elitasa arkadaşım, hiç kimse hiç kimseyi hakkıyla tam olarak yakından tanıyamaz.yani bazen yanımızda, iş yerimizde ki bir insanı bile tanıyamıyor da, yıllar sonra değişik bir özelliği ortaya çıkıyorsa hatta, karısı kocasını yıllar sonra keşfedebiliyorsa...
arkadaşım, müminlerin islamiyete hizmet eden kişiler hakkında belli yaklaşım usulleri vardır. öyle atıp tutmak veya söylenenlere bakmak olmaz! çünki sözü edilen kişi sıradan biri değil, umuma mal olmuş, ismi meşhur biri...
elbette istemeyeni de olacak, isteyeni de... böyle kişler hakkında bir müslüman, bakınız şu yolları takip eder, o nun hakkında ki hükümlerinde:
bakarsınız, incelerseniz eserlerini. mesutizm in de dediği gibi ehl-i sünnet dairesinde mi, değil mi?? siz buna bakarsınız. hepsi bu... buna uymayan yerleri varsa, ben burdayım der zaten. tabii siz hakkıyla sünnet tarikini biliyor ve anlıyorsanız.. yani imani ve islami ferasete sahibseniz... değilseniz, zaten siz hangi eseri okursanız, okuyun fark etmez ki! illa şüpheye düşersiniz. acaba bu kişi de mi, ifsad ediyor diye... bu veseveseden kurtuluşunuz yok yani...
özellikle geniş dairede bulunan kişiler hakkında hüküm vermekte dikkatli olunmalı! sadece eserlerine bakılmalı.. her diyenin, her dediği dinlenilirse, işin içinden çıkamazsınız. bunun için de, sizin yeteri kadar imani malumatınız olmalı tabii!
bizi ilgilendiren, böylesi kişilerin, yazdıkları eserlerdir.. nasıl bir özel hayatı olduğu, ne kadar malı mülkü olduğu değil... eserine bakarsın, beğenirsen alırsan, beğenmezsen arkasına çok bedduayı da takıp sahibine gönderirsin. ama mizan-ı şeriat dairesinde...
bilmiyorsan suç sende! |