| Kapalı kardeşler niçin kapalılar Allah rızası için mi ?
Evet ise ozaman hiç bir kuvvet ki buna ölüm anı gelse ve bir bardak su içmese ölücek olsa bile ve karşısındaki biri başını açarsan su veririm dese yinede açmaması gerekirken hangi koşullardan bahsediyoruz.
Ayrıca eğerki kapalı olarak toplum içinde yaşayamıyorsak ki eğer evlere bile teftişe gelecek duruma gelinirse hangi vatandan söz ediyor oluruz. Ki bizim için önemli olanlar sahip olduğumuzu zannettiğimiz dünyevi değerlermi yoksa uhrevi değerler mi.
Sonra inancımız herşeyin Allah' tan geldiğini ve yine O' isterse yine daha da geleceğine şüphe mi duyuyoruz.
Ayrıca pisliklerin karalayıp uğruna abes fıkralar uydurduğu ve malesef bazı kardeşlerinde bayağı halt gibi diline doladığı değerli zat Namık Kemal' in dediği gibi;
Vatan eğer üzerinde yaşanabiliyorsa vatandır.
Hem bizim için asıl vatan cennet değilmidir. Dünyadaki her yer bunun için vasıtadır sadece. Elbetteki yaşadığımız toplumu ( inananları ) düşmandan savunmak gerekir ama ne uğruna toprak uğruna değil yalnızca Allah rızası için.
O nedenle benim için Allah ve Resul' ünü seven insanların bulunduğu tüm toplumlar köyler, kasabalar, şehirler bölgeler eyaletler, ülkeler vatandır.
Bu nedenlede Allah ve Resul' üne inanan hiç bir toplulukla da savaşmam eğer onlardan bize silah çeken olursa ancak yalnız silah çeken kişi ile savaşırım ( dikkat edin o toplumun tümünü katmıyorum yalnız silah çeken birey ile savaşırım çünkü o Allah' ın yolundan sapmıştır mümin kardeşine dünya menfaatleri uğruna silah çekerek ki bu durumda Allah katında İslam' dan çıkmış olur. ) ki zaten Allah yolunda olan mümin kardeşiyle koşullar ne olursa olsun savaşmaz.
Diğer türlü asla savaşmam.
Çünkü aksi halde o ülkedeki masum dinkardeşlerimide vurmuş olurum ki bu hale mahşerde İslam esasları dışına çıkıyorsalar Annenin Babanın emrini bile dinlememem konusunda kesin bir uyarı varken, Allah' ın karşısına hangi mazeret ile çıkabilirim.
Aslında konu çok geniş ama yazmaya zaman yok. Es Selamu Aleyküm,
__________________
Bismillahirrahmanirrahim,
ZUHRUF 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
İBRAHİM 52. Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.
İSRÂ 41. Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu onların ancak kaçışlarını artırıyor.
Konu Bakara-216 tarafından (18.11.2006 Saat 11:35 ) değiştirilmiştir..
|