| GüzellikGöreninGözündedir
Üyelik tarihi: 02.09.2006
Mesajlar: 3.624
Teşekkür etti: 8.168
Teşekkür aldı: 2.541 konuda 7.545 kere
| Allah Şahit, O'nu Çok Seviyoruz Allah Şahit, O'nu Çok Seviyoruz[1]
Hem de çok seviyoruz, evet belki hiçbirimiz bir Hubeyb, bir Yasir, bir Saad b. Ebi Vakkas değiliz; ama yine de O’nu canımızı hiç düşünmeden verecek kadar çok seviyoruz. Biliyoruz ki o da bizi seviyor. Hiç sevmeseydi Arşı Ala’ya çıkıp yedi kat cennetleri seyran eyledikten sonra aramıza döner miydi? Elbette ki dönmezdi. Ama döndü, demek ki seviyor.
Ay ve Güneş Şahit, O'nu Çok Seviyoruz
Biliyoruz ki o da bizi seviyor. Çünkü: Hiç sevmeseydi: "Her Peygamber'in, mutlaka kabul edilen müstesna bir duası vardır. Ben, bu istisnai duamı, Allah kısmet ederse mahşer günü ümmetim namına şefaat olarak kullanmak üzere saklamaktayım."[2] der miydi? 'Asla demezdi' dedi, demek ki seviyor.
Ağaçların Yaprakları Şahit, O'nu Çok Seviyoruz
Çünkü biliyoruz, O sadece insanları ve hayvanları değil, aynı oranda bitkileri de seviyor. Hiç sevmeseydi hayvanları yapraklarını yesin diye, bir ağacı sopayla çırpan adama şöyle der miydi?: "Biraz ağır ol bakalım, ağaca vurup, onu kırıp dökerek değil, tatlılıkla sallayarak yaprağını dök!"[3] demezdi. Demiş, demek ki hayvanları ve bitkileri bu kadar büyük bir sevgiyle seven insan kendisine bağlıları da sevecek.
Yağmur Damlaları Şahit, O'nu Çok Seviyoruz
Biliyoruz ki O da bizi seviyor. Çünkü Allah ve melekleri O'na salat u selam ediyorlar. Hiç sevilmeyen birine salat u selam edilir mi? Elbette ki edilmez. Ama Efendimiz'e ediliyor, demek ki onu seviyorlar. Onların sevdiklerini biz de seviyoruz. Çünkü onu sevmemizi ve salat ve selam etmemizi bize Cenab-ı Hakk emir buyuruyor. "Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey imân edenler! Siz de O'na teslimiyetle salât ve selâm getirin." [4]
Gözü Yaşlı Âşıklar Şahit, O'nu Çok Seviyoruz
Çünkü O da bizi seviyor ve bu yüzden Kur'an-ı Kerim, ebeveynlerimize isyan etmememiz, onlara öf bile demememiz gerektiğini[5] şöyle anlatıyor. Efendimiz (sas) de bu konuda şu önemli tavsiyelerde bulunuyor: "Allah size, analara isyânı, kız çocuklarının diri diri gömülmesini, (eda edilecek hukuk ve borçların) eda edilmemesini, (hak edilmedik şeylerin de) alınmasını haram kılmıştır. Güft u gûyu, (dedikodu) çokça sual sormayı (gereksiz yere), (şurada-burada) servet tüketip (israf etmeyi de) kerih görmüştür."[6]
"Vakit Vakit İnen Kur'ân'a Yemin Olsun ki[7] O'nu Çok Seviyoruz
Çünkü O da bizi çok seviyor ve bu yüzden dünya durdukça sımsıkı sarıldığımız sürece asla inhirafa düşmeyecek, ezilmeyeceğimiz hakikatleri tavsiye ederek şöyle buyuruyor: "Size Allah'tan korkmayı tavsiye ediyorum.. ve başınızda bulunan siyahî bir köle dahi olsa, dinleyip itaat etmeyi de. İçinizden ömrü olanlar, ileride pek çok ihtilaflar görecektir. Siz, benim ve raşid halifelerin yolunu yol edinin ve bu yolu, azı dişlerinizle tutar gibi sımsıkı tutun. Bid'atlardan ise sakının. Muhakkak her bid'at dalâlettir."[8]
Göğün ve Yerin Rabb'ine Yemin Olsun ki,[9] O'nu Çok Seviyoruz
Bütün âlem, bütün varlık ve bütün kâinat, kainattaki her zerre, her atom, her atom altı madde ve hüceyrat ile küreyvat şahit olsun ki O'nu çok seviyoruz. Ve biliyoruz ki O da bizi seviyor. Hiç sevmeseydi bize Allah'ın kıyamet gününde kendileriyle konuşmayacağı, yüzlerine bakmayacağı ve temiz çıkarmayacağı insanların durumlarına düşmemiz için önceden haber verir miydi? "Elbiselerini sürüyerek yürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve malına yalan yeminle revaç verip satmaya çalışan..."[10] insanlar diyerek bu insanları bize haber vermiş ve onlardan olmamamız için bizi uyarmış. Demek ki bizi seviyor.
"Kayan Yıldıza Yemin Olsun ki"[11] O'nu Çok Seviyoruz
"Selamı aranızda yayın."[12] diyen O, "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir." diyen yine O, imanın yetmiş şube olduğunu, bu şubelerin en büyüğünün kelime-i tevhid, en küçüğünün ise yolda insanları rahatsız eden bir nesnenin alınıp yol kenarına bırakılarak rahatsızlığı gidermek olduğunu[13] bildiren de yine Efendimiz (sas). Şüphesiz O'nun bütün toplumun huzur ve güveni için yaptığı tavsiyeleri yapan mü'min O'nu sevdiğinden yapıyor.
Arabasıyla 100 kilometre hızla giden bir mümin acı bir fren yapıyor, arabasını sağa çekiyor, kapıyı açıp geride kalan bir taş parçasına doğru koşuyor, yanından hızla gelip geçen arabaların geçmesini bekledikten sonra eğilip o taşı eline alarak yol kenarında müsait bir yere koyuyor. Dilinden Efendimiz (sas) salatu selam ile dönüp arabasına biniyor. Ve sonra şöyle sesleniyor: "Ya Resulallah, ruhum canımla beraber sana kurban olsun. Beni ta 1400 yıl ötesinden arabanın içerisinde hızla giderken gören sen. İnsanları rahatsız eden bir taşa bile tahammül edemeyerek onları rahata kavuşturmak için o taşı almamı söyleyen yine sen. Sen bize karşı bu kadar rauf ve rahim ve bizi bu kadar seviyorken, akıl, izan ve vicdan taşıyan hangi ruh sana karşı duygusuz ve sevgisiz kalabilir? Sen toplumun en kuvvetli çimentosu, sen alemlerin efendisi, sen başımızın tacı, sen gönlümüzün ilacısın. Biz de seni seviyoruz ey Allah'ın Resulü hem de çok seviyoruz."
__________________ Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit.. Asla üç sey olma. Ümitsiz olma.Sükürsüz olma. Sabirsiz olma. |