| Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Mehmet Sait Ekinci’nin on dördüncü mısra için yorumu: Bir yerde Hak diri ise Batıl’ın payına düşen, hepimizin malumudur. Mesele, Batıl’ın karşısına Hakk’ı çıkarabilmektir. Zehiri bertaraf, panzehirle mümkündür. Putları devirecek, vesvese imparatorluğunu yıkacak güç, Yakin’in berraklığından kotarılır ancak. Niceliği alt edecek olan niteliktir. ’20 kişinin 200 kişiye, 100 kişinin 1000 kişiye galebe etmesi’* edebilmesi bunun ispatıdır. ’Abdullah olalım bu yeterli’ diyen Batıl’ın canına okumanın yolunu göstermekte ve yönüne işaret etmektedir. Güneşe yol açan, kar ve buzulu eritmek isteyenin ta kendisidir çünkü. *El Enfal/65
Mehmet Sait Ekinci bugünün birincisi sensin. Türkçe bir İslâm dilidir. Yani güzel bir Türkçe ile dediğimiz zaman ihlâsla, sadakatle, vakar ile demiş oluruz. Türkçede göğüs dediğimiz şeyin bir adı da “iman tahtası”dır. Biz Türkler bir şeye göğüs gerdiğimiz zaman zulmün, cehaletin, küfrün rağmına bir duruşu seçmiş oluruz. Göğsümüzün berisi dâr-ül-İslâm, ötesi dâr-ül-harb sayılır.
İsmet Özel |