| Doğudan doğan güneşin batması ve güneşin batıdan yükselmesiyle... Kıyametin kopuşunu görmek
Derin bir dereye nazır yüksek bir dağın eteğinde güneşin batışını seyrediyordum. Güneş ufukta kaybolmuş. Ortalığı karanlık bürümeye başlamıştı. Tam bu esnada güneşin battığı yerden yeniden yükselmeye başladığını görmüştüm.
Hayret ve dehşet içinde avazımın çıktığı kadar "kıyamet kopuyoooor!" diye bağırarak uyanmıştım. Birkaç gündür dünya gündemini meşgul eden Avusturyalı bir babanın kızına yaptıklarını okuyunca yıllar önce gördüğüm o rüyadaki dehşeti yeniden yaşamaya başladım. Sanki kıyametin kopuşunu görüyor gibi içim burkuldu. Mümkün olsa, şu anda "kıyamet kopuyooor!" diye bütün âleme bağırasım geliyor. Evet, evet yanlış okumadınız. Gerçekten de kıyamet kopuyor. Dünyanın değil, insanlığın kıyametinden bahsediyorum. Buna "insaniyet kıyameti" diyorum. İnsanlıktan insaniyeti alıp götüren bir kıyamet. Onu canavar ve sapık hayvan derecesine indiren bir felaket.
"Dünya kıyameti" doğudan doğan güneşin batması ve güneşin batıdan yükselmesiyle başlayacağı gibi, "insaniyet kıyameti" de Doğu'dan doğan "fazilet medeniyeti"nin insanlık semalarında kaybolup gitmesi ve yerini Batı'dan yükselen eğlence odaklı "sefih medeniyet"e bırakmasıyla başladı/başlayacak. Bu bağlamda sapık Avusturyalının yaptığını münferit bir olay şeklinde görmek hatadır. O "insaniyet kıyameti"nin kopmaya başladığının bariz bir alametidir. Kaldı ki, insanlığı ölmüş insanların sapıklıkları ne bir kişi ne bir şehir ne bir ülke ne de bir kıtayla da sınırlı değil artık. Dünyanın her tarafını sarmış. Topyekun insanlığı tehdit eden bir boyuta ulaşmış. Türkiye bile bundan nasibini almış. Son zamanlarda Türkiye gündemini işgal eden sapıklık örnekleri bunun delilidir. Bu yazımda, Batı'dan yükselen ve tüm dünyaya yayılan "eğlence medeniyeti"nin insanın insanlığını nasıl yok edip, onu hayvan derecesine, hatta daha aşağısına indirdiğini anlatmaya çalışacağım. Yanlış anlaşılmasın. Batı medeniyetinin insanlığın kabiliyetlerini inkişafa yardım eden, bilimsel ve teknolojik buluşlara ve özgürlükçü değerlere kaynaklık eden kısmına itiraz etmiyoruz. İnsanı hayvan derecesine indiren sefih kısmına itiraz ediyoruz. "Sefih medeniyet"ten kastımız bu ikinci kısımdır. |