| Ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi
haset de iyilikleri yer bitirir.”
Ebû Dâvûd, Edeb, 44 Hz. Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- “Bir kulun kalbinde îmânla haset bir arada bulunmaz” (Nesâî, Cihâd, 8)
Hasedin sebebi; kibir, kendini beğenme, düşmanlık, makam ve emretmek sevgisi ve bunun gibi şeylerdir ki,bunlar hasta kalbin özelliklerindendir.
Hasedi kalbten söküp atmak için hased ortaya çıkınca, hased buyuran her şeye muhalefet etmekle, onu teskin etmelidir. Kalbinde bir kimseye ayıplama olursa, onu övmeli,iyi taraflarını söylemeli, kibir (büyüklenme) olursa kendini küçük görmeli, başkasının nimetinin elden çıkmasını istediği zaman, o kimseyi sevmelidir. Gıybet edeceği yerde o kimseyi övmekten, herkesin duyması için onun iyi,güzel işlerini medhetmekten, herkes duyunca, memnun olmaktan ve düşmanlığı kesmekten tesirli ilâç olmaz. Şeytan bu zaman kalbe, şöyle vehim sokar; alçak gönüllülük, tevâzu gösterirsen ve onu översen, senin âcizliğine yorumlar der. O halde sen Allahü Tealâ'nın emrini veya şeytanın sözünü yapmakta serbestsin.
Bil ki bu ilâç çok faydalıdır. Fakat acıdır. İlim kuvveti olmadan (yâni faydasını iyice bilmeden-fayda ve zararı tesbit etmeden)buna sabredilemez. Bu da din ve dünya mutluluğunun bunda, felâketinin ise hasetde olduğunu bilmekle olur.
İlâçlar, tedavi acılığına ve zorluğuna katlanmaksızın faydalı olmaz. Acılığını düşünmemeli ve içmelidir. Hasta olunca şifa bulmak ümidiyle ilâcın acılığına ve zor yutulmasına bakmayıp, ilâç verilir. Yoksa hasta ölür.
Not:İmamı gazali'den naklettim kısa ve öz bir biçimde,derinine inen kardeşler olursa okuyalım inşaallah,şimdilik vaktim nisbetinde bu kadar yazabildim...
__________________ "Çıkmaz oldu artık seda
Garip kaldı miskin geda...
İşte geldi vakt-i veda,
Elveda dostlar elveda…"
Konu anestu-nara tarafından (02.03.2008 Saat 10:25 ) değiştirilmiştir..
|