13 Şevval 1429
13 Ekim 2008, Pazartesi
13 Şevval 1429
13 Ekim 2008, Pazartesi
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 28 (12 Kayıtlı ve 16 Misafir) bulunmaktadır.

Online   afitap, Almula, Ayşe Reşad, barika, dilara92, DuaLar, hafi2e, ilayda, karduası, siyahsancaktar, zeki



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Ahlak » Edeb böyle olur


 
Seçenekler
Üye
 
acohsny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2006
Mesajlar: 82




Teşekkür etti: 3
Teşekkür aldı: 34 konuda 82 kere
kucult  büyük
Daumen hoch Edeb böyle olur

"Bir sultânin yaninda, hizmetçinin gösterdigi edebe bak! Bir de makâmlarin en yüksegi, her seyin yaraticisi cenâb-i Hakkin huzûrunda yapilan edebsizliklere bak! Bu ne cür’ettir?"



Birgün Islâm âlimlerinin büyüklerinden Ali Dekkak hazretlerine sordular:

- Efendim, namazda edeb nasil olmalidir?

Ali Dekkak hazretleri buyurdu ki:

- Allahü teâlânin huzûrundaki edeb, Ayaz adindaki bir kimsenin Sultân Mahmûd-i Gaznevî’nin huzûrunda gösterdigi edebden az olmamalidir.

- Ayaz’in Sultâna karsi edebi nasildir, anlatir misiniz?

Ali Dekkak hazretleri söyle anlatti:

"Bu genç, Sultânin huzûrunda bulunurken, âniden ayakkabisinin ucunu kimildatti. Sultân, Ayaz’in bu hâline sasti. Çünkü bugüne kadar huzûrunda, gâyet ciddî durur, hiçbir tarafini oynatmazdi. Ayaz’in bir ma’zereti oldugunu tahmîn ederek, huzûrundan çiktiktan sonra, birisini takip için arkasindan gönderdi.



Edepsizliginin sebebi



Kendisini takip eden kimse, Ayaz’in bir kenara çekilip, ayakkabisini çikardigini gördü. Sonra ayakkabisini ters çevirdi. Içinden bir akrep çikmaz mi? Ayaz, öfkeli bir sekilde kendi kendine seslendi:

- Bugün, bana Sultânin huzûrunda edebimi bozdurdun. Bugüne kadar böyle bir edebsizlik yapmamistim.

Takip eden kimse hemen Sultâna çikip, durumu bildirdi. Sultân, Ayaz’i yanina çagirip sordu:

- Ey Ayaz, bugün niçin huzûrumda edebsizlik yaptin? Neden ayagini oynattin?

- Efendim elimde olmadan oldu. Özür dilerim. Kabahat islemek hizmetçilerin isindendir. Affetmek ise, sultânlarin sânindandir.

- Akrep hikâyeniz bize ulasti.

- Mâdemki size ulasti, hâdiseyi bastan anlatayim. Efendim, ben sizin sayisiz iyiliginize kavusmus biriyim. Sizin bunca iyiliginiz karsisinda nasil edebsizlik yapabilirim? Huzûrunuzda iken, akrep yedi defa ayagimi soktu, dayandim. Ayagimi oynatmadim.

Sekizincide artik tâkatim kalmamisti... Bunun için ayagimin ucunu, belki acim biraz hafifler diye oynattim."

Bu menkibeyi anlattiktan sonra, Ali Dekkak hazretleri söyle buyurdu:

- Ey kardesim, dikkat et! Bir sultânin yaninda kölenin, hizmetçinin gösterdigi edebe bak! Bir de makâmlarin en yüksegi, her seyin yaraticisi cenâb-i Hakkin huzûrunda yapilan edebsizliklere bak! Bu ne cür’ettir?



* * *



Harbin birinde Hz. Ali’nin ayagina bir ok saplandi. Ok, kemige girdigi için çikarilamadi. Sonra doktor çagirdilar. Doktor dedi ki:

- Bu oku çikartabilirim. Fakat, çok agri yapacagi için tahammül edilemez. Onun için bayiltmam lâzim.

Bunun üzerine Hz. Ali söyle cevap verdi:

- Bayiltmana lüzûm yok. Biraz bekleyin, namaz vakti girince ben namaza duracagim. O zaman ayagimdaki oku çikartirsiniz.

Dedigi gibi yaptilar. Namaza durunca, ayagindan oku çikardilar. Hiçbir seyi hissetmedi. Iste büyüklerimiz böyle namaz kilarlardi.



* * *



Bursa fethedilmeden önce, gizlice Müslüman olmus birisi vardi. Rum olan eski bir dostu buna sordu:

- Sen niçin ecdâdinin dînini birakip da, Müslüman oldun?

- Bir aralik yanimda Müslüman bir esir vardi. Birgün baktim ki kapatildigi yerde ba’zi hareketler yapiyor. Sonra yaptigi hareketlerin namaz oldugunu ögrendim. Bu esir bana, "Namaz kilmama mâni olmazsan her vakit için sana bir altin verecegim" dedi. Her namaz için bir altin aliyordum. Daha sonra altini artirdigim hâlde yine veriyordu. Namaz için hiçbir fedâkârliktan kaçinmiyordu. Bu hâlini, bu gayretini görünce, onun bu hareketlerine hayran kalip, kendisini serbest biraktim. O da ellerini kaldirip, "Yâ Rabbî bunu Müslüman olmakla sereflendir" diye duâ etti. O anda bana bir hâl oldu ve Kelime-i sehâdet getirip Müslüman oldum.

__________________
İnsanlar saglam veya sakat,zengin veya fakir oluşlarından degil terbiyeli ve inançlı olmalarından sorumludur.

KALFAT KASABASI
eski 15.12.2006, 12:17 acohsny isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
acohsny isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
.
 
izdüşüm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 1.612




Teşekkür etti: 589
Teşekkür aldı: 622 konuda 1.425 kere
kucult  büyük
Allah razı olsun.
eski 16.12.2006, 00:15 izdüşüm isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
.................
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.411




Teşekkür etti: 27.018
Teşekkür aldı: 12.013 konuda 43.345 kere
kucult  büyük
Allah razı olsun kardeşim çok güzel, bu konuya devam et inşaAllah..
__________________

"Nasıl dünya maîşeti insanlardan kazanılıyorsa, ahiret maîşeti de insanlardan kazanılır!"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 16.12.2006, 05:33 Ayşe Reşad isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #3


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:07 .