11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
hadis
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 48,18%
yaz: 16,36%
sonbahar: 25,45%
kış: 10,00%
Katılımcı sayısı: 110. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 45 (4 Kayıtlı ve 41 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DeRCan, hiranur, optika kapına_geldim


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Konu: Haya Abidesi
Tekil Mesaj gösterimi
ebu mus'ab
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 378


 
Teşekkür etti: 324
Teşekkür aldı: 370 konuda 1.831 kere
Beşinci Tahlil:
Yahudiliğin İntikamı


Yesrib’in Medine olmasıyla Yahudilik çok şey kaybetti. Hayber gidince de her şeyleri gitmiş oldu. Sömürdükleri Arap Yarımadası’nı kaybetmiş oldular. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sağlığından beri intikam peşinde koşuyorlardı. Nitekim O’nu bile zehirleme girişimleri olduğu hadislerde sabittir. Osman radıyallahu anh zamanında, Abdullah bin Sebe isimli bir adamlarıyla Müslümanların arasına fitne koymayı becerdiler. Onun yönlendirdiği, ama Müslüman olduğunu söyleyen insanlar Halife’yi evinde muhasara edip öldürdüler.
Yahudilerin desiselerinin etkisini tarihi bir gerçek olarak kabullenmek zorundayız. Ancak Medine’nin gereği gibi korunamadığını da maalesef görmemiz gerekmektedir.

Altıncı Tahlil:
Halife’nin Medine Anlayışı


Osman bin Affan radıyallahu anhın farklı bir Medine anlayışı vardı. Değil devlet merkezinin Medine’den nakledilmesi, kendisinin bile Medine dışına çıkmaya tahammülü yoktu. ‘Hicret ettiğim yer, Resûlullah’ın Medinesi’ onun için çok büyük anlamlar ifade ediyordu.

Son iki senesinde kıpırdanmalar çoğalınca, bütün valileriyle Mekke’de bir toplantı yapmıştı. O toplantıda durumun tehlikeli olduğunda hemfikirdiler. Toplantının akabinde Şam valisi olan Muaviye bin Ebi Süfyan radıyallahu anhuma, Osman bin Affan radıyallahu anhaya kendisiyle beraber Şam’a gelmesini teklif etti. Cevabı: ‘Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bulunduğu yeri bırakıp başka yere gitmem.’ şeklinde oldu. Bunun üzerine: ‘Medine’ye ilave ordu göndereyim.’ teklifinde bulundu. Bu teklife de şu cevabı verdi: ‘Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şehrine asker yığıp, insanların rızkını onlara yedirerek, Peygamber aleyhisselamın şehrinde maişet sıkıntısına neden olamam!’

Belki Muaviye radıyallahu anhın önerileri makuldü. Ama Halife’nin Medine anlayışı bambaşka duyguları temsil ediyordu. O böyle düşünüyor, iman ettiğini söyleyen bir insanın da öyle düşüneceğini zannediyordu. Bu nedenle de evinin önünde bir aydan fazla bir zaman kendisini öldürmek için bekleyenlerin, blöf yaptıklarını zannetmişti.

Onun tavırlarında Medine’nin saygınlığını ve devletin kimliğini zedelememe ön plana çıkmıştı. O günlerde Medine’de bulunan sahabiler de Halife’nin tutumundan etkilenmiş olmalılar ki ek bir gayret içine girme ihtiyacı hissetmediler. Neticede Halife’nin tutumu, onun açısından kazanç oldu. Zirvede bir şahsiyet olarak Rabbine yürüdü. Ama Medine yara aldı. İslam, yürüyüşünde duraklama dönemine girdi.

Ashabdan Muğire bin Şube radıyallahu anh Halife’nin yanına girmiş ve üç şey teklif etmişti: Emret şunlarla savaşalım. Seni buradan Mekke’ye kaçıralım. Ya da Şam’a git.
Bu üç teklife cevabı çok açık oldu: Savaşmaya gelince, ben Müslümanlar arasında kan akıtmayı emreden ilk lider olmayı kabullenemem. Mekke’ye gitmeye gelince, bunlar orada da kan akıtırlarsa o vebale giremem. Şam’a gitmeye gelince, hicret ettiğim yerden ayrılamam.
Ashaba ricası şu oldu: ‘Bana en büyük desteğiniz, Medine’de silah kullanmamanız olur.’
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 04.05.2008, 18:26 ebu mus'ab isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #17
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:33 .