8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
Ayet
Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secdeye kapananlar, iyiliğe özendirip kötülükten sakındıranlar, Allah'ın sınırlarını koruyanlar.Müjdele o müminleri!
(Tevbe-112)
hadis
Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin!
Deylemi-Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 19 (3 Kayıtlı ve 16 Misafir) bulunmaktadır.

Online   ebrar69, Sakallı Dagistan,
Tekil Mesaj gösterimi
Dilnihad
Gönlün Muradı
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.708




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.588 konuda 5.242 kere
kucult  büyük
Değiştirmeyi Başarabildiğiniz Bir Huyunuz Veya Alışkanlığınız

Bismillah...



Öfkeyi Kontrol Etmeyle İlgili Bir Tecrübe




2005 yılının ortalarında, dayımı evlendirmek için, beğenilen gelin adayı ile

ilgili yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum.





Dedem ve büyük dayım vefat ettiği için, dayımı evlendirebilmek, hayırlı bir

eş adayı bulmak, babamın en büyük isteğiydi. Babam, işyerinde tanıdığı bir

genç kızı, dayımla evlendirmek için tanıştırmaya karar verdi. İlk önce, an

nem gördü.






İlk görünüş, müsbetti. Babam annemden onay alınca, dayımla tanıştırmak

için planlar yapılmaya başlandı. Ama beni bu hususta, rahatsız eden ve adı

nı koyamadığım haller vardı. Babam gelin adayını, sürekli övüyordu. Güzel

liğinden,yaptığı işlere kadar. Mükemmeldi, babama göre. Bense birinin sürek

li övülmesinden ve onun kusurlarının görülmemesinden korkarım. Her zaman,

açık bir kapı bırakılmasından yanayım.





Dayım tanışmadan önce, annemle babam ailesiyle tanışmaya gitti. Fotoğrafı

çekildi. Resmi dayıma gönderildi. Dayım beğendi. Şehirler arası görüşme ola

cağı için, gelin adayına cep telefonu alındı.Dayımla gelin adayı yüz yüze gö

rüşmeden önce, ailecek bizle tanışmaya geldiler. Kardeşlerim beğendi. Görü

nüş olarak, gerçekten güzeldi. Ama tavır ve davranışları beni rahatsız etmiş

ti. Babasına söz hakkı vermiyordu. Sürekli sözünü kesiyordu. Araya giriyor

du.






Babam, onlar gittikten sonra, hepimize tek tek fikrimizi sormaya başladı. Ben

fikrimi açıklamak istemedim. Çünkü babamı tanıyorum. Ben kusur bulunca,

babam savunacaktı. Kendi fikirlerini onaylatmak için soruyordu. Daha fikrimi

açıklamak için erkendi.





Aradan birkaç hafta geçti. Anneannemle birlikte dayım geldi. Dayımla görüş

tüler. Birbirlerini beğendiler. Alış veriş yapıldı. İstemeye gittik. Söz kesildi.

Bu arada ben, dayımın evlenmesi ile ilgili istiâre namazı kıldım. Belirgin bir işa

ret ya da rüya görmedim. Ama gelin adayına, bir türlü ısınamadım. Gelmesi,

gitmesi gitgide beni öfkelendirmeye başlamıştı. Bu öfkenin sebebi, gördüğüm

ve rahatsız olduğum bazı halleri kelimelere dökememek, menfî gösterdiğim

bazı davranışların kıskançlık olarak değerlendirilmesiydi. Öfkem gittikçe büyü

yordu.






Kendimi sakinleştirebilmek ve olay çıkartmamak için, sevdiğim işlerle uğraş

maya başladım. Kitap okumak ve kitapçıları gezmek beni rahatlatır. Gitme

den önce, internette alabileceğim kitapların listesini hazırladım. Zafer dergi

sinde Muhammed Bozdağ'ın yazılarını okudum. Onun sitesinde, yeni çıkan

kitaplarını da listeye ekledim. Kitapçıdan aldığım kitaplara ek olarak, Muham

med Bozdağ'ın Düşün ve Başar isimli kitabını aldım.





Zafer dergisinde, Muhammed Bozdağ'ın Kıskançlık, Gıybet ve Öfke Kontrolü

ile ilgili yazılar beni çok etkiledi. Bu kötü huyların zararı, özet olarak karşında

kinden çok, o huya sahip olan kişiye idi. Bir karar verdim. Uygulamak için,

plan yaptım.






Annemler dayımla birlikte o hafta sonu, gelin adayının akrabalarını ziyaret

edeceklerdi. Arabaya sığmayacağımız ve kardeşim dersaneye gideceği için,

kardeşim ve ben, evde kaldık. Annemden kitapçıya gitmek için, izin aldım.

Gelin adayına, geçmiş doğum günü için hediye almaya gidiyordum. Kendim

için aldığım kitaptan, gelin adayına da aldım. İlk sayfasını da iyi dileklerle

imzaladım. Hediye paketi yapmalarını istedim.





Annemler akşam, gelin adayı ile birlikte geldiler. Doğum gününü kutladım. He

diyesini verdim. İçim ferahlamıştı. Üstümden büyük yük kalkmıştı.Benden

beklemiyordu. Sevindi ve teşekkür etti. Aramız çok iyi olmasa da, ben eskisi

gibi değildim. Hayır duamı yapmıştım. Artık herşeyi oluruna bıraktım.






Muhammed Bozdağ'a, duygularımı ifade eden mail gönderdim. Yazımı çok

beğendi. Beni yazmaya teşvik etti. Ondan önce; canımı sıkan, üzüldüğüm

durumlarda yazı yazıyordum. Ama bu teşvikten sonra, yazı yazma gayret

lerim arttı. Bu hususta, kompozisyon yazma ile ilgili kitaplar aldım.





Dayım evlendi. İstiare namazı kıldığım için, demek ki hayırlıymış dedim. Çün

kü; evlenmeleri hayırlıysa evlendir, şer ise hayırlı bir şekilde ayır diye dua

etmiştim. Evlilikleri sekiz ay sürdü. Tüm kötü huyları, evlendikten sonra or

taya çıktı. Belki de gelecekte yapacağı evlilik için, görünüşte şer ama son

uçları hayırlı bir deneyim oldu. Yüce Allah'ın hikmetinden sual olunmaz.




Hayırlı Günler... Saygı ve Sevgilerimle.... Allah'a Emanet Olun... Vesselâm...

Konu Dilnihad tarafından (12.05.2008 Saat 19:49 ) değiştirilmiştir..
eski 20.04.2008, 15:16 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:39 .


Page generated in 0,22115 seconds with 14 queries