Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 46 (5 Kayıtlı ve 41 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DuaLar, gul555, HAvF & ReCa, siyahsancaktar, txtxfrm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
leys
Super Moderator
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.321


3 Albümü var
Yarışma Puanı: 310
Teşekkür etti: 2.972
Teşekkür aldı: 1.103 konuda 4.050 kere
Blog-Yazıları: 2
leys - MSN üzeri Mesaj gönder
mühim sual vardır ki, denilir ki:

"Hazret-i Ali, o derece hilâfete liyakati olduğu
ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma karabeti(yakınlığı)
ve harikulâde cesaret ve ilmiyle beraber,
neden hilâfette tekaddüm ettirilmedi(neden halife olmakta ilk hak kendisine verimedi?)?
Ve neden onun hilâfeti zamanında İslâm çok keşmekeşe mazhar oldu?"

Elcevap:
Âl-i Beytten bir kutb-u âzam demiş ki:

"Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Hazret-i Ali'nin (r.a.) hilâfetini arzu etmiş. Fakat gaipten ona bildirilmiş ki, murad-ı İlâhî başkadır. O da arzusunu bırakıp murad-ı İlâhîye tâbi olmuş." (Fiten:17; Sünen:1. )

Murad-ı İlâhînin hikmetlerinden birisi şu olmak gerektir ki:

Vefat-ı Nebevîden sonra, en ziyade ittifak ve ittihada gelmeye muhtaç olan Sahabeler, eğer Hazret-i Ali başa geçseydi,
Hazret-i Ali'nin hilâfeti zamanında zuhura gelen hâdisâtın şehadetiyle
ve Hazret-i Ali'nin mümâşatsız, pervâsız, zâhidâne, kahramanâne, müstağniyâne tavrı ve şöhretgir-i âlem şecaati itibarıyla,
çok zatlarda ve kabilelerde rekabet damarını harekete getirip tefrikaya sebep olmak kaviyen muhtemeldi.

Hem Hazret-i Ali'nin hilâfetinin teahhur etmesinin bir sırrı da şudur ki:

Gayet muhtelif akvâmın birbirine karışmasıyla,
Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın haber verdiği gibi sonra inkişaf eden yetmiş üç fırka efkârının esaslarını taşıyan o akvam içinde,
fitne-engiz hâdisâtın zuhuru zamanında,
Hazret-i Ali gibi harikulâde bir cesaret ve feraset sahibi,
Hâşimî ve Âl-i Beyt gibi kuvvetli,
hürmetli bir kuvvet lâzımdı ki dayanabilsin. Evet, dayandı.

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın haber verdiği gibi,
"Ben Kur'ân'ın tenzili için harb ettim. Sen de tevili için harb edeceksin."

Hem eğer Hazret-i Ali olmasaydı,
dünya saltanatı, mülûk-u Emeviyeyi bütün bütün yoldan çıkarmak muhtemeldi.
Halbuki, karşılarında Hazret-i Ali ve Âl-i Beyti gördükleri için,
onlara karşı muvazeneye gelmek
ve ehl-i İslâm nazarında mevkilerini muhafaza etmek için,
ister istemez, Emeviye devleti reislerinin umumu,
kendileri olmasa da, herhalde teşvik ve tasvipleriyle, etbâları ve taraftarları, bütün kuvvetleriyle hakaik-i İslâmiyeyi ve hakaik-i imaniyeyi ve ahkâm-ı Kur'âniyeyi muhafazaya ve neşre çalıştılar.

Yüz binlerle müçtehidîn-i muhakkikîn ve muhaddisîn-i kâmilîn ve evliyalar ve asfiyalar yetiştirdiler.
Eğer karşılarında Âl-i Beytin gayet kuvvetli velâyet ve diyanet ve kemâlâtı olmasaydı, Abbasîlerin ve Emevîlerin âhirlerindeki gibi, bütün bütün çığırdan çıkmak muhtemeldi.

denilmiştir... akıllardaki suallere inşalah kafi gelmiştir.
eski 08.05.2008, 11:19 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
leys isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:17 .