstifâde edilmek üzere, Peygamber Efendimizin, ashâb-ı kirâmın hallerini anlatırlar; bazen de peygamberlerin hayatından misaller verirlerdi.
Kısacası hayatları edeb, edeb, yine edebden ibaretti. Allah Rasûlü'nün hayatını örnek almaya çalışır ve bütün söz ve davranışlarını istikâmet üzere yaşamaya itina gösterirlerdi. Güzel yaşadılar, güzel örnek oldular. Allah onların bu ibret dolu yaşayışlarından ve istikâmet üzre hayatlarından bizlere de hisseler nasib etsin. Âmin.
ALLAHA EMANET OLUN
|