8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
Ayet
Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secdeye kapananlar, iyiliğe özendirip kötülükten sakındıranlar, Allah'ın sınırlarını koruyanlar.Müjdele o müminleri!
(Tevbe-112)
hadis
Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin!
Deylemi-Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 22 (2 Kayıtlı ve 20 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Sakallı, sofizade



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Ahlak » Gerçek keramet ahlakı güzelleştirmektir


 
Seçenekler
fey-i zeval
 
azadeyim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.06.2008
Mesajlar: 1.978




Teşekkür etti: 754
Teşekkür aldı: 484 konuda 2.038 kere
kucult  büyük
Gerçek keramet ahlakı güzelleştirmektir

Allah dostları kerametin kendileri için büyük bir imtihan olduğunu bilerek bu halden endişe etmişler ve “şükür”le Rabb’lerine yönelmişlerdir. Onlar, asıl kerametin “istikamet” olduğunu yaşayarak göstermişlerdir.

Keramet, Allah dostu bir kişide harikulade bir halin meydana gelmesidir. Peygamberlerden zuhur eden olağanüstü hallere mucize denir. Keramet, Hakk’ın (cc) kuluna bir ikramıdır. Sufilere göre keramet iki çeşittir:

a) Şeklî ve Kevnî keramet:
Hissî ve maddî keramettir. Uzun mesafeyi kısa zamanda alma, az gıdayı çoğaltma, su üzerinde yürüme, ateşte yanmama örnekleri, şeklî keramete örnektir. Allah dostları bu çeşit kerametlere fazla önem vermez, bu kerametlerin Allah’ın imtihanı olmasından korkarlar. Bu çeşit kerameti çocukları uyutan haşhaşa veya onları eğlendiren oyuncaklara benzetirler.

b) Manevî ve hakiki keramet:
Bu kerametler ilim, irfan, marifet ve ahlakla ilgili kerametlerdir. Bir kişi kötü bir huyundan vazgeçip yerine iyi bir huy edinirse en büyük keramet budur. Hakiki keramet ilimde, irfanda, ahlakta, ibadette, taatta, amelde, edepte ve insanlıkta gösterilen üstün meziyetler, hasletler ve faziletlerdir. (Uludağ, Süleyman, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, 307).

“İstikamet kerametten üstündür. Çünkü keramet nefsin, istikamet Rabb’in senden istediği şeydir.” denilmiştir. Bu nedenle biz her namazda Fatiha Sûresi’ni okurken Rabbimize “Bizi doğru yola hidayet et” (Fatiha, 1/5) diye duada bulunuruz.
Hakiki ve büyük sufiler ilim, irfan ve ahlak sahasında yapılan değişiklikleri, ilerlemeleri, gelişmeleri ve yükselmeleri gerçek ve paha biçilemez kerametler olarak görmüşler, şeklî ve kevnî kerametlere fazla önem vermemişlerdir. Bir şeyhin ve velinin gösterebileceği en büyük keramet, bir kafirin mümin olmasına, bir günahkarın kötü ahlak, eğilim ve fiillerin kaynağı nefsini terbiye etmesine vesile ve vasıta olmasıdır. “Baba himmet” diyen müridine “Oğul gayret” diye tavsiyede bulunan mürşitler bu noktayı gayet güzel tespit etmişlerdir. Gerekli sebep ve çalışmalara tevessül yerine, sadece olağanüstü hallerde ve bütün tedbirlerin bittiği ve çarelerin tükendiği zaman başvurulması gereken himmete müracaat edilmesi, İslam toplumunda sebep, gayret, çalışma, tedbir ve kendine güvenme gibi hususların zayıflamasına sebep olmuştur. (Abdülkerim Kuşeyri, Kuşeyri Risalesi, s. 434). Kuşeyri, hakiki kerametin kişinin dini bilgilerine ve dinin hükümlerine karşı olamayacağını ifade etmiştir.

Allah dostlarından biri, hakiki kerametin Allah’ın dostluğunu kazanmak ve Allah’ı sevmek olduğunu şöyle ifade etmiştir: “Ne kalpte ne de yürekte sevgilinin göreceği boş bir yer yoktur. Benim arzum, hayalim ve neşem Allah’tır. Ömrüm oldukça O’nunla olursam hoş bir hayat yaşayacağım. Kalbime gelen dert konusunda ondan başka bir doktor bulamadım.” (Abdülkerim Kuşeyri, Kuşeyri Risalesi, s. 450).

Hakiki kerametin, Allah’ın dostluğunu kazanmak, ahlaken yücelmek ve nefsin terbiye edilmesi olduğunu Hz. Rabia ile Hz. Hasan el-Basri arasındaki şu örnek çok güzel bir şekilde ortaya koymaktadır. Hasan Basri, bir gün Fırat Nehri’nin kenarında oturan Rabia’yı görünce seccadesini suyun üzerine serdikten sonra, “Buyurun burada iki rekat namaz kılalım” dedi. Rabia: “Üstad ahiret ehline dünya pazarından bir gaye mi göstermek istiyorsun? O halde onu öyle göster ki insanoğlu benzerini göstermekten aciz kalsın.” diye cevap verdi. Rabia daha sonra seccadesini havaya serdi ve “Ey Hasan sen de buraya gel de insanların gözünden kaybol.” dedikten sonra esas söylemek istediğini söyledi: “Üstad, senin yaptığını balıklar, benim yaptığımı ise sinekler yapıyor. Hakiki keramet kişinin kendi ahlakını ve diğer insanların hal ve ahlaklarını geliştirmek, hikmet ve bilgisiyle etkili olmak ve insanlardaki kötü huyları gidermektir. ( Kara, Mustafa, Tasavvuf ve Tarikatler Tarihi, s. 118).
Kanaatimizce keramet, “Allah’ım yaratılışımı güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir” duasıyla hayatı huzur ve rıza içerisinde geçirmektir. Hakiki keramet, Hz. İbrahim’in “Benden sonra gelecek nesiller arasında hoşça anılıp iyi duygular içerisinde hatırlanmamı sağla” (İbrahim 14/41) duasında buyurduğu gibi ölümsüz nitelik ve değerde eserler bırakarak, iki cihanımıza ve bütün insanlığa faydalı çalışmalar sunarak ölümsüzlük sırrına ermektir

ESMA SAYIN EKERİM
__________________
Neylesin can âlemde yok ise canan...
eski 20.03.2008, 13:41 azadeyim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
azadeyim isimli üye'ye teşekkür eden 12 üye:
Kayıp Şehrin Yolcusu !...
 
alem-i ervah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.11.2006
Nerden: Ervah'tan ...
Mesajlar: 1.903




Teşekkür etti: 2.113
Teşekkür aldı: 1.523 konuda 4.987 kere
kucult  büyük
“Üstad, senin yaptığını balıklar, benim yaptığımı ise sinekler yapıyor. Hakiki keramet kişinin kendi ahlakını ve diğer insanların hal ve ahlaklarını geliştirmek, hikmet ve bilgisiyle etkili olmak ve insanlardaki kötü huyları gidermektir. ( Kara, Mustafa, Tasavvuf ve Tarikatler Tarihi, s. 118
Cezâkellâhu hayran azadeyim...
__________________
Aşığım dersen belayı aşktan ah eyleme !

Âh! edip âhından ağyarı agah eyleme


http://ervah.blogcu.com/
eski 20.03.2008, 14:47 alem-i ervah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
alem-i ervah isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
..BiRaZ KüL BiRaZ DuMaN..
 
kapına_geldim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2008
Mesajlar: 2.519




Teşekkür etti: 19.548
Teşekkür aldı: 2.301 konuda 7.728 kere
kucult  büyük
babam der ki; bir yolda ilerlerken etrafında güzellikler varsa ve gözün onlara takılırsa varacağın yere geç varırsın...güzelliklerle oyalanırsın çünki...ama eğer dümdüz gösterişsiz bir yolda yürüyorsan o zaman bir an önce varacağın noktaya ulaşabilmek için koşar ve istikametinden şaşmazsın...istikamet önemli..bu yolda ilerlerken karşına çıkan şeylere iltifat etmemeli..istikamet...

Allah razı olsun azadeyim
__________________
............SöNDüRüN LaMBaLaRı UzAkLaRa GiDeYiM.............
............NuRDaN BiR ŞeHiR GiBi RuHuMu SeYReDeYiM.............

eski 20.03.2008, 14:53 kapına_geldim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
kapına_geldim isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
....
 
HAKKINYOLUNDA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.02.2008
Mesajlar: 84




Teşekkür etti: 687
Teşekkür aldı: 76 konuda 282 kere
kucult  büyük
ALLAH"u Teala babanızdan razı olsun.TEŞEKKÜR...
eski 26.03.2008, 14:20 HAKKINYOLUNDA isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
HAKKINYOLUNDA isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
mutasyon
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
kucult  büyük
böyle yazılar görünce..

mutlu oluyorum ama nedense devamı olmuyor.geneldede son yorumları ben yapıyorum.helal olsun bana.ahlak ne güzel bir kelime .hiç birşeye bulanmadan ulaşmanın tek yolu.
eski 28.03.2008, 20:55  
Alıntı ile Cevapla   #5
isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:11 .


Page generated in 0,32345 seconds with 14 queries