Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 36 (7 Kayıtlı ve 29 Misafir) bulunmaktadır.

Online  ayşe, aşkınsonhecesi, drkoyuncu, ebu mus'ab, yolcu mesutizm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Ahlak » Ümid


Cevapla
 
Seçenekler
Super Moderator
 
mesutizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2007
Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.511


11 Albümü var
Yarışma Puanı: 1770
Teşekkür etti: 6.060
Teşekkür aldı: 3.220 konuda 11.075 kere
mesutizm - MSN üzeri Mesaj gönder mesutizm - YAHOO üzeri Mesaj gönder mesutizm isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Ümid

Ümid

Îmânın “beyne’l-havf ve’r-recâ” olması; yâni korku ile ümid arasında bulunması sıhhatinin şartlarındandır.
Sağlam bir îmân kişiyi asla Allah’ın rahmetinden ümidsiz kılmadığı gibi azâbından da emîn kılmaz.
Bu çerçeveye oturan bir îmân zor ve dar zamanlarda bir çıkış yolu bulmak açısından kişiye ciddi bir motivasyon sağlar.

Büyük mütefekkirler, dava ve fikir adamları insanlara ümid aşılayanlardır. Mevlânâ da bunlardan biridir.
O yaşadığı çağın insanlarına ümid aşılamıştır.
Çünkü Mevlânâ’nın yaşadığı çağ, Müslümanların ümid bunalımına düştüğü bir zamandı.
O ümidsizliği asla hoş görmezdi.
Çünkü ona göre insana kurtuluş duygusu aşılayan ümid, ümidi harekete geçiren de îmândır.1

Nitekim Allah Teâlâ Kur’an’da: “Ancak kâfirler ümidsiz olur”2 buyurmaktadır.
Bu âyet Yâkub’un Yûsuf’u bulma konusunda ümid kesmediğini anlatmaktadır.

Mevlânâ’nın yüksek ümidi onu zor zamanlarda bile insanlara ümid aşılamaya sevk etmişti.

O derdi ki:

Ümidsizlik tarafına gitme, ümid kapıları vardır.

Karanlıklar semtine varma, güneş parlamaktadır.3

Onun anlayışına göre ümidsizlik güneşe bakamayan yarasa gibi zulmet tabîatlı olanların kabiliyetsizliklerinin tezâhürüydü.4
Ümidsizlik insanın ömrünü biçen, kökünü koparan orak mesâbesindeydi.5
Bu yüzden darda kalanlara Allah’a yalvarmalarını salık vermekte ve şöyle demekteydi:

Sakın ümidsiz olma, kendini şâd eyle.

Her feryâda yetişene istimdâd eyle.6

Sevgilisinin kapısının önünde bekleyen âşıkın ümidi, sevgilisini görebilmektir. Mevlânâ bu duyguyu taşıyan bir âşık olmayı Dîvân’ında şöyle ifâde eder: “Sevgilim, belki merhametin coşar da, kapıyı açarak: Orada, ne bekliyorsun içeri girsene, dersin ümidiyle kapında bekliyorum.”7

Bedenden kopan elin damarı oynuyorsa o hareket kavuşma ve buluşma ümidindendir.
Çünkü binlerce kesik el tekrar kavuşma ve buluşma saâdetine ermiştir.8

Kâinatta her şey ümidle Hakk’a; birliğe doğru koşmakta ve kavuşurum heyecanıyla âdetâ sular gibi başını taştan taşa vurmaktadır.
Ancak bu ümid hayâta anlam kazandırmakta, kâinatın akışını sürdürmektedir. Kavuşma ümidi olmasa herkes ve her şey niçin koşuştursun?

Ayrılık derdi içini sızlatan, yüreğini kanatan insanlar arayış içindedir.
Arayış içinde olanın kavuşma ümidi, arayışı anlamlı kılar.
Allah bizim organlarımızı hareket için yaratmıştır.
Hareket canlılık ifâde eder.
Harekette bereket olduğunu anlayan, tenbellikle elini, kolunu ve kanadını pörsütmez.

Gayret ve çaba göstererek kurtulmak insana zor gelir.
Hatta insan bundan sıkılır.
Ama dünya dipsiz bir kuyudur.
Bu dipsiz kuyudan kurtulmanın yolu ümidden ve çabadan geçer.
Ya karanlık dünya kuyusunda kalmaya râzı olacaksın ya da ondan kurtulma ümidiyle yukarılara doğru çabalayacaksın.

Ten kafesinde mahpus olan can kuşu, Mevlânâ’ya göre her an uçup gitmek ister.
Bunun için kanat çırpar.
Ancak Dostun nazarına muhatap olma ümidiyle bedeni terk edemez.9

Hz. Âdem cennetten yeryüzüne indirilişiyle birlikte her şeyini kaybetti, mahrûmiyete düştü, ama ümidini asla kaybetmedi.
Hem ağlıyor, hem bekliyordu.
Söylediği ve tekrarladığı tek söz de şuydu:
“Lütuf ve kerem sahibi Allah’tan ümid kesmeyin!”10
Mevlânâ, cennetten indirilen Âdemoğlunun da tekrar oraya döneceği ümidini taşıyordu.

Bahar gelip buluşma ve kavuşma ümidine kapılan ağaçların hâli değişir, yeşerir, boy ve endamı yükselir.
Baharla buluşan ve onunla kavuşma ümidi yaşayan nebâtâtın hâli buysa Cânan ümidi taşıyan gönlün hâli nice olur?
İnsana ümidsizlik yaraşmaz.
Çünkü Allah’ın kereminden ümid kesilmez.
Nitekim Şinâsî münâcâtında der ki:

Ne kadar suçlu isem kesmem ümid,

Kereminden ki, odur bahr-i muhît.

Bir başka şâir de şöyle der:

Ger günahım gûh-i Kaf olsa ne gamdır yâ Halîl?

Rahmetin bahrına nisbet “innehû şey’ün kalîl”

İnsandaki vuslat baharının ümidi gözlerden nisan yağmuru gibi yaşlar akıtırsa, tevbe bahâristânında taze çemenler açar.
Gönülde aşk gülleri tomurcuklanır, hasret yanışı vuslat ümidine dönüşür ve insanda zorlukları aşma, sıkıntıların üstesinden gelme duygusu galip gelir.

İnsanoğlu bu âlemde bir âb-ı hayât çeşmesi bulurum ümidiyle susuz kalmıştır. Oysa ki insanın önünde, ardında, sağında, solunda ve şeş-cihette sınırsız bir deniz gibi onu cömertçe kuşatan, sayısız lütuflara gark eden bir ihsân sahibi vardır.
Ne hazindir ki insan bu lütuf denizinden habersiz, ümidsizlik çölünde kavrulup durmaktadır.
Oysa ki Allah sevgisiyle mest olan âşıkın gönlü asla ümidsizliğe düşmez.
Cefâlar onun emellerinin elini bağlasa, ayrılık ümidini yaralasa da o asla ümidsiz kalmaz.

Mevlânâ kapalı kapıyı açmak için nasıl himmete ihtiyaç varsa hayâtın devamı için de gayrete ihtiyaç olduğunu, gayret edenlerin ümidlerine ulaşacaklarını ifâde eder.11

İnsanı her çeşit sanata, başarıya çağıran ümiddir.
İnsanlar çalışıp çabalamaktan, boyunları ipek gibi incelse de ümidle maksadlarına kavuşurlar.
Ancak ümidin tembellik derdinden kurtulmuş, gayret ateşiyle pişmiş olması gerekir.
Gayret ve çabanın niçin olduğu önemlidir.
Nitekim değirmen beygiri de sürekli koşar durur.
Ancak onun bu hareket ve gayreti sadece sırtına şaklayacak kırbaçtan kurtulmaktır.
Kırbaçtan kurtulmak için yapılan hareket ve gayretle bir maksada ve ümide bağlı yapılan hareket ve gayret elbette bir değildir.
Gayret ve çaba, salâh ve ıslah maksadıyla olduğu zaman anlamlıdır.

Mevlânâ Hakk âşıklarına ümidsizliğe kapılmamaları, gayreti elden bırakmamaları için şu nasihatlerde bulunurdu:
“Ey Hakk âşıkı! Sen vazifeni yap. Gönül gözüm açılmadı, kesret ve mâsivâ derdinden kurtulamadım diye ümidsizliğe kapılma. Çünkü merhameti sonsuz olan Allah hiç ummadığın bir zamanda senin sûrete ve şekle bağlılığını senden alır ve seni kurtarır.”12

O öylesine yüce bir merhamet sahibi ki günah işlemede haddi aşmış kullarını bile “kullarım”13 diyerek anmakta ve kendisinden ümid kesmemelerini ve O’nun bütün günahları bağışlayacağını haber vermektedir.
Mevlânâ bunun yolunu da şu ifâdelerle gösterir:
“Ey Hakk’ın kulu, göklere giden yolu bulmak ümidiyle kalk.
Mihrâbın önünde bir mum gibi ayakta dur, ibâdet et!
Başı kesilmiş mum gibi gece boyu ağla, gözyaşı dök, yan, yakıl!
Her an ümidini yukarılara bağla!
Oraya yükselmeye çalış!
Mânâ semâsından ruhânî yağmurlar yağacaktır.
İlâhî aşk ve şevk harâreti gelecek, gönül rızkın da artacaktır.
Sen âcizliğine bakıp ümidsizliğe kapılma!
Israrla talebini iste!
Çünkü Allah rahmetinden ümid kesenlerin bile kulluktan yüz çevirmemelerini ister.
Ki onlar da Hakk’a kullukla şereflensinler ve bu sayede ümid kapılarına yönelsinler.
Allah’ın rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatmıştır.
Allah her efendinin ve her kölenin ümid ve korku dengesinde kul olmasını ister.”
14

Mevlânâ’nın gözünde en büyük kayıp ayrılıktır, yabancılaşmadır.
Bu yüzden O’na kavuşma ümidiyle ölmek bile hoştur.
Çünkü Allah’tan ayrılığın acısı ateşten daha yakıcıdır.
O’na kavuşmak ümidi kime destek olmuşsa o mücâdeleden korkmaz.
Ümid îmânın dilsiz dudaksız, sessiz ve kelimesiz:
“Gel!” diye çağırdığı şerefli bir konuktur.
Îmânın çağırdığı bu şerefli konuk gönüldeki hüznü ve melâli silip süpürür, tertemiz eder.

Mevlânâ’nın ümidle ilgili söyledikleri ümidini yitirmiş, gözleri kararmış ve dizlerinin bağı çözülerek çökmüş bir insanı ayağa kaldıracak güçte olduğu gibi ye’s girdabına düşmüş, ümidsizlik zehrini içmiş toplumu da ayağa kaldıracak bir motivasyon gücüne sahiptir.
Nitekim öyle olmuştur.
Onun sözleri ve ümid aşısı, XIII. yüzyılın pek çok sillelerine muhatap olan Anadolu insanının, kocamış Selçuklu çınarının dibinden ter u taze bir Osmanlı fidanı olarak yükselmesine zemin hazırlamıştır.


Dipnotlar:
1) Mesnevî, II, b. 304. 2) Yûsuf, 12/87. 3) Mesnevî, I, b. 725. 4) Mesnevî, I, b. 3647. 5) Mesnevî, I, b. 2296 vd. 6) Mesnevî, I, b. 3251. 7) Dîvân-ı Kebîr Seçmeler, I, 19. 8) Dîvân-ı Kebîr Seçmeler, I, 82. 9) Dîvân-ı Kebîr Seçmeler, I, 377. 10) ez-Zümer, 39/53. 11) Dîvân-ı Kebîr Seçmeler Rubâiler, IV, 52, no: 184. 12) Mesnevî Tercümesi, I, 46. 13) ez-Zümer, 39/53. 14) Mesnevî, V, b. 1728-31.

Hasan Kâmil Yılmaz -Altınoluk-
__________________
Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
----------------------------------------
http://mesutizm.blogcu.com
eski 15.03.2008, 23:52 mesutizm isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #1
.....BiR GüLü SeVDiM.....
 
kapına_geldim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2008
Mesajlar: 2.438


 
Yarışma Puanı: 560
Teşekkür etti: 19.317
Teşekkür aldı: 2.250 konuda 7.375 kere
Ümidsizlik tarafına gitme, ümid kapıları vardır.

Karanlıklar semtine varma, güneş parlamaktadır.3


Sakın ümidsiz olma, kendini şâd eyle.

Her feryâda yetişene istimdâd eyle.6


bütünüyle çok güzel Allah razı olsun ama bu iki cümle bu gece bi başka etkiledi beni
__________________
............SöNDüRüN LaMBaLaRı UzAkLaRa GiDeYiM.............
............NuRDaN BiR ŞeHiR GiBi RuHuMu SeYReDeYiM.............

eski 16.03.2008, 00:00 kapına_geldim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
kapına_geldim isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
Kayıp Şehrin Yolcusu !
 
alem-i ervah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.11.2006
Mesajlar: 1.759


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 820
Teşekkür etti: 2.039
Teşekkür aldı: 1.382 konuda 4.503 kere
Blog-Yazıları: 8
Cezâkellâhu hayran...
__________________
Aşığım dersen belayı-aşktan ah eyleme !
Âh! edip âhından ağyarı agah eyleme



http://ervah.blogcu.com/
eski 16.03.2008, 00:18 alem-i ervah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
alem-i ervah isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
GüzellikGöreninGözündedir
 
Ummu Seleme - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2006
Mesajlar: 2.982


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 1330
Teşekkür etti: 6.124
Teşekkür aldı: 1.882 konuda 5.399 kere
Blog-Yazıları: 4
Ummu Seleme - AİM üzeri Mesaj gönder
Ne kadar suçlu isem kesmem ümid,

Kereminden ki, odur bahr-i muhît.



Fazlasıyla kalbi düşündürücü idi....
__________________
Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit..


جزاك الله خيرا
eski 28.06.2008, 22:51 Ummu Seleme isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
Ummu Seleme isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Şeref Üyesi
 
HAvF & ReCa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.06.2008
Nerden: ~dersaadet~
Mesajlar: 315


4 Albümü var
Yarışma Puanı: 220
Teşekkür etti: 1.062
Teşekkür aldı: 298 konuda 931 kere
Ey Hakk’ın kulu, göklere giden yolu bulmak ümidiyle kalk.
Mihrâbın önünde bir mum gibi ayakta dur, ibâdet et!
Başı kesilmiş mum gibi gece boyu ağla, gözyaşı dök, yan, yakıl!
Her an ümidini yukarılara bağla!
Oraya yükselmeye çalış!
Mânâ semâsından ruhânî yağmurlar yağacaktır.
İlâhî aşk ve şevk harâreti gelecek, gönül rızkın da artacaktır.
Sen âcizliğine bakıp ümidsizliğe kapılma!
Israrla talebini iste!
Çünkü Allah rahmetinden ümid kesenlerin bile kulluktan yüz çevirmemelerini ister.
Ki onlar da Hakk’a kullukla şereflensinler ve bu sayede ümid kapılarına yönelsinler.
Allah’ın rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatmıştır.
Allah her efendinin ve her kölenin ümid ve korku dengesinde kul olmasını ister

rabbim razı olsun kardeşim istifade ettik hamdolsun
eski 30.06.2008, 19:30 HAvF & ReCa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
HAvF & ReCa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Tecrübeli Üye
 
tere - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.05.2008
Nerden: istanbul
Mesajlar: 174


 
Yarışma Puanı: 1150
Teşekkür etti: 13
Teşekkür aldı: 138 konuda 383 kere
Sakın ümidsiz olma, kendini şâd eyle.

Her feryâda yetişene istimdâd eyle.6


Bedenden kopan elin damarı oynuyorsa o hareket kavuşma ve buluşma ümidindendir.
Çünkü binlerce kesik el tekrar kavuşma ve buluşma saâdetine ermiştir.8


paylasımın için cok saol hepsini okudum cok güzeldi ama ben bunları cok sevdim öz. 2.sini
eski 30.06.2008, 19:47 tere isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
tere isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:25 .