12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 15 (2 Kayıtlı ve 13 Misafir) bulunmaktadır.

Online   kapına_geldim
Tekil Mesaj gösterimi
Hak-dilaram
Hademe
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.683




Teşekkür etti: 11.129
Teşekkür aldı: 5.005 konuda 25.527 kere
kucult  büyük
KURBANLA İLGİLİ HADİSLER

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Ey Patıma! Kurbanın için kalk ve yanın¬da bulun. Zira kanının her damlasına karşılık senin geçmiş, günahların bağışlanacaktır.”
Dedi ki:“Bu, sadece biz Ehl-i beyte mi mahsustur, yoksa bütün müslümanlar da buna dahil mi¬dir?”
“Bilakis bize de tüm müslümanlara da şa¬mildir.” buyurdu .
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Kurban bayramı günü, sıla-i rahim ha¬riç, Âdemoğlu, kurban kanı akıtmaktan daha üstün bir amelde buluna-maz.”
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Her yıl, her hane halkına bir kurban, bir de atîre kes-mek gerekir. Atîre nedir bilir misi¬niz? Atîre, recehiyye dedi-ğiniz (Receb ayında kesilen) kurbandır.”
İbn Ömer radiyallahu anh’dan:
Bir adam ona: “Kurban kesmek vacip mi¬dir?” diye sordu.
Şu cevabı verdi: “Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem ve müslümanlar kurban kes¬mişlerdir.” Adam soruyu tekrarladı. Bunun üzerine cevaben: “Anlamıyor musun? Allah Resulü ve müslümanların kurban kestik-lerini söylüyorum” dedi.
İbn Ömer radiyallahu anh’dan:
“Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Medine’de on sene ikamet etti, bu müddet zarfında kurban kesti.”
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve selem buyurdu:
“Kimin imkânı olup da kurban kesmezse, namazgahla-rımıza asla yanaşmasın!”
Aişe’den rivayet edilmiştir: Rasûlüllah sallallahu a-leyhi ve selem buyurdu ki:
“İnsan oğlu, Kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha makbul olan hiç bir amel işleme¬miştir. O Kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve çatal tır¬nakları ile gelecektir. Kan yere düşmeden Al-lah’ın kabul mahal¬line düşmektedir. Artık kurbanlarla gönlünüz hoşnut olsun!”

KURBANLA İLGİLİ DEĞİŞİK MESELELER

1 . Hisseli kurban kesiminde herkesin kurban niyetiyle ortak olması gerekir. Bir kişi kurban niyetiyle değil de eti için ortak olursa, o kurban tamamı için geçer¬siz olur. Fakat bir kimse adak kurbanı için ortak olursa bunun bir mahzuru yok¬tur.
2 . Hisseli kurban kesiminde, halk arasında yaygın olan herkesin kurbana elini değdirmesi gibi bir şart yoktur.
3 . Kurbanın kesileceği belli bir vakit vardır. Bu vakit Kurban Bayramının bi¬rinci günü, tan yerinin ağarmasından başlar, üçüncü günü güneş batıncaya kadar devam eder.
Şâfiîlere göre ise kurban kesmenin son vakti bayramın dördüncü günü, gü¬neşin batışına kadardır.
Bu vakitten sonra kurban kesilmez. Bu sebeple zama-nında kesilmeyen kur¬banlık hayvanın mevcut ise kendisini, değilse bedelini sadaka olarak vermek ge¬rekir.
4 . Kurbanı mümkünse sahibinin kesmesi daha fazilet-lidir. Fakat, vekâlet ver¬mek de caizdir. Bir kimse bir baş-kasını kendi yerine kurbanını kesmek için, mektupla veya telefon vasıtasıyla vekil tayin edebilir. “Benim yerime al, benim yerime kes” denildiğinde, vekil tayin edilen zât, kurbanı alır ve o kimse adına keser. Nitekim, Hz. Ali Pey-gamberimize vekâleten onun kurbanını kesmiştir.
Vekâlet veren kimse eğer mümkünse kurban kesimi es-nasında başında bu¬lunması sünnete uygun olur. Peygambe-rimiz kendisi kesilen kurbanının başında bulunduğu gibi, bununla ilgili olarak kızı Fâtıma’ya da şöyle buyurmuştur:
“Kalk, kurbanının başında bulun. Çünkü onun yere dökülecek ilk damla ka¬nıyla birlikte, işlemiş olduğun bü-tün günahların bağışlanacaktır.” Fakat başında bulunma-ması da kurbana bir zarar vermez. Bu hadisten “Başında bulunmayanın günahları bağışlanmaz” mânâsı çıkarıl-maması gerekir.
5 . İslâm’ın ahlâk ve inanç ölçülerini kabul etmeyen, ona düşman olan, yayılma¬sına engel olan, kurban yerine geçer zannıyla kurban için verilen parayı başka ihtiyaçlara harca-yacak kadar cehalet içerisinde bulunan kuruluşlara kurban kes¬mesi için vekâlet verilemez.
6 . Kesilen hayvan kurban niyetiyle kesilmelidir. Alınan hayvanın kurban ni¬yetiyle alınması da niyet yerine geçer.
7 . Hayvanın canı tam çekildikten sonra yüzmeye başlama-lıdır. Hayvan can çe¬kişirken kafasını kesip atmak veya derisi-ni yüzmek mekruhtur.
8 . Kurbanı kesmeden önce su ve yem verilebilir, fakat böyle yapmak bir emir veya kurbanın bir şartı değildir. Kur-banlık hayvana abdest aldırmak diye bir şey de yoktur. Bun-lar halk arasında kulaktan duyma şeylerle yerleşen, dinde olma¬yan şeylerdir.
9 . Zengin bir kimsenin kurban için satın aldığı hayvan ölse, tekrar alması ge¬rekir, fakirin ise yeniden alması gerek-mez.
10 . Kaybolan kurban henüz kurban kesmeden önce bu-lunsa, bir tanesi kesilir.
11 . Kadının kendisine ait nisab miktarı malı yoksa, zen-gin olan kocanın hanımı için kurban kesmesi gerekmez.
12 . Kadın veya sünnetsiz bir erkek de kurbanı kesebilir.
13 . Sevabı ölüye bağışlanmak niyetiyle kurban kesilebilir. Böyle bir kimse, kes¬tiği bu kurbanın etinden yiyebilir. Fakat mirasçı olduğu kimsenin vasiyetini ye¬rine getirmek için kur-ban kesen kimse, o kurban etinden yiyemez.
14 . Bir kimse zengin olsun, fakir olsun adak kurbanı de-ğilse, kestiği kurbanın etinden yiyebilir. Kurban eti üç kısma ayrılır:
- Bir kısmı akraba ve komşulara,
- Bir kısmı fakir ve muhtaç kimselere dağıtılır.
- Kalanını ise kesen aile yiyebilir.
15 . Kurbanlık hayvanın sütünden, kesilmeden önce yü-nünden yararlanmak, etini veya postunu satıp parasını almak mekruhtur. Böyle bir şey yapıldığında, be¬delini fakirlere sadaka olarak vermek gerekir. Kurbanlıktan kasap ücreti verilemez. Kesim ücretini kestiren kimse ayrıca vermelidir.
16 . Kurbanın derisi fakirlere verilebilir, İslâmiyet’e hizmet eden kuruluşlara verilmesi daha faziletlidir. Kur-ban derisi, İslâm’ın ahlâk ve inanç ölçülerini kabul etme-yen, ona düşman olan, yayılmasına engel olan kuruluşlara verilemez.
17 . Bir misafir için boğazlanan koyun, sığır gibi hayva-nın eti yenir. Çünkü bu misafire ikramdır. Fakat her hangi bir zatın sırf gelişini kutlamak için, Allah rızâsını düşünme-den boğazlanan hayvanın eti, kesim esnasında besmele çe-kilse de yenmez. Çünkü bu Allah için veya misafire ikram niyetiyle değil, o kimseyi ta’zim için kesilmiş sayılır.
18. Kurban bayramı yaklaşınca hayvan severler ve et-yemezler kurban kesmenin şiddetle ilgili yönünü öne çıka-rıp tartışıyorlar, kurban kesmek isteyen müslü-manlar bazı detayları merak ediyor ve bu arada kurban derilerini ve etlerini istedikleri yere verme haklarını kısıtlayanları konuşuyorlar. İslâm âlemi kurban bayramı ve hac ibâdetinin manevî atmosferi içinde dinî tefekkür ve heyecanın yüce ufuklarına kanat açıyor..
Şiddet kayıtsız ve sınırsız olarak mahkûm edilemez; bir milletin maddî ve manevî değerlerine göz diken ve saldıran düşmana karşı şiddetin adı cihaddır, meşru sa-vaştır, bu savaşta ölenlere şehid, kalanlara gâzî denir. Tartışılan şiddet geriye ve dışarıya, kendi insanlarına veya başka insanlara yönelik “haksız, hukuksuz” şiddet-tir.
Av yaparak veya belli usûller ile öldürerek hay-vanların etinden ve başka parçalarından yararlanmak insanlık kadar eskidir, bütün ilâhî dinlerde meşrudur ve ahlâka da aykırı değildir. Eğer insan dışındaki canlı-lar; gerektiği, insanlar buna ihtiyaç duydukları halde öldürülmeyecekse ne tarımcılık yapılabilir hattâ ne de -gözle görülmeyen canlılara basıp öldürme ihtimâli bulunduğu için- kırda bayırda yürünebilir. Merhamet adına söylenebilecek şey, hayvanların gereksiz ye¬re öldü-rülmemesi ve gerektiği için öldürülecek hayvana eziyet edilmemesidir.
Kurban kesmekle insandaki şiddet eğilimi arasında kurulan ilişkiler, kurban keserek şiddet arzusunu tatmin eden in¬sanın başka canlılara ve insana yönelik şiddet eğiliminin aza¬lacağı gibi düşünceler, ilmî verilere da-yanmamaktadır. Şid¬deti azaltacak şey sevgidir, mer-hamettir, özellikle bütün ya¬ratıkların sahibi ve yaratıcı-sı olan Allah sevgisidir, O’nun merhametinden yansı-malara sahip olmaktır; bunlar da sağ¬lıklı bir din ve ah-lâk eğitimi ile elde edilir.
Sâffat Sûresinde (102-110) Hz. İbrahim’in, oğlu ye-rine kestiği kurban olayı güzel ve etkili bir üslûp için-de özetlenmiştir. Buna göre Hz. İbrahim rüyasında, Allah için oğlunu kurban ettiğini görmüş, bunu tesli-miyet sembolü olarak almak yerine zahiri ile alıp uy-gulamaya kalkışmış; onun ve oğlunun bu itaat, fedâkâr-lık ve teslimiyeti Allah tarafından kan olarak kabul edilmiş ve bunun yerine bir koç kurban etmesine izin verilmiş, koç kurbanı, oğul (can) kurbanı yerine geç-miştir. Bu kurbanın gökten indirildiği, cennetten gel-diği şeklindeki rivayetler âyetlerde ve sahîh hadîslerde yoktur.

“Benim namazım, ibadetim (kurbanım), haya-tım ve ölümüm hep âlemlerin rabbi olan Allah için-dir. O’nun ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben Allah’a teslim olanların ilkiyim” .
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 25.11.2006, 11:01 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür edenler
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:12 .