7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
Ayet
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Bakara-184
hadis
Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 35 (9 Kayıtlı ve 26 Misafir) bulunmaktadır.

Online   1garibyolcu83, Dilnihad, hayalii, kebirulcady06, keLepir kaleM, nur talebesi, tahsin, txtxfrm , Ummu Seleme
Tekil Mesaj gösterimi
askiebed
Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.2006
Mesajlar: 41




Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldı: 11 konuda 20 kere
kucult  büyük
Anka Kuşu, Mart’ta sinemalarda

Hüseyin ÖZTÜRK
Anka Kuşu ne demek? Akla gelen ilk soru bu oluyor.
Anka Kuşu, ünlü yönetmen Mesut Uçakan’ın çekimlerini henüz bitirdiği ve montajına bugünlerde başladığı filminin adı.

Anka Kuşu’nun tarifine gelince. En güzel tarifin, filmin izlenmesiyle ortaya çıkacağını sanıyorum.
Anka Kuşu, özlenen geleceklere bir uçuş, engellenen özgürlüklere kavuşmaya kanat çırpmak, tükenen umutları yeniden yeşertmek için yuva kurmak, dağılan yuvalara kol kanat germek, iyilerin dünyasına mektup taşımak, kötülerin dünyasındaki iyileri korumak ve Anka Kuşu’nun gözüyle yakın tarihin bilinmeyen sayfalarını aralamak gibi tarif edilebilir.
Elbet bu tarifler yetmez. Anka Kuşu’nun senaryosunu Mesut Uçakan yazdı. Hem yönetmen, hem senarist olarak Uçakan bu tarifleri daha da zenginleştiriyor. Yine kendi ifadesiyle seyircinin koltukta mıhlanıp kalacağına inanıyor.
Türk halkı bir acı yaşıyor, bir ızdırap çekiyor, bir çile çekiyor. Bunların hepsini yaşayan sessiz çoğunluğun imdadına maalesef sinema ve tiyatro ile bir kısım televizyonların bırakın sessiz kalmasını, hiç habersiz gibi hareket ediyor ve nüfusumuzun büyük çoğunluğunun yaşadığı bu gizli depresyon, kıyısından köşesinden bile gündeme getirilmiyor.
Bu yıl 38 sinema filmi vizyona girdi, hepsi de büyük paralarla çekildi ve yine hepsinin sponsoru vardı, sponsorlar da büyük paralar aktardı. 100’ü aşkın yerli dizi televizyonlarda arz-ı endam etti ve etmeye devam ediyor, onların da onlarca sponsoru vardı ve ciddi paralar aktarıldı. Maalesef hiçbirinde Türkiye halkının yaşadığı gerçek ızdırap ve acılar anlatılmadı, anlatılmıyor da.
İşte Anka Kuşu, anlatılmayanları anlatmaya, görülmeyenleri göstermeye, bilinmeyenleri bildirmeye, söylenmeyenleri söylemeye ve yakın tarihi sessiz çoğunluğun yaşadıklarıyla ışık tutmaya, aydınlatmaya çalışıyor.
Mesut Uçakan bir çile adamı, bir dert adamı, bir ızdırap adamı. Sinema sanatı alanında; “Çilesini çekmediğin dava senin değildir” sözüne şu an herhalde uyan tek adam desem yanlış söylememiş olurum.
Ne zaman karşılaşsam, ne zaman sohbet etme fırsatı bulsak, şöyle elalem gibi dünyalık işlerden konuşup, maldan mülkten, zevkten sefadan, gezmeden tozmadan ve eğlenceden söz edemeyiz. Hep çile, hep çile. Hep neyi nasıl anlatırız da hizmet ederiz gayesi, uzun uzadıya sürüp gidiyor.
İşte Anka Kuşu da yaklaşık beş yıldır gündemde. Her yıl çekmeye karar veriyor, ama bir türlü maddi imkânsızlıklar yüzünden çekemiyordu. Şimdi maddi imkânlara kavuştu da onun için mi çekti?
Hayır! Hem de kocaman bir hayır! Biraz olsun çilesine ortak olmak için kıyısından köşesinden yardım etmeye çalıştım. Sponsor bulabilme konusunda gayretlerim oldu ama nafile. “Doğru insan, doğru adres” diye gidilen pek çok kapıdan; “İnşallah, maşallah, Allah razı olsun, Mesut Uçakan çok gayretli bir kardeşimiz, onun tek başına sürdürdüğü mücadeleyi takdirle karşılıyoruz” cümlesinin arkasından gelen “fakat” ya da “aman” ilavesi başladığında anlıyorsunuz ki, size bilinmeyen Kaf Dağı’nın arkasından masallar anlatılacak.
Elhamdülillah, gerçi ben zaten durumun böyle olduğunu biliyordum ama, sırf; sinemada bir kişi kaldı, o da ölmesin. Bilgisine, görgüsüne, sanatına ve ideolojisine ters işler yapmasın, sinemada diliyle insanımızın sözcülüğünü yapacak güvendiğimiz bir isim olsun diye Mesut Uçakan’ın adına yardımda bulunmak istemiştim.
Evet, Mesut Uçakan her zaman olduğu gibi yine çılgınca bir işe kalkıştı ve beş parasız, borç dert içinde, hem de ne borç içinde, Anka Kuşu’nu tamamladı. Çekimlerine Bolu Göynük’te başlayıp, Bolu merkez ve İstanbul’da devam ettirdiği filmini bitirip stüdyo işlemleri üzerinde bugünlerde yine yoğun bir şekilde mesai harcamaya devam ediyor. Önceki gün montaj esnasında biraz sohbet ettik.
İnşallah Anka Kuşu Mart ayında sinemalarda gösterime girebilir. Sessiz çoğunluğun üzerinde görülebilen ve görülemeyen gizli depresyonun anlatıldığı sinema filminin hikayesi oldukça ilginç.
eski 19.11.2006, 10:33 askiebed isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #16
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:22 .


Page generated in 0,20797 seconds with 13 queries