8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 46 (5 Kayıtlı ve 41 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Bevadih, drkoyuncu, Gülzar-ı İrfan, nurgül



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Ahlak » Evlenecek Müslüman Kızın Şartları


 
Seçenekler
Üye
 
Medine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.09.2006
Mesajlar: 62




Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldı: 13 konuda 27 kere
kucult  büyük
Evlenecek Müslüman Kızın Şartları

Eş seçimi, hayatımız en önemli kararlarındandır. Gerek genç kızlar gerekse genç erkekler için durum aynıdır. Her iki taraf için önemli kıstas ise "dindarlık"olmalıdır Çünkü evlilik ebedi hayat arkadaşlığıdır, sadece bu kısacık dünya hayatıyla sınırlı bir beraberlik değildir.Evliliğe bu sonsuzluk manasını kazandıran sır ise, imandır.
İşte bu sırrı kavrayan bir genç kız,evleneceğ zaman, eşinden neler istemekte:

"Her şeyden önce şunu söyleyeyim;benim sadece karnımı doyuran bir eş değil,devamlı bana destek olacak dava arkadaşı,din sorumluluğunu bilen Müslüman bir eş istiyorum.Ben de koltuk ve avizelerin tozunu almakla ömür geçirecek süs gelini değil, davamın gelini olmak istiyorum.

Toplumumuzda boşanmalar yüzünden ne kadar mutsuz kadınlar olduğuna şahidim. Siz de vicdanlı bir Müslüman iseniz, şartlarımda en ufak bir tereddütünüz varsa, bu işe"hayır"cevabını verin.çünkü, şimdi ufak bir tereddüt büyür.

Ben her şeyden evvel İslam'da ailelerin huzurunu sergilemek istiyorum.Toplumumuzda bugün, tam islam ruhu ile geçinen eşler ne yazık ki çok az,benim yuvamın da bu az rakama, bir rakam daha eklemesini istemiyorum. Ne yeni bir giyecek için kavga ederim,ne de çorbanın tuzu az olmuş diyerek kavga edilmesini isterim.Benim kavgam;dinimi yanlış tanıtanlar, dinimizi kendi çıkarlarına alet edenlerdir.Eminim sizin ki de öyle... Allah razı olsun, İslam'ı yaşıyor ve yaşatmaya çallışyorsunuz.Fakat sizin bu şekilde olmanız benim şartlarımı söylememem manasına gelmez.

Şartlarım sıra ile şunlardır:

1. Bütün hal ve hareketlerimiz İslami olacak.Hayatımızı" şeytanın kanunlarına"göre,değil Allah'ın(cc) ahkamına göre düzenleyeceğiz.
Allah(cc) Ku'ran'da ;
"Kim İslam'dan başka bir din ararsa, ondan bu din asla kabul edilmeyecektir. O, ahirette en büyük zarara uğrayanlardandır." (Ali-İmran-85)
Biz bunlardan olmayacağız.

2.Ben, eşya ve altın olarak size hiçbir şart koşmuyorum,çünkü benim için paranın hiçbir önemi yok ama geçimimiz için, namerte muhtaç olmamamız için ekonomik kazancınızı helal yoldan elde etmelisiniz. Bunun az olması, en lüks eşyaları almamanız beni üzmez.Fakat siz de benden, her şeyini gösterişe dökmüş kızların götürdüğü çeyizi istemeyeceksiniz. Sizden odalar dolusu eşya istemem, size de odalar dolusu eşya getiremem. Zaruri olan eşyalarımı getiririm. Zira Allah Resulü dünya malına hiç önem vermemiştir. Bir hadisi şerifleri şöyledir:

"Ashabtan Abdullah bin Mesud diyor ki; Resulullah'ın yanına girdiğimde bir hasır üzerinde durduğunu ve üzerine uzandığı için hasırın vücudunda iz bıraktığını gördüm.Bunun üzerine dedim ki;Ya Rasulullah! Sizi hasırdan koruması için bir yaygı, döşek getirsek olmaz mı?O da bana şöyle buyurdu;"Benim dünya ile ne ilgim var?"

3. Ben eşyaya hizmet için yaratılmadım, eşya bana hizmet etmelidir.O halde eşyam ihtiyaç kadar olmalı, israf yapılmamalıdır. Zihnimdeki ve tatbikat planımdaki en uygun dekor, Resulullah'ın evinin dekorudur.
Allahu Teala bir ayetinde; "Dünya hayatı bir oyundan ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise sakınacaklar için elbette daha hayırlıdır. Hala aklınız başınıza gelmeyecek mi?"(En'am-32) demiyor mu?

Meşhurdur, Hz.Ali'ye
"Dünya nedir?"diye sormuşlar,demiş ki;
"Sizi, Mevla'dan alıkoyan her şeydir."
Bizim evliliğimiz de, bizi Mevla'dan uzaklaştırmaktan ziyade, Mevla'ya yaklaştırmalıdır.Aynen şu şiirin mısralarında anlatıldığı gibi....

Davayı kucaklayan körpe sarmaşıklarız
Hak yoluna baş koyan divane aşıklarız.
Dizgin vurduk zamana,dursun ...
Ayrı bir zevk bu aşkın gönülleri yaksın.

4. Islam'a göre gelin olmak ve Islam'a uygun düğün yapmak istiyorum.Allah rızası ve Peygamber Sünneti için evlendiğimize göre en başta düğünümün ve gelinliğimin buna uymasını isterim.

5. Islam'dan taviz verirsem engellemenizi isterim.Onun için Islam'ı en iyi şekilde bilmeniz ve uygulamanız gerekir.

6. Evlendikten sonra da çalışmalarıma devam etmek isterim. Günde en az üç saat Ku'ran öğretip,vaaz vereceğim.şimdi yapmaya çalıştığım tebliğ görevim, evlendikten sonra da devam etmeli.
Allahu Teala, Ali-İmran suresnde mealen şöyle buyuruyor;
"Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki;(onlar herkesi) hayra çağırsınlar."
Biz bu cemaatın insanı olmaya çalışmalıyız..

7. Evimden hiç bir yere gitmem, eşimden de sadakat isterim.Gece 12'lere kadar kahvede, şurda-burda gezen bir eş düşünemiyorum. Siz öyle değilsinizdir de ben şartımı söylüyorum.

8. Hatamın bana söylenmesini isterim. Benim hatam olursa, ki mutlaka olur, önce bana bildirmenizi, benden önce bir başkasının duymasını istemem.

9. Eşit saygı isterim.Kendi aile efradınıza benim nasıl saygı göstermemi istiyorsanız, ben de sizden aynı saygıyı aileme göstermenizi isterim.

10. Benim evim bir ilim yuvası olmalıdır.Her akşam en az 1 saat fıkıh, tefsir ve dini kitaplardan ders yapmayı ve evde kim varsa onların da dersimize iştirak etmelerini sağlamanızı isterim.

11. Eşimin derdini benimle paylaşmasını isterim.Onun her zaman can yoldaşı, dert ortağı olmak isterim.

12. Sadece adelet isterim. Ne benim için aile efradını, ne de ailesi için benim tarafımı tutsun isterim. Haklı kimse doğ?ru söylemesini isterim.

13. Elimden geleni en iyi şekilde yapmaya çalışırım.Yemeğimi, evimin işini elimden geldiğince yapmaya çalışacağı, bu arada yaptığım küçük hataların büyümemesini, hatamın İslam'a uygun şekilde söylenmesini isterim.

14.Helal-haram çizgisine dikkat edilsin isterim.Mahremimden başkasının yanına çöküp oturmam.Aynı hassasiyeti eşimden de beklerim.

15. Kılık-kiyafette de İslam'a riayet edilsin isterim.Eşimin sakallı olmasını isterim.

16. Evimizin rızkını helal yoldan sağlamasını ister,bir sıkıntı ve darlık çekersek Allah için sabreder, bu konuda problem çıkarmam.Ama paramız varken de mağdur edilmek istemem, bu iyi niyetimin suistimal edilmesine müsaade etmem.

17. Saygım size bağlıdır. Namaz ve Allah'ın farz kıldığı emirlerden taviz verirseniz size olan saygım azalır. Saygın biri olmak istiyorsanız,buna dikkat etmelisiniz.

18. Hayatımı Allah'ın dinine adadım. Sizin de böyle biri olmanızı isterim. Bu uğurda uğrayacağımız hakaret, kötüleme, ayıplama, işkence, zulüm ve hatta cezaevi bile hadiselere sabretmeyi ve birbirimize sabrı tavsiye edip destekli olmayı isterim.
Allah'ın Resulü'nün ve Ashabının çektiği çileler malumdur...Bir örnek verecek olursak,

"Sahabe artık zulüm ve işkenceden usanıyor ve Resulullah'a gelerek,müşriklere beddua etmesini istiyor.
Resulullah;
'Sizden önceki Müslümanların vücutları kemiklerine varıncaya kadar demir taraklarla taranarak elleri koparıldı. .Bu onları,dinlerinden vazgeçiremedi. Başları, saç ayrımından testere ile ikiye biçildi. Onlar yine dinlerinden vazgeçmediler.'diye onları teskin etti.
İşte biz de birbirimize destek olacak, davamız için yapılan her türlü zulme beraber göğüs gereceğiz.

19. Bana eş olmanızdan ziyade, hocam olmanızı isterim. Birbirimizi tamamlamayı ve eksiksiz bir Islam yaşantısı sergilemeyi arzu ediyorum.

20.Her şeyin tatlılıkla olmasını isterim.Olayların büyütülüp dışa yansımasından ziyade, kendi içimizde anlaşma yoluyla halletmeliyiz.

21.Her şeyi Allah yoluna tercih etmeliyiz.Islami çalışmalarınız için, davamıza hizmet için.Allah yolunda yarışmak için, beni ve eğer olursa çocuklarımızı engel görmemenizi ister, bizleri Allah'a emanet ederek mücadeleye koşmanızı isterim.
Allahu Teala bir ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor:
"De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz,elinize geçirdiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza gitmekte olan evler, size Allah'tan, O'nun peygamberinden ve onun yolundan(cihaddan)daha sevgili ise,artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleye durun. Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez." (Tevbe-24).
Bu ayetin muhatabı olmalıyız.

22. Mihir olarak ilmimi tamamlamama yardım etmenizi ve aldığım ilmi anlatmama izin vermenizi istiyorum.Bir de mümkünse, evlendikten sonra ilk hac zamanıhacca gitmeyi mihir olarak sizden talep ediyorum.

Evet benim isteklerim bu kadar. Ağır maddi şartlar ileri sürmeyip, sizi maddi problemlerle bunaltmadığımı düşünüp, 'Bunlarda ne var canım, kolay! yaparız!' diyip de hafife almayın. Maddi taleplerde bulunmuyorum ama bu konudaki iyi niyetiminde suistimal edilmesini doğru bulmuyorum.

Maddi isteklerim yok, çünkü gün olup devran tersine dönebilir. Büyük sıkıntılarla alınan eşyaları bir gün satmak zorunda kalabiliriz,. iflas edilebilir.Çok zenginken, fakir olunabilir işte o günlerde, insanın maddi-manevi dünyasının karardığı zamanlarda dünyanın gerçek yüzünü ve mahiyetini bilen dindar ve bilgili eş imdada yetişir, beyine destek olur.Tabii benim destek olabilmem için beyimin de aynı şekilde benim bu şartlarım noktasında bana destek olması, bunları hafife almayıp gerçekleştirebilmek için mücadele etmesi ve bu sorumluluğu kaldıİabilecek ?slami ahlaka sahip olması gerekir.

Ve bence her şeyden önce, kurulacak yuvanın İslami yuva, İslami müessese olması gerekir.O yuvada İslami eğitim olmalı ve o yuvada zamanın Firavun ve Nemrutlarına meydan okuyacak Musalar ve Ibrahimler yetişmelidir. İşte bu sebeplerden dolayı öne sürdüğüm bu şartlarım dikkatlice okunup,değerlendirilmeli ve en uygun cevap net olarak verilmelidir."

Evliliğe sonsuzluk manasını kazandıran iman sırrına vakıf olmuş bu genç kız, bu şartları sunduğu gençle evlenip, şu an çok mutlu ve istediği gibi bir yuva kurmanın huzurunu yaşamaktadır. Tüm genç kızlarımıza aynı mutluluk ve huzur dolu yuvalar temenni ediyoruz.
__________________
Allah'ım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiğin belalar yüzünden severim.
eski 09.12.2006, 17:16 Medine isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Medine isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.2006
Mesajlar: 41




Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldı: 14 konuda 24 kere
kucult  büyük
09.12.2006
Evliliği kolaylaştırın, gençleri evlendirin!

ŞERİFE KATIRCI TURHAL
Değerli anne-babalar ve eğitimciler, cemaat liderleri, kanaat önderleri, toplum mühendisleri, hayırlı bir ümmetin yeniden beklenen, özlenen bir nesille inşa edilmesinin hayali ve idealinde olan herkes Rabbimizin aşağıda vereceğim çağrısına kulak vermeli. Sûrelerin içinde bir sûre var ki, bu konuda bize yol gösteriyor.


Allah’ın ismi ile başlayan bu sûre-i celile, kalplerde ve ruhlardaki belirtileriyle birlikte edep ve ahlak temellerini de açıklıyor. Kalbi hayatı, hayatın kaynağı evliliğin getirdiği berraklığı gözler önüne seriyor.
“Bu, indirip hükümlerini farz kıldığımız bir sûredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik.” (Nur Sûresi) Bu müstesna başlangıç, Kur’an’ın ahlak unsuruna ne kadar önem verir, İslâm akidesinde ne derin ve asil bir yer tutar. Ve öyle bir terbiyedir ki o, önce vicdanları terbiye eder. İlkin duyguları eğitir; fert, aile ve toplum ahlakını birbirine bağlar, sonra nur halkaları tüm kâinatı sarar. Toplumu ifsad eden zinanın ne kadar çirkin bir fiil olduğunu açıklar, evliliği bozan bir fiil olan iffetli kadınlara iftira atanların dünyada ve ahirette lanetlendiğini ve onlar için büyük azap olduğunu haber verir, sonra şöyle bir sınıflandırma yapar: Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler de kötü kadınlara yakışır. İyi ve temiz kadınlar temiz erkeklere, iyi ve temiz erkekler de iyi ve temiz kadınlara yakışırlar... Toplumun bütün kirliliğine rağmen temiz ve iffetli kalmaya çalışanlara şöyle bir müjde verir: “Ve onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş bir rızk vardır.”
Temiz kalmanın olmazsa olmazlarından haber verir. Önce mü'min erkeklere hitap ederek; “Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve mahrem yerlerini korusunlar. Bu, kendileri için daha temizdir” der. Sonra aileyi oluşturacak ikinci şahıs kadına hitap eder: “Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar! Bu, kendileri için daha temizdir.” Hayalı ve iffetli kalabilmenin, çevresindeki şehvet ve ahlaksızlığın batağına davet eden durumlardan ancak bakışlarını denetim altına alarak korunmanın ilk adımı olduğunu haber verir, çünkü haramlara adım adım gidilir. Haramın ilk adımlarından biridir bakış... ‘Hayasız ve edepsiz nazarların fitnesini üzerine çekecek fütursuz bakışlardan sakınanlar’ der, son derece şefkatli ve merhametli Rabbimiz. Ve ümmetin selameti için “İçinizden bekarları, köleleri ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Şayet yoksul iseler Allah, lütfuyla zenginleştirir” diyerek ümmetin büyüklerine böyle bir sorumluluk yükler. Bakın müfessir şehid Seyyid Kutub, bu ayet üzerine ne diyor: İnsanoğlunun fıtratında mevcud olan cinsî eğilimleri en uygun şekilde telafi etmenin yolu, köklü ve derin arzuların en temiz çaresi evliliktir. Bunun için evlenmelerin önüne konulan her türlü engeller kaldırılmalıdır. Yuva kurmak ve temiz bir aile ortamı tesis etmek için yollara dikilen birçok engel vardır. En başta da maddi engeldir. Bunun için Yüce Allah, İslâm cemiyetine emrederek helal yoldan yapılan meşru nikahların önüne dikilen engelleri kaldırmayı ve bu gibi engellerle karşılaşan gençlere ümmetin büyüklerinin yardım etmesini emrediyor. İslâm cemiyetini fuhuştan korumak ve temizlemek için koruyucu tedbir olması münasebetiyle evlenmek isteyenlere başta devlet eliyle olmak üzere yardım edilmesini buyuruyor.
Bununla beraber, evlenmek arzusunda olan, şartları oluşmuş gençlerin evlenmeleri için fakirlik bir engel olmamalıdır. Çünkü rızık Allah’tandır. Zaruri ihtiyaçların dışında her şey; lüks ve israf bu güzel müessesenin önünde bir engeldir. Rabbimizin şu taahhüdü ne kadar güzel ve gönlü mutmain edici: “Şayet yoksul iseler Allah lütfuyla onları zenginleştirir.” Rasûlümüz de bu teminatı pekiştirmek için, “Üç kişiye yardım etmeyi Allah taahhüd etmiştir. Allah yolunda cihad eden mücahide, antlaşma yaparak hürriyetini kazanmak isteyen köleye, bir de iffetle evlenmek isteyen bekara” der.
Bekarların evlendirilmesi meselesini cemiyetin üzerine yükledikten ve onların cemiyet tarafından evlendirilmeyi beklemelerini belirttikten sonra, onlara da Allah, kendilerini evlendirecek miktarda zenginliğe kavuşuncaya kadar iffetli kalmaya çalışmalarını emreder.
Rabbimizin bunca açık seçik ayetleri bize taptaze, dipdiri hitab edip dururken ve yazık ki günümüzde aile kurumu hızlı bir şekilde yozlaşırken, fuhuş ve ahlaksızlık neredeyse evlerimizin içine kadar uzanmış, gençlerimizi bozmak için elinden gelen her türlü tuzağı sergilerken, bu ümmetin kurtuluşu için temiz ve iffetli gençlerin kuracağı yuvalar ne kadar elzemdir.
eski 09.12.2006, 19:50 askiebed isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
Tecrübeli Üye
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
Medine´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eş seçimi, hayatımız en önemli kararlarındandır. Gerek genç kızlar gerekse genç erkekler için durum aynıdır. Her iki taraf için önemli kıstas ise "dindarlık"olmalıdır Çünkü evlilik ebedi hayat arkadaşlığıdır, sadece bu kısacık dünya hayatıyla sınırlı bir beraberlik değildir.Evliliğe bu sonsuzluk manasını kazandıran sır ise, imandır.
İşte bu sırrı kavrayan bir genç kız,evleneceğ zaman, eşinden neler istemekte:

"Her şeyden önce şunu söyleyeyim;benim sadece karnımı doyuran bir eş değil,devamlı bana destek olacak dava arkadaşı,din sorumluluğunu bilen Müslüman bir eş istiyorum.Ben de koltuk ve avizelerin tozunu almakla ömür geçirecek süs gelini değil, davamın gelini olmak istiyorum.

Toplumumuzda boşanmalar yüzünden ne kadar mutsuz kadınlar olduğuna şahidim. Siz de vicdanlı bir Müslüman iseniz, şartlarımda en ufak bir tereddütünüz varsa, bu işe"hayır"cevabını verin.çünkü, şimdi ufak bir tereddüt büyür.

Ben her şeyden evvel İslam'da ailelerin huzurunu sergilemek istiyorum.Toplumumuzda bugün, tam islam ruhu ile geçinen eşler ne yazık ki çok az,benim yuvamın da bu az rakama, bir rakam daha eklemesini istemiyorum. Ne yeni bir giyecek için kavga ederim,ne de çorbanın tuzu az olmuş diyerek kavga edilmesini isterim.Benim kavgam;dinimi yanlış tanıtanlar, dinimizi kendi çıkarlarına alet edenlerdir.Eminim sizin ki de öyle... Allah razı olsun, İslam'ı yaşıyor ve yaşatmaya çallışyorsunuz.Fakat sizin bu şekilde olmanız benim şartlarımı söylememem manasına gelmez.

Şartlarım sıra ile şunlardır:

1. Bütün hal ve hareketlerimiz İslami olacak.Hayatımızı" şeytanın kanunlarına"göre,değil Allah'ın(cc) ahkamına göre düzenleyeceğiz.
Allah(cc) Ku'ran'da ;
"Kim İslam'dan başka bir din ararsa, ondan bu din asla kabul edilmeyecektir. O, ahirette en büyük zarara uğrayanlardandır." (Ali-İmran-85)
Biz bunlardan olmayacağız.

2.Ben, eşya ve altın olarak size hiçbir şart koşmuyorum,çünkü benim için paranın hiçbir önemi yok ama geçimimiz için, namerte muhtaç olmamamız için ekonomik kazancınızı helal yoldan elde etmelisiniz. Bunun az olması, en lüks eşyaları almamanız beni üzmez.Fakat siz de benden, her şeyini gösterişe dökmüş kızların götürdüğü çeyizi istemeyeceksiniz. Sizden odalar dolusu eşya istemem, size de odalar dolusu eşya getiremem. Zaruri olan eşyalarımı getiririm. Zira Allah Resulü dünya malına hiç önem vermemiştir. Bir hadisi şerifleri şöyledir:

"Ashabtan Abdullah bin Mesud diyor ki; Resulullah'ın yanına girdiğimde bir hasır üzerinde durduğunu ve üzerine uzandığı için hasırın vücudunda iz bıraktığını gördüm.Bunun üzerine dedim ki;Ya Rasulullah! Sizi hasırdan koruması için bir yaygı, döşek getirsek olmaz mı?O da bana şöyle buyurdu;"Benim dünya ile ne ilgim var?"

3. Ben eşyaya hizmet için yaratılmadım, eşya bana hizmet etmelidir.O halde eşyam ihtiyaç kadar olmalı, israf yapılmamalıdır. Zihnimdeki ve tatbikat planımdaki en uygun dekor, Resulullah'ın evinin dekorudur.
Allahu Teala bir ayetinde; "Dünya hayatı bir oyundan ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise sakınacaklar için elbette daha hayırlıdır. Hala aklınız başınıza gelmeyecek mi?"(En'am-32) demiyor mu?

Meşhurdur, Hz.Ali'ye
"Dünya nedir?"diye sormuşlar,demiş ki;
"Sizi, Mevla'dan alıkoyan her şeydir."
Bizim evliliğimiz de, bizi Mevla'dan uzaklaştırmaktan ziyade, Mevla'ya yaklaştırmalıdır.Aynen şu şiirin mısralarında anlatıldığı gibi....

Davayı kucaklayan körpe sarmaşıklarız
Hak yoluna baş koyan divane aşıklarız.
Dizgin vurduk zamana,dursun ...
Ayrı bir zevk bu aşkın gönülleri yaksın.

4. Islam'a göre gelin olmak ve Islam'a uygun düğün yapmak istiyorum.Allah rızası ve Peygamber Sünneti için evlendiğimize göre en başta düğünümün ve gelinliğimin buna uymasını isterim.

5. Islam'dan taviz verirsem engellemenizi isterim.Onun için Islam'ı en iyi şekilde bilmeniz ve uygulamanız gerekir.

6. Evlendikten sonra da çalışmalarıma devam etmek isterim. Günde en az üç saat Ku'ran öğretip,vaaz vereceğim.şimdi yapmaya çalıştığım tebliğ görevim, evlendikten sonra da devam etmeli.
Allahu Teala, Ali-İmran suresnde mealen şöyle buyuruyor;
"Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki;(onlar herkesi) hayra çağırsınlar."
Biz bu cemaatın insanı olmaya çalışmalıyız..

7. Evimden hiç bir yere gitmem, eşimden de sadakat isterim.Gece 12'lere kadar kahvede, şurda-burda gezen bir eş düşünemiyorum. Siz öyle değilsinizdir de ben şartımı söylüyorum.

8. Hatamın bana söylenmesini isterim. Benim hatam olursa, ki mutlaka olur, önce bana bildirmenizi, benden önce bir başkasının duymasını istemem.

9. Eşit saygı isterim.Kendi aile efradınıza benim nasıl saygı göstermemi istiyorsanız, ben de sizden aynı saygıyı aileme göstermenizi isterim.

10. Benim evim bir ilim yuvası olmalıdır.Her akşam en az 1 saat fıkıh, tefsir ve dini kitaplardan ders yapmayı ve evde kim varsa onların da dersimize iştirak etmelerini sağlamanızı isterim.

11. Eşimin derdini benimle paylaşmasını isterim.Onun her zaman can yoldaşı, dert ortağı olmak isterim.

12. Sadece adelet isterim. Ne benim için aile efradını, ne de ailesi için benim tarafımı tutsun isterim. Haklı kimse doğ?ru söylemesini isterim.

13. Elimden geleni en iyi şekilde yapmaya çalışırım.Yemeğimi, evimin işini elimden geldiğince yapmaya çalışacağı, bu arada yaptığım küçük hataların büyümemesini, hatamın İslam'a uygun şekilde söylenmesini isterim.

14.Helal-haram çizgisine dikkat edilsin isterim.Mahremimden başkasının yanına çöküp oturmam.Aynı hassasiyeti eşimden de beklerim.

15. Kılık-kiyafette de İslam'a riayet edilsin isterim.Eşimin sakallı olmasını isterim.

16. Evimizin rızkını helal yoldan sağlamasını ister,bir sıkıntı ve darlık çekersek Allah için sabreder, bu konuda problem çıkarmam.Ama paramız varken de mağdur edilmek istemem, bu iyi niyetimin suistimal edilmesine müsaade etmem.

17. Saygım size bağlıdır. Namaz ve Allah'ın farz kıldığı emirlerden taviz verirseniz size olan saygım azalır. Saygın biri olmak istiyorsanız,buna dikkat etmelisiniz.

18. Hayatımı Allah'ın dinine adadım. Sizin de böyle biri olmanızı isterim. Bu uğurda uğrayacağımız hakaret, kötüleme, ayıplama, işkence, zulüm ve hatta cezaevi bile hadiselere sabretmeyi ve birbirimize sabrı tavsiye edip destekli olmayı isterim.
Allah'ın Resulü'nün ve Ashabının çektiği çileler malumdur...Bir örnek verecek olursak,

"Sahabe artık zulüm ve işkenceden usanıyor ve Resulullah'a gelerek,müşriklere beddua etmesini istiyor.
Resulullah;
'Sizden önceki Müslümanların vücutları kemiklerine varıncaya kadar demir taraklarla taranarak elleri koparıldı. .Bu onları,dinlerinden vazgeçiremedi. Başları, saç ayrımından testere ile ikiye biçildi. Onlar yine dinlerinden vazgeçmediler.'diye onları teskin etti.
İşte biz de birbirimize destek olacak, davamız için yapılan her türlü zulme beraber göğüs gereceğiz.

19. Bana eş olmanızdan ziyade, hocam olmanızı isterim. Birbirimizi tamamlamayı ve eksiksiz bir Islam yaşantısı sergilemeyi arzu ediyorum.

20.Her şeyin tatlılıkla olmasını isterim.Olayların büyütülüp dışa yansımasından ziyade, kendi içimizde anlaşma yoluyla halletmeliyiz.

21.Her şeyi Allah yoluna tercih etmeliyiz.Islami çalışmalarınız için, davamıza hizmet için.Allah yolunda yarışmak için, beni ve eğer olursa çocuklarımızı engel görmemenizi ister, bizleri Allah'a emanet ederek mücadeleye koşmanızı isterim.
Allahu Teala bir ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor:
"De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz,elinize geçirdiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza gitmekte olan evler, size Allah'tan, O'nun peygamberinden ve onun yolundan(cihaddan)daha sevgili ise,artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleye durun. Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez." (Tevbe-24).
Bu ayetin muhatabı olmalıyız.

22. Mihir olarak ilmimi tamamlamama yardım etmenizi ve aldığım ilmi anlatmama izin vermenizi istiyorum.Bir de mümkünse, evlendikten sonra ilk hac zamanıhacca gitmeyi mihir olarak sizden talep ediyorum.

Evet benim isteklerim bu kadar. Ağır maddi şartlar ileri sürmeyip, sizi maddi problemlerle bunaltmadığımı düşünüp, 'Bunlarda ne var canım, kolay! yaparız!' diyip de hafife almayın. Maddi taleplerde bulunmuyorum ama bu konudaki iyi niyetiminde suistimal edilmesini doğru bulmuyorum.

Maddi isteklerim yok, çünkü gün olup devran tersine dönebilir. Büyük sıkıntılarla alınan eşyaları bir gün satmak zorunda kalabiliriz,. iflas edilebilir.Çok zenginken, fakir olunabilir işte o günlerde, insanın maddi-manevi dünyasının karardığı zamanlarda dünyanın gerçek yüzünü ve mahiyetini bilen dindar ve bilgili eş imdada yetişir, beyine destek olur.Tabii benim destek olabilmem için beyimin de aynı şekilde benim bu şartlarım noktasında bana destek olması, bunları hafife almayıp gerçekleştirebilmek için mücadele etmesi ve bu sorumluluğu kaldıİabilecek ?slami ahlaka sahip olması gerekir.

Ve bence her şeyden önce, kurulacak yuvanın İslami yuva, İslami müessese olması gerekir.O yuvada İslami eğitim olmalı ve o yuvada zamanın Firavun ve Nemrutlarına meydan okuyacak Musalar ve Ibrahimler yetişmelidir. İşte bu sebeplerden dolayı öne sürdüğüm bu şartlarım dikkatlice okunup,değerlendirilmeli ve en uygun cevap net olarak verilmelidir."

Evliliğe sonsuzluk manasını kazandıran iman sırrına vakıf olmuş bu genç kız, bu şartları sunduğu gençle evlenip, şu an çok mutlu ve istediği gibi bir yuva kurmanın huzurunu yaşamaktadır. Tüm genç kızlarımıza aynı mutluluk ve huzur dolu yuvalar temenni ediyoruz.
Es Selamu Aleyküm,

Kardeşim bu düşünceni hiç değiştirme İnşaAllah. Sabır en büyük imtihandır.

Rabbim İnşallah sana arzu ettiğin zevci nasib edecektir.
Zaten geri kalan her şey hikaye en önemli olan evlilikte dahi öncelikle ahiret hayatını düşünerek evlenmektir.

Yoksa evleneceğin insanın sadece geçici güzelliklere sahip olmasının değeri, İslam' a uygun olarak yaşayan bir insanın değerinin tırnağı bile olamaz.

Allah (C.C.) sana ahirette yüzünü güdürmeye vesile olacak bir eş nasib etsin İnşaAllah.

Es Selamu Aleyküm,
__________________
Bismillahirrahmanirrahim,
ZUHRUF 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
İBRAHİM 52. Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.
İSRÂ 41. Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu onların ancak kaçışlarını artırıyor.
eski 09.12.2006, 22:23 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
.................
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.398




Teşekkür etti: 26.928
Teşekkür aldı: 11.979 konuda 42.975 kere
kucult  büyük
MaşaAllah..

Rabbim böyle kızlarımızın adedini arttırsın, amin..

Medine, bugün teşekkürlerim hep sana gitti

Bana da bu konuyla ilgili bir mail gelmiş bugün, ekleyeyim;

Soru;

“Gerçek sevgi daima karşılıklı mıdır? Bir insanın kısmeti kapalı olur mu? Bir insanla evlenmek istiyorum, bana denk olduğunu düşünüyorum, ama onun haberi yok. Bir genç kız olarak duâ etmekten başka ne yapabilirim?”


Cevap;

Sevgi kalpte beliren ilgi yoğunlaşmasıdır. Karşılıklı olmak şartı yoktur. Fakat insana karşı olan ilgiyi ve sevgiyi abartmak kişiye gereksiz ıztırap verebilir. Diğer yandan, insana duyulan sevgi kadar, bu sevgiyi helâl çizgide kullanmak da önemli bir maharettir. Seven insanın birinci vazifesi, sevgide helâl sınırında kalmaktır. Sevgiyi Allah için kullanmanın önemli şartı budur.

Hiçbir kimsenin kısmeti kapalı olmaz. Fakat insanın kısmet arayış sürecinde hatalar varsa, bu hatalar insanın sonuca ulaşmasını geciktirebilir.

Halk arasında dolaşan “kısmeti kapalı” sözünü bundan önceki hayatın bir ifâdesi olarak algılamalı; bu sözle hiçbir şekilde hiçbir gencin bundan sonraki hayatına yorumlar getirilmemelidir. Yani bir kimse için söylenen ‘kısmeti kapalı’ sözü, o kimsenin kısmetinin henüz açılmamış olduğunun halk dilindeki bir çeşit ifadesidir. Bu sözü geleceğe de yaymak yanlıştır. Şu ana kadar kısmeti açılmamış olan bir gencin, kim bilir, belki yakın bir zamanda ummadığı bir kısmeti kendisini bekliyor olabilir.

Anne babalar, evlilik yaşı gelen kız veya erkek evlâtlarını eğer önemli mazeretleri yoksa, uygun bir kısmet arayarak evlendirme teşebbüsü içinde olmaları gerekir. Evlât evlenmediği sürece bu çabanın devam etmesi gerekir. Belli bir yaşta ‘kısmeti kapalı’ diyerek evlendirme çabasından vazgeçmek doğru değildir. Böyle bir ifadenin yanlış evhamını abartarak çocukları suçlamak, gelecekleri ile ilgili yorumlar yapmak daha büyük yanlışlar için zemin oluşturmak demektir. Gelecekle ilgili verilen böyle temelsiz ve esassız hükümler, İslâmiyet nazarında bâtıldır.

Gelelim; bir kız sevdiğini nasıl haber verir meselesine… Toplumumuzda böyle bir gelenek yerleşmemişse de, usûlünce hareket etmek şartıyla, bunda bir sakınca ve günah yoktur. Bunun usûlü, annesi ve babası varsa açık yüreklilikle onlara konuyu açması ve onların onayını ve desteğini almasıdır.

Öncelikle bir kız annesini, kendisine en yakın arkadaş ve sırdaş bilmeli ve hiçbir sırrını, hiçbir ilgisini, hiçbir iradesini annesinden gizlememelidir. Anneler de kızlarına iyi bir arkadaş gibi davranmaktan çekinmemeliler, onların onaylamadıkları düşünceleri karşısında sabırlı olmalılar, akıl, mantık ve nezaket çerçevesinde onlarla tartışabilmeliler, onlarla doğru iletişim yollarını asla kapamamalıdırlar. Unutmamalıdırlar ki, kız ile anne arasındaki iletişim köprülerinin yıkılması her türlü sıkıntının da başlangıcıdır.

Kız, kendisine denk bulduğu ve ilgi duyduğu kişiyi annesine açıklar. Annesi kızının bu iradesini yerinde bulması halinde; kızıyla otururlar, ortak bir hareket planı yaparlar. Bundan böyle bu plan çerçevesinde hareket ederler. Gidilecek ve sorulacak yerler varsa, gidilir ve sorulur. Bilgi verilecek kimseler varsa, bilgi verilir. İlgi duyulan kişiye usûlünce haber gönderilecekse, gönderilir. Bu günah değildir.

Sehl bin Sa’d (ra) anlatıyor: Bir kadın geldi ve bir toplulukta kendisini Resûlullah’a arz etti. Dedi ki:

“Yâ Resûlallah! Ben evlilik için kendimi size arz ediyorum. Nasıl isterseniz öyle yapın! İster kendiniz alın, ister başkasıyla evlendirin!”

Bunun üzerine topluluktan birisi kalkarak:

“Yâ Resûlallah! Beni onunla evlendirin!” dedi.

Resûlullah Efendimiz (asm):

“Öyleyse haydi git, araştır. Demir de olsa bir yüzük bul, getir!” buyurdu.

Adam gitti, fakat demir bir halka bile bulamadı. Bunun üzerine Resûlullah (asm):

“Kur’ân sûrelerinden ezberinde bir şey var mı?” buyurdu. Adam:

“Evet!” deyince, Resûl-i Ekrem (asm), ezberinde olan Kur’ân sûrelerini (mehir sayarak) adamı o kadınla evlendirdi.1


haşiye:
1- Nesâî, Nikâh, 1, 69
__________________

"Nasıl dünya maîşeti insanlardan kazanılıyorsa, ahiret maîşeti de insanlardan kazanılır!"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 09.12.2006, 23:44 Ayşe Reşad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Medine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.09.2006
Mesajlar: 62




Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldı: 13 konuda 27 kere
kucult  büyük
ben de okuyan gözlerinizden ve sizler gibi ablalarımız dan ALLAH razı olsun diyorum..
__________________
Allah'ım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiğin belalar yüzünden severim.
eski 13.12.2006, 19:19 Medine isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
Yeni Üye
 
m.aykutarslan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.12.2006
Mesajlar: 14




Teşekkür etti: 1
Teşekkür aldı: 10 konuda 37 kere
kucult  büyük
ALLAH senden razı olsun kardeş. ama dediğin özellikleri taşıyan insan sayısı o kadar az ki. bir çoğumuz maddeci olmuşuz. gösterişe önem verir hale gelmşiz. ama ALLAH'ın izni ile bilinçli insanlar yetişcek. tabi buna senin gibi bilinçli insaların yapacağı hizmetlerle olacaktır.
eski 14.12.2006, 09:39 m.aykutarslan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
nur
 
merveNur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.01.2008
Mesajlar: 99




Teşekkür etti: 279
Teşekkür aldı: 91 konuda 267 kere
kucult  büyük
Medine´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eş seçimi, hayatımız en önemli kararlarındandır. Gerek genç kızlar gerekse genç erkekler için durum aynıdır. Her iki taraf için önemli kıstas ise "dindarlık"olmalıdır Çünkü evlilik ebedi hayat arkadaşlığıdır, sadece bu kısacık dünya hayatıyla sınırlı bir beraberlik değildir.Evliliğe bu sonsuzluk manasını kazandıran sır ise, imandır.
İşte bu sırrı kavrayan bir genç kız,evleneceğ zaman, eşinden neler istemekte:

"Her şeyden önce şunu söyleyeyim;benim sadece karnımı doyuran bir eş değil,devamlı bana destek olacak dava arkadaşı,din sorumluluğunu bilen Müslüman bir eş istiyorum.Ben de koltuk ve avizelerin tozunu almakla ömür geçirecek süs gelini değil, davamın gelini olmak istiyorum.

Toplumumuzda boşanmalar yüzünden ne kadar mutsuz kadınlar olduğuna şahidim. Siz de vicdanlı bir Müslüman iseniz, şartlarımda en ufak bir tereddütünüz varsa, bu işe"hayır"cevabını verin.çünkü, şimdi ufak bir tereddüt büyür.

Ben her şeyden evvel İslam'da ailelerin huzurunu sergilemek istiyorum.Toplumumuzda bugün, tam islam ruhu ile geçinen eşler ne yazık ki çok az,benim yuvamın da bu az rakama, bir rakam daha eklemesini istemiyorum. Ne yeni bir giyecek için kavga ederim,ne de çorbanın tuzu az olmuş diyerek kavga edilmesini isterim.Benim kavgam;dinimi yanlış tanıtanlar, dinimizi kendi çıkarlarına alet edenlerdir.Eminim sizin ki de öyle... Allah razı olsun, İslam'ı yaşıyor ve yaşatmaya çallışyorsunuz.Fakat sizin bu şekilde olmanız benim şartlarımı söylememem manasına gelmez.

Şartlarım sıra ile şunlardır:

1. Bütün hal ve hareketlerimiz İslami olacak.Hayatımızı" şeytanın kanunlarına"göre,değil Allah'ın(cc) ahkamına göre düzenleyeceğiz.
Allah(cc) Ku'ran'da ;
"Kim İslam'dan başka bir din ararsa, ondan bu din asla kabul edilmeyecektir. O, ahirette en büyük zarara uğrayanlardandır." (Ali-İmran-85)
Biz bunlardan olmayacağız.

2.Ben, eşya ve altın olarak size hiçbir şart koşmuyorum,çünkü benim için paranın hiçbir önemi yok ama geçimimiz için, namerte muhtaç olmamamız için ekonomik kazancınızı helal yoldan elde etmelisiniz. Bunun az olması, en lüks eşyaları almamanız beni üzmez.Fakat siz de benden, her şeyini gösterişe dökmüş kızların götürdüğü çeyizi istemeyeceksiniz. Sizden odalar dolusu eşya istemem, size de odalar dolusu eşya getiremem. Zaruri olan eşyalarımı getiririm. Zira Allah Resulü dünya malına hiç önem vermemiştir. Bir hadisi şerifleri şöyledir:

"Ashabtan Abdullah bin Mesud diyor ki; Resulullah'ın yanına girdiğimde bir hasır üzerinde durduğunu ve üzerine uzandığı için hasırın vücudunda iz bıraktığını gördüm.Bunun üzerine dedim ki;Ya Rasulullah! Sizi hasırdan koruması için bir yaygı, döşek getirsek olmaz mı?O da bana şöyle buyurdu;"Benim dünya ile ne ilgim var?"

3. Ben eşyaya hizmet için yaratılmadım, eşya bana hizmet etmelidir.O halde eşyam ihtiyaç kadar olmalı, israf yapılmamalıdır. Zihnimdeki ve tatbikat planımdaki en uygun dekor, Resulullah'ın evinin dekorudur.
Allahu Teala bir ayetinde; "Dünya hayatı bir oyundan ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise sakınacaklar için elbette daha hayırlıdır. Hala aklınız başınıza gelmeyecek mi?"(En'am-32) demiyor mu?

Meşhurdur, Hz.Ali'ye
"Dünya nedir?"diye sormuşlar,demiş ki;
"Sizi, Mevla'dan alıkoyan her şeydir."
Bizim evliliğimiz de, bizi Mevla'dan uzaklaştırmaktan ziyade, Mevla'ya yaklaştırmalıdır.Aynen şu şiirin mısralarında anlatıldığı gibi....

Davayı kucaklayan körpe sarmaşıklarız
Hak yoluna baş koyan divane aşıklarız.
Dizgin vurduk zamana,dursun ...
Ayrı bir zevk bu aşkın gönülleri yaksın.

4. Islam'a göre gelin olmak ve Islam'a uygun düğün yapmak istiyorum.Allah rızası ve Peygamber Sünneti için evlendiğimize göre en başta düğünümün ve gelinliğimin buna uymasını isterim.

5. Islam'dan taviz verirsem engellemenizi isterim.Onun için Islam'ı en iyi şekilde bilmeniz ve uygulamanız gerekir.

6. Evlendikten sonra da çalışmalarıma devam etmek isterim. Günde en az üç saat Ku'ran öğretip,vaaz vereceğim.şimdi yapmaya çalıştığım tebliğ görevim, evlendikten sonra da devam etmeli.
Allahu Teala, Ali-İmran suresnde mealen şöyle buyuruyor;
"Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki;(onlar herkesi) hayra çağırsınlar."
Biz bu cemaatın insanı olmaya çalışmalıyız..

7. Evimden hiç bir yere gitmem, eşimden de sadakat isterim.Gece 12'lere kadar kahvede, şurda-burda gezen bir eş düşünemiyorum. Siz öyle değilsinizdir de ben şartımı söylüyorum.

8. Hatamın bana söylenmesini isterim. Benim hatam olursa, ki mutlaka olur, önce bana bildirmenizi, benden önce bir başkasının duymasını istemem.

9. Eşit saygı isterim.Kendi aile efradınıza benim nasıl saygı göstermemi istiyorsanız, ben de sizden aynı saygıyı aileme göstermenizi isterim.

10. Benim evim bir ilim yuvası olmalıdır.Her akşam en az 1 saat fıkıh, tefsir ve dini kitaplardan ders yapmayı ve evde kim varsa onların da dersimize iştirak etmelerini sağlamanızı isterim.

11. Eşimin derdini benimle paylaşmasını isterim.Onun her zaman can yoldaşı, dert ortağı olmak isterim.

12. Sadece adelet isterim. Ne benim için aile efradını, ne de ailesi için benim tarafımı tutsun isterim. Haklı kimse doğ?ru söylemesini isterim.

13. Elimden geleni en iyi şekilde yapmaya çalışırım.Yemeğimi, evimin işini elimden geldiğince yapmaya çalışacağı, bu arada yaptığım küçük hataların büyümemesini, hatamın İslam'a uygun şekilde söylenmesini isterim.

14.Helal-haram çizgisine dikkat edilsin isterim.Mahremimden başkasının yanına çöküp oturmam.Aynı hassasiyeti eşimden de beklerim.

15. Kılık-kiyafette de İslam'a riayet edilsin isterim.Eşimin sakallı olmasını isterim.

16. Evimizin rızkını helal yoldan sağlamasını ister,bir sıkıntı ve darlık çekersek Allah için sabreder, bu konuda problem çıkarmam.Ama paramız varken de mağdur edilmek istemem, bu iyi niyetimin suistimal edilmesine müsaade etmem.

17. Saygım size bağlıdır. Namaz ve Allah'ın farz kıldığı emirlerden taviz verirseniz size olan saygım azalır. Saygın biri olmak istiyorsanız,buna dikkat etmelisiniz.

18. Hayatımı Allah'ın dinine adadım. Sizin de böyle biri olmanızı isterim. Bu uğurda uğrayacağımız hakaret, kötüleme, ayıplama, işkence, zulüm ve hatta cezaevi bile hadiselere sabretmeyi ve birbirimize sabrı tavsiye edip destekli olmayı isterim.
Allah'ın Resulü'nün ve Ashabının çektiği çileler malumdur...Bir örnek verecek olursak,

"Sahabe artık zulüm ve işkenceden usanıyor ve Resulullah'a gelerek,müşriklere beddua etmesini istiyor.
Resulullah;
'Sizden önceki Müslümanların vücutları kemiklerine varıncaya kadar demir taraklarla taranarak elleri koparıldı. .Bu onları,dinlerinden vazgeçiremedi. Başları, saç ayrımından testere ile ikiye biçildi. Onlar yine dinlerinden vazgeçmediler.'diye onları teskin etti.
İşte biz de birbirimize destek olacak, davamız için yapılan her türlü zulme beraber göğüs gereceğiz.

19. Bana eş olmanızdan ziyade, hocam olmanızı isterim. Birbirimizi tamamlamayı ve eksiksiz bir Islam yaşantısı sergilemeyi arzu ediyorum.

20.Her şeyin tatlılıkla olmasını isterim.Olayların büyütülüp dışa yansımasından ziyade, kendi içimizde anlaşma yoluyla halletmeliyiz.

21.Her şeyi Allah yoluna tercih etmeliyiz.Islami çalışmalarınız için, davamıza hizmet için.Allah yolunda yarışmak için, beni ve eğer olursa çocuklarımızı engel görmemenizi ister, bizleri Allah'a emanet ederek mücadeleye koşmanızı isterim.
Allahu Teala bir ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor:
"De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz,elinize geçirdiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza gitmekte olan evler, size Allah'tan, O'nun peygamberinden ve onun yolundan(cihaddan)daha sevgili ise,artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleye durun. Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez." (Tevbe-24).
Bu ayetin muhatabı olmalıyız.

22. Mihir olarak ilmimi tamamlamama yardım etmenizi ve aldığım ilmi anlatmama izin vermenizi istiyorum.Bir de mümkünse, evlendikten sonra ilk hac zamanıhacca gitmeyi mihir olarak sizden talep ediyorum.

Evet benim isteklerim bu kadar. Ağır maddi şartlar ileri sürmeyip, sizi maddi problemlerle bunaltmadığımı düşünüp, 'Bunlarda ne var canım, kolay! yaparız!' diyip de hafife almayın. Maddi taleplerde bulunmuyorum ama bu konudaki iyi niyetiminde suistimal edilmesini doğru bulmuyorum.

Maddi isteklerim yok, çünkü gün olup devran tersine dönebilir. Büyük sıkıntılarla alınan eşyaları bir gün satmak zorunda kalabiliriz,. iflas edilebilir.Çok zenginken, fakir olunabilir işte o günlerde, insanın maddi-manevi dünyasının karardığı zamanlarda dünyanın gerçek yüzünü ve mahiyetini bilen dindar ve bilgili eş imdada yetişir, beyine destek olur.Tabii benim destek olabilmem için beyimin de aynı şekilde benim bu şartlarım noktasında bana destek olması, bunları hafife almayıp gerçekleştirebilmek için mücadele etmesi ve bu sorumluluğu kaldıİabilecek ?slami ahlaka sahip olması gerekir.

Ve bence her şeyden önce, kurulacak yuvanın İslami yuva, İslami müessese olması gerekir.O yuvada İslami eğitim olmalı ve o yuvada zamanın Firavun ve Nemrutlarına meydan okuyacak Musalar ve Ibrahimler yetişmelidir. İşte bu sebeplerden dolayı öne sürdüğüm bu şartlarım dikkatlice okunup,değerlendirilmeli ve en uygun cevap net olarak verilmelidir."

Evliliğe sonsuzluk manasını kazandıran iman sırrına vakıf olmuş bu genç kız, bu şartları sunduğu gençle evlenip, şu an çok mutlu ve istediği gibi bir yuva kurmanın huzurunu yaşamaktadır. Tüm genç kızlarımıza aynı mutluluk ve huzur dolu yuvalar temenni ediyoruz.
Allah razı olsun..bu güzel paylaşımın için sağol...çok güzeldi gerçekten..ben de şu an evlilik arefesinde olduğum için dikkatimi çekti...yüreğimizdeki duygular bu kadar güzel ifade edilebilirdi..yüreğine sağlık..
__________________
Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü, bana seni gerek seni
Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum bana seni gerek seni...
eski 30.01.2008, 11:02 merveNur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
Yolcunun Şehri Kayıp :)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.721




Teşekkür etti: 16.297
Teşekkür aldı: 3.798 konuda 10.427 kere
kucult  büyük
Süper olmuş ya,maşallah..Arşivime alıyorum belki ilerde lazım olur

Allah razı olsun..
__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 01.02.2008, 14:40 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #8
Şeref Üyesi
 
nurgül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.12.2007
Mesajlar: 528




Teşekkür etti: 10.832
Teşekkür aldı: 500 konuda 1.973 kere
kucult  büyük
Sâliha Hanim Olmak Demek!..

Güzel kizim, unutma!..
Sâliha bir hanim olmak; incelik ister, fedâkarlik ister.
Gönlündeki deryâyi costurup inciler devsirmek gerek. Sevmek gerek hanimligi, anneligi…
Merhametli olmaya bas koymak, gönül tasinla bütün âleme serin, berrak bir yagmur olup kupkuru topraklari münbit hâle getirmek kolay degildir, elbet…
Hazret-i Âmine'lik rûhuna bürüneceksin önce…
Kimdir Âmine? Ne demektir Âminelik rûhu?
Emâneti en iyi tasiyan demek. Hâmil oldugun yükün "emanet" oldugunu bilip, rûhun bu yük altinda ezilecek, dokuz ay çile çekeceksin…
Dilinden geçen zikri yüreginde hissedeceksin ki, ardindan insanliga numûne olacak bir "sadaka-i câriye" birakabilesin.
Sonra Hazret-i Hacer olup teslimiyet bagrindan zemzem akitmak… Yanacaksin, kosacaksin, aglayip O'na dayanacaksin ki, zemzemler fiskirsin, kurak yüreklerden…
* * *
Iki gözümün isigi!
Içinde, kipirdanan yavrunu ilk hissettigin andan itibaren bir merhamet kaplar hücrelerini... Iste o zaman Allâh'a sükredeceksin, Peygamberlerin en fârik vasfi olan "merhamet"ten sana da bir pay verildigi için…


Yavrucugum, insanin en büyük ihtiyaci "rûh gidasi"dir. Onun ilk kipirdanmalarina salevât-i serîfelerle karsilik vereceksin. Sen fark etmesen de o seni duyar ve hisseder. Öyleyse ilk duydugu, Allâh'in kelâmi, Peygamber Efendimiz'e sunmus oldugun duân olsun.
Dokuz aylik çile çabuk geçmez, geceleri yatamadigin zaman kiyâma dur ki, Rabbinin huzurunda durmayi ögrensin…
Gözyasi dök ki, merhameti ögrensin, ümmet-i Muhammed'e duâ ve infâk et ki cömertligi ögrensin…


Agzindan haram lokma girmesin, yavrum! Helâl lokmayi tanisin ki, harama uzanmasin.
Tatli dilli ol ki, kötü konusmasin.


Secdelerini çogalt ki, Rabbinin karsisinda hiçlik ve tevâzuya bürünsün.
Mahlûkata gönlünü aç ki, sevgiyi ve muhabbeti ögrensin…
Sancilar sana kiyâmetin dehsetini hatirlatir, belki. Iste o zaman anacigini anlayacaksin. Iste o zaman "cennetin analarin ayaklari altinda oldugunu" ögreneceksin. Dislerin birbirine kenetlenince, ölümün varligini tadacaksin.


Yavrunu kucagina alinca, dünyanin "gurbet" oldugunu ve konusmanin zevkini tatmak için bu dünyada bedel ödemek gerektigini ögreneceksin.
Ona sütünü, Yâsin-i Serif'lerle verirken; dünyadaki en güzel seyin, insanlara "Allâh için kendinden koparip vermek" oldugunu hissedeceksin.


Geceleri herkes uyurken, onun seni aglayarak çagirmasina zevkle kosup gideceksin. Iste o ân, Rabbini de gerçek mânâda sevdiginde, teheccüde kalkmanin senin için bir yük olmadigini anlayacaksin.


Onu hasta ve atesler içinde görünce "hiçligini" ve "çaresizligini" görüp Allâh'a îmânin kat be kat artacak…

Ona sünnet-i seniyye ile yasamayi ögret ki, Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e hayran olup, onu taklid etsin. Ögretmezsen ilerde kim oldugu belirsiz kimseleri taklide baslar, onlara hayran kalir, sen de mes'ul olursun.


Onunla mübarek gün ve geceleri zevk ve heyecan içinde yasa ki, gayr-i Müslimlere ve onlarin eglencelerine hayran kalmasin. Bayramini bilip, gerçek bayrami olan kiyâmet sabahi için hazirlansin.


Ona Kur'ân-i Kerim'i çok iyi anlatmalisin. Her bir sûre, onun gönlüne iniyormus gibi hissetsin ki, yasantisiyla "canli bir Kur'ân" olsun.


Hâfizligi sevdir, ona âsik olsun ki, dilinde sarki-türkü olmasin. Bos satirlarin hamali olmasin…
Kur'ân-i Kerîm kültürüyle aydinlanirsa iki dünyasi da pürnûr olur.
Iste o zaman, tipki simdi benim oldugu gibi seni de kabirde nûrdan taçlarla taçlandirip cennet elbiseleriyle nûrlandirirlar…
Hedefini unutma kizim, hedefin sâliha bir hanim, sâliha bir ana olmaktir.
Annen

(Alinti)
__________________
Taş yeşermez, geçmiş olsada nevbahar
Toprak olda bak, nasıl güller açar
Taş gibi idin çok gönül kırdın! Yeter!
Toprak ol, üstünde hoş güller biter.

Hz. Mevlana
eski 07.02.2008, 00:23 nurgül isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #9
nurgül isimli üye'ye teşekkür edenler
.................
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.398




Teşekkür etti: 26.928
Teşekkür aldı: 11.979 konuda 42.975 kere
kucult  büyük
Evet bu konu önemli, okusunlar genç kızlarımız
__________________

"Nasıl dünya maîşeti insanlardan kazanılıyorsa, ahiret maîşeti de insanlardan kazanılır!"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 07.02.2008, 00:38 Ayşe Reşad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #10
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür edenler


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:32 .