| Anadolu Aleviliği, büyük ölçüde Şiilikten etkilenmiş olmakla beraber, Şiilikle arasında hayli farklar da vardır.
Alevîlik düşüncesi, bildiğimiz gibi açık veya gizli surette
Hz. Ali’ye (r.a.) uyup onun Kur’ân’daki nâsla ve Resulullahın (a.s.m.) vasiyetiyle imamlığa tayin edildiğini ileri süren;
halifeliğin onun soyundan dışarı çıkmayacağına inanan zümrelerin başlattığı hareketin genel adı oluyor..
İslâm tarihinde Hz. Peygamberden (a.s.m.) sonra halîfe olarak Hz. Ali’yi (r.a.) tanıyanlara, “Ali’ye mensup, Ali taraflısı” anlamında “Alevî” tâbiri kullanılmış...
Alevîlik, halifelikte Hz. Ali’nin (r.a.) hakkının yendiği, Sahâbenin Hz. Peygamberden (a.s.m.) sonra Hz. Ebû Bekir’e (r.a.) biat etmekle...
İslâma aykırı hareket ettiği iddiasını yansıtır.
Hz. Ali’nin (r.a.) hilâfette hak sahibi olmasını şu sebeplere bağlarlar:
Hz. Ali (r.a.), Hz. Peygamberin (a.s.m.) tabiî olarak varisiydi...
O, İslâmı ilk kabul eden kimseydi...
Hz. Muhammed’in (a.s.m.) amcasının oğlu ve damadıydı...
İslâm için yapılan savaşların kahramanıydı...
Yaşadığı sürece Hz. Muhammed’in (a.s.m.) yakın yardımcısıydı...
Onun bütün işlerine bakardı...
Hz. Muhammed (a.s.m.) Hz. Ali’ye (r.a.) olan sevgisini ve güvenini bildirerek, onun kendisinden sonra halife olacağına işaret etmişti...
Bu ve benzeri sebepler yüzünden, bu görüşe sahip kişiler, Hz. Ebû Bekir (r.a.), Hz. Ömer (r.a.) ve Hz. Osman’ın (r.a.) Halifeliklerini bâtıl saymışlar bunu İslâm kurallarına ve Hz. Peygamberin (a.s.m.) sünnetine aykırı görmüşler...
__________________ bin bıçak var sırtımda.. biniyle de adaşsın.. her biri hayran sana.. |