| | Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan | 1 | 2 | 3 | > | |  |
| | ADMİN
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.638 konuda 35.972 kere
| İnfak reçetesi İnfak ; Sizde bulunan herhangi bir şeyi karşıdaki kişiyle karşılıksız, insan onuruna yakışır biçimde paylaşmaktır. Sevgi, para, sohbet, hizmet, hürriyet, sağlık, mutluluk vs.
1- infak yaparken mümkün mertebe aracı kullanmayacaksın
2- Sadaka’da ölçü :bir öğünde yediğin yemek bedelidir. Lokantaya gidip bir öğün yemek için 10 YTL yemek yiyip karşına çıkan ihtiyaç sahibine 1 YTL
verdin mi; kendini kandırmaktan başka bir şey değildir.
3- Sağlığın infakı:Hasta ziyaretidir, tandık veya tanımadık ideali tanıdık olmayan kişinin bakımın üstlenmektir. Gece devlet hastanesi acil servisine gidilecek beklenecek Rabbimizden infak için izin istenecek elinizdeki o anki
maddi durumunuza göre ilaç, tahlil bedelleri ödenecek, hizmet görülüp gidilecek.
4- Hürriyetin infakı: bulunduğunuz şehirdeki cezaevi savcısından veya baş gardiyandan sahipsiz kişiler için görüşme izni alınacak belli zamanlarda
ziyaret, sohbet ve ihtiyaçlar imkan ölçüsünde giderilecek.
5- Kışın ihtiyaç sahibi için yakacak yardımı evine götürülüp istif edilecek.
6- Akaraba, eş dost veya ihtiyaç sahibinin çocuğunun kirvesi olunup
sünnet ettirilecek.
7- Akraba , eş dost veya ihtiyaç sahibi kişilerin kızlarının düğünü ve ihtiyaçları imkanlar ölçüsünde yapılacak
8- Öğrenci okutmada ve ihtiyaçlarını gidermede yetimler ve öksüzlere öncelik
verilecek
9- Seyahat firmasından birisiyle anlaşılacak yolda kalanların biletleri temin
edilecek.
10- Zekat da ölçü ve niyet: Hz. Ebubekir düşüncesine yaklaşılmalı.
Dr.Haluk Nurbaki | 
27.08.2006, 21:56
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.638 konuda 35.972 kere
| İnfakın Felâha Erdiren Sırrı İnfak kadar felâha ermeyi, mutlu olmayı çabucak gösteren bir ibadet yoktur.
İnfakın hangi cinsini yaparsanız yapın, o anda mutlu olduğunuzu hissedersiniz.
Çünkü infak nefsin en çirkin yanını eriten bir iksirdir.
İnsanın mutsuzluğunun temel nedenlerinden en başta geleni hissettir. Halbuki infak ibadeti her şekil ve her hâli ile hisseti yok eden hikmete sahiptir.
Nefsin hisseti geçici de olsa bir an kaybolur. Bu kez, gönül penceresi netleşir ve felâh dediğimiz sonsuz mutluluk rahatlığı gelir.
İnfakla ilgili hadiseleri dinlerken olsun, kendimiz infak ederken olsun, bu sırada gözümüzde beliren göz yaşı; işte gönül kapısının açıldığının işaretidir.
Felâh’da önemli bir hikmet de; bizdeki her nimette, mü’min kardeşlerimizin, hatta bütün insanların hissesi bulunmasındandır.
Yani, biz, infak edince kaçınılmaz bir borçtan kurtulmanın rahatlığına kavuşuyoruz ki, bu da felâh ve mutluluktur.
Daha geniş kavramda infak ele alınırsa:
Bir toplumda infak müessesesinin iyi işlemesi, o toplumdaki tüm kırgınlıkları, çatışmaları kaldıracağı için; içtimai bir felâh getirir.
Belki bu felâhı hissedemeyiz; ancak, bir toplumdan infak kalkınca o toplumda kavga ve mutsuzluk başlar. İnsanları güler yüzlü, tatlı sözlü, zekatı, sadakası verilmiş, îtâsı (hayır ve bağışları) yapılmış bir toplumda felâh duygusunu gözle görüp hissetmemek mümkün müdür? | 
27.08.2006, 22:00
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 27.08.2006 Nerden: istanbul
Mesajlar: 747
Yarışma Puanı: 160 Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 176 konuda 370 kere
| infak en fazla sevgide olması gerekiyor sanırım...monaroza ablam hoşgeldin aramıza tekrardan....mutlu ettin bizi...esenlikle... | 
27.08.2006, 22:01
| |
boun isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Üye
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 55
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldı: 10 konuda 20 kere
| Dursun Ali Erzincalı'nın okuduğu şiir kulaklarımda çınladı; " İnfat et Bilal! Alemlerin Rabb'ı eksiltir diye korkma "
Allah razı olsun ... | 
27.08.2006, 22:03
| |
imam_hatip_li isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.638 konuda 35.972 kere
| Efendimizin İnfak Anlayışı
Efendimiz aleyhisselam, tasavvur edilemeyecek kadar bir infak sahibi idi. Düşünülemeyecek derecede infak zevki yaşardı. Hiçbir şeyi bir dostuyla paylaşmadan yemezdi. O kadar maruf olmuştu ki, bir tek hurma gelse, “Bir mü’min gelse de hurmayı paylaşarak yesek” derdi… Tek başına yemek yemeyi kendisine ve dostlarına yasaklamıştı. Bu infakın basit gibi görünen, ama önemli bir ilkesidir.
Onun ardından Efendimizin devamlı tebessümü vardır… Fahr-i Kâinat Efendimiz yüksek sesle gülmezdi, ama tebessümünü bir an için terk etmezdi. Bunu Efendimizin genel infak hadisesi içerisinde mütalâa etmemiz lazım.
Ama, asıl mühimi Efendimizin bütün malını infak etmesidir. Hz Hatice’den Efendimize intikal eden servet bugünün değeriyle eşsiz bir servetti. Efendimiz bu serveti sırf Mekke çölüne sürülen yetmiş-seksen kadar mü’min kardeşimize karaborsadan su ve ekmek almak için harcadı ve bu harcama o kadar şiddetli oldu ki, Hz Hatice Annemiz dünyasını değişmesinden sonra aşağı yukarı bu servet sıfırlanmış oldu.
Yani Efendimizin infak tarzı tasavvurun çok ötesinde bir dağıtıştır…
Efendimiz, gözbebeği olan Hz. Fatıma’yı Medine’de evlendirirken, bir düğün yemeği hazırlayacak kadar maddi gücünün olmaması sıkıntısını yaşamıştır. Hayır zevk yaratmıştır. Çünkü o infak zevkini dağıtarak yaşamıştır. O infak, Efendimizin kalbinin bütün evrenlere açılma tarzıdır.
Onun için infak, Efendimizin en büyük özelliğidir ve insanların infak yaparak Efendimize benzeme çabası da en kıymetli çabadır. Çünkü Efendimizin Kur’an âyetinde emredilen, “O sizden hiçbir gayb sırrını gizlemedi” sırrı çok önemlidir.
Bu gaybdaki sırları yalnız insanlara değil, meleklere, cinlere kadar Allah’tan aldığının tümünü varlıklara yansıttı. Eğer fahr-i Kâinat Efendimiz, Cenab-ı Haktan aldığını yansıtmamış olsaydı, insanlar hiçbir şey öğrenemez, bilemezlerdi.
Onun için, Efendimiz bir anlamda zevklerini, gönlündeki Allah sevgisini bütün kâinata infak etmiştir.
Miraç’ta Allah, “Benden ne istiyorsun? ” dediği zaman , “Bana verdiğin bu nimeti salih olan mü’minlere de ver” demiştir.
Binaenaleyh, Fahr-i Kâinat Efendimizin huyu, kalb-i Muhammedî’yi kâinatın merkezine koyup bütün varlıklara ve evrenlere infak etmektir.
Efendimizin sırrı içerisinde Cenab-ı Hak BİR KULA BAKARKEN, ONDA MEZİYET ARAMAK İÇİN EFENDİMİZE BENZEYİŞİ ARAR, BU BENZEYİŞİ BULMAK İÇİN İNFAKTA PARALELLİK ŞARTTIR..
Hiç kimse Efendimiz gibi infak edemez.
Ne gönlünü infak edebilir, ne malını infak edebilir.
Efendimizin infak sırrını taklit ederek ancak bir çıkış noktasına varabiliriz.
Aksi takdirde kulluğun ezikliğini, dünyaya bağlılığın pisliğini atamazlar.
İnfak bu bakımdan hem süper bir kurtuluş çaresi, hem de insanları tasnif eden büyük bir laboratuvardır. İNSANLARIN İNFAKLARIYLA ANCAK HESAP GÖRÜLÜR.
DR. HALUK NURBAKİ | 
27.08.2006, 22:04
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.638 konuda 35.972 kere
| Başkaları Üşürken sen ısınamazsın… Sevgili Hocamız -Haluk Nurbaki -sohbetlerinde mutlaka infaktan bahseder ve bizlerin infaktan kaçma bahanelerimizin bütün kapılarını kapatırdı… "Arkadaşlarınızla ne zaman biraraya gelseniz, aranızda para toplayıp, topladıklarınızla hemen mutlaka bir ihtiyaç sahibinin ihtiyacını karşılayın, tembel tembel oturmayın, fakir arayın" derdi sürekli.
Mevlana hazretlerinin " Yemek yemeğe başlarken aç kalanları düşünmekten hiçbir zaman doyamadım, ısınmak için ocağın başına geçtiğimde üşüyenleri düşünmekten, hiçbir zaman ısınamadım" dediğini, hocamız anlatırken "sıcacık odanızda otururken, hiç olmazsa balkon varsa balkonda, yoksa dışarı çıkıp en az yarım saat soğukta kalmalısınız…
Ve "ben zaten infak yapıyorum/ şimdi yaptım ve başka gibi" sözünden hoşlanmazdı.
Her zaman öğrencilerine "Yaptığınız bir evvelki infakı unutun, infakı hiç yapmamış gibi, önünüze yeni gelen infak fırsatlarına iştiyakla koşun, ve bilin ki sizin bilemediğiniz ama Allah'ın bildiği, takdirinizde bir zorluğun halli ve gönül kapınızın açılması için o fırsat doğmuştur" derdi.
Yetim ve öksüzlerin üzerinde de çok duruyordu…
Bir defasında da beni arayıp yetiştirme yurduna gidip çocukları ziyaret etmek, ve eğer mümkünse bütün çocuklarla bir arada olup onlarla oturmak, konuşmak istediğini söyledi. Beraberce Mersin'de yetiştirme yurduna gittik.
Bütün çocuklar oradaydı. Onlarla Nurbaki hocamızın çok güzel bir konuşması oldu. Bu konuşmayı çoğu çocuğumuz gözyaşlarıyla dinlediler. Haluk Nurbaki hocamızın bu konuşmasının sonrasında tüm çocuklar tek tek hocamızın elini öpmek için sıraya girdiler..
Ve hepsi tek tek hocamızın elini öptü… O gün hocam çok ama çok mutlu olmuştu…
Hocam Allah senden razı olsun…
Allah bizlerin, hepimizin infak kapılarını daha da açsın, gayretlerimizi, çalışmalarımızı çoğaltsın inşallah…
AYŞE KAZAK BOZKUŞ MERSİN
Allah rahmet eylesin Nurbaki Hocamız'a.. | 
27.08.2006, 22:09
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.638 konuda 35.972 kere
|  Hoş buldum, herkese merhaba
Amin, cümlemizden inşaAllah..
Biraz gezdim de forumu, burası daha iyi olmuş galiba..En azından daha hızlı açılıyor, daha önceki yazılar gitti ama üyelerin canı sağolsun  Eklerler, ekleriz..
muhabbetle | 
27.08.2006, 22:11
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | belki bir gün...
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 146
Teşekkür etti: 9
Teşekkür aldı: 24 konuda 54 kere
| guzeldi ... Allah razi olsun... | 
28.08.2006, 14:37
| |
έγŁüŁ isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Gast
Mesajlar: n/a
| İnfak eden kişi, ne infak ediyorsa, özellikle maddi yapılan infaklarda, verdiği şey canını acıtmalı ve nefsini rahatsız etmeli. Hanımlar infak etmek istiyorsa, eğer çalışmıyorsa, maddi infak yapacaksa,kendisi için dışarda çalışan babasın dan ve eşinden izin almalı. Allah'a sorumlulklarını bilen baba ya da eş verdiği için Allah'a şükretmek ve anne-babasına ve eşine itaati,Allah rızası için güzel leştirmek, yapabilceği en güzel,hayırlı ve birinci amelidir.
Selamette kalın. SAYGILARIMLA... | 
28.08.2006, 15:32
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.638 konuda 35.972 kere
| Allah sizlerden de razı ola kardeşler..
Okuduklarımızla amel etmek duasıyla.. | 
03.09.2006, 01:28
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| |  | | Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan | 1 | 2 | 3 | > | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:58 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |