Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 70 (12 Kayıtlı ve 58 Misafir) bulunmaktadır.

Online  --sena--, Almula, ebu mus'ab, Gülzar-ı İrfan, hasret-yolcusu, HAvF & ReCa, kardem, kebirulcady06, muhakematçı, mutasyon


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Sünnet-i Nebevi ve Siyer » Ashab-ı Güzin » Nâile Binti Ferâfisa Radıyallahu Anhâ


Cevapla
 
Seçenekler
Super Moderator
 
mesutizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2007
Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.513


11 Albümü var
Yarışma Puanı: 1770
Teşekkür etti: 6.066
Teşekkür aldı: 3.222 konuda 11.084 kere
mesutizm - MSN üzeri Mesaj gönder mesutizm - YAHOO üzeri Mesaj gönder mesutizm isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Nâile Binti Ferâfisa Radıyallahu Anhâ

Hazreti Osman r.a.’ın Hanımı Nâile Binti Ferâfisa Radıyallahu anhâ

Nâile binti Ferâfisa radıyallahu anha , Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin iki kerîmesinin vefatından sonra Hazreti Osman radıyallahu anh ile evlenen bahtiyar bir hanım sahâbi…

Âsîler tarafından evi muhasara altına alınan Hazreti Osman (r.a)’ın , şehit edilirken yanından ayrılmayan vefakâr ve fedakâr bir eş…

Evin içine giren gözü dönmüş kişilere nezaketle direnen, onları nasihatla uyaran, sözü müessir, ifadesi güçlü, lisanı fasih bir hatip…

İsyankârların hücumlarına ve kılınç darbelerine karşı korkusuzca karşı koyan, parmaklarını kaybeden, kahraman, cesur bir hanım…

Kendisine hürmet edilen , halk içinde itibarı yüksek, anlayışlı, zeki, yufka yürekli, şâir ruhlu bir bahtiyar…

O, Beni Kelb kabilesine mensuptur. Hırıstiyan bir babası vardır. Adı Ferâfisa bin el-Ahvas’dır. Babası anlayışlı bir kimse olup, kavmi içinde hürmet edilen efendi bir insan. Çocuklarının dürüst , ahlaklı, bilgili ve kültürlü yetişmeleri için gayret eden bir baba.

Nâile binti Ferâfisa hırıstiyan bir âile ortamında büyüdü. Fakat o, şair ruhlu, okuyan, araştıran bir insandı. Son din ve son Peygamber hakkında bilgiler toplamağa başladı. İslâm’ın güzel ahlâkına dair öğrendiği bilgiler onun gönül dünyasını aydınlattı. Kısa bir zaman sonra müslüman olmağa karar verdi. İki kardeşiyle birlikte İslâm’ı kabul edip kelime-i şehadet getirerek İslâm’la şereflendi.

Babası, Hırıstiyan dini üzere devam ederken, kızlarının müslüman olmalarına karşı çıkmadı. Hatta kızlarının ikisinin de müslüman erkeklerle evlenmelerine izin verdi.

Birinci kızı Hind(r.anha), Kûfe valisi Said ibni Âs (r.a) ile; ikinci kızı Nâile (r.anha) da Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin damadı ve müslümanların üçüncü halifesi Hazreti Osman (r.a) ile evlendiler.

Nâile binti Ferâfisa radıyallahu anha , zeki, anlayışlı , bilgili , kültürlü ve şair ruhlu bir hanımdı. Evliliği şöyle gerçekleşmiştir:

Said ibni Âs (r.a) , Hazreti Osman (r.a)’ın hilâfetinden önce Kûfe valisi idi. Bu vazîfede iken Ferafisa’nın kızı Hint ile evlenmişti. Bunu duyan Hazreti Osman (r.a) , Said ibni Âs (r.a)’ha özel bir mektup yazdı.

Mektupta: “ İşittiğime göre Beni Kelb kabilesinden bir kadınla evlenmişsin. Onun nesebi ve huyu hakkında bilgi veresin ” diye bir açıklama istedi. O da cevap olarak:

“Aldığım kız Ferafisa bin el-Ahvas’ın kızıdır. Hırıstiyan bir âile ocağında yetişmiş, sonradan müslüman olmuş bilgili , görgülü, zeki bir hanımdır. Dürüstlüğü ve ahlâkı mükemmeldir ”
şeklinde bir mektup yazarak açıklamalarda bulundu.

Hazreti Osman (r.a) bu mektubu ve içindeki bilgileri alınca , Said ibni Âs (r.a)’ha tekrar bir mektup yazdı. Gönlündeki arzusunu bildirerek şöyle dedi :

“- Eğer onun kızkardeşi varsa onu da benimle evlendiresin ”
diye talebde bulundu. Kendisini vekil tayin etti.

Bunun üzerine Said ibni Âs (r.a) kayınpederine bir mektup yazarak Hazreti Osman (r.a)’ın talebini iletti. Hırıstiyan baba hiç tereddüt etmeden kızı Nâile’yi evlendirmesi için abisi Dabb’ı vekil tayin etti.

Nâile (r.anha) genç yaşta Hazreti Osman (r.a) gibi yaşlı bir kimse ile evleneceğini öğrenince biraz düşünmüştü. Fakat onun soylu, şerefli ve Cennetle müjdelenmiş bir sahâbe olması, Nâile (r.anha)’nın bu evliliğe müsbet cevap vermesine vesile oldu.

Müslüman olan abisi Dabb ile birlikte âilesiyle vedalaşarak Medine-i Münevvere’de Hazreti Osman (r.a)’ın evine geldi.

Hazreti Osman (r.a) yeni hanımı Nâile (r.anha)’yı yüksekce bir yere oturttu. Onunla karşılıklı sohbet etti. Aralarında geçen konuşmalarda onun söz ve tavırlarından memnun kaldı.

Nâile (r.anha) vefakâr ve fedakâr bir hanımdı. Kocasına karşı hürmette ve hizmette hiç kusur etmedi. O dönemin fitne dolu günlerinde eşinin en büyük destekcisi oldu.

Hazreti Osman (r.a) muhasara edilip, evinde mahsur kaldığı gün, yanından ayrılmadı. Gözü dönmüş hâin kişilerin kocasını öldürmek için dalkılıç yanına girdiklerini görünce eşinin üzerine kapanıp onu korumağa çalıştı. Ona çekilen kılıçları eliyle tutmağa çalıştı. Bu hengâmede parmaklarını kılıç kesti.

O böylesine vefakâr,cesur bir eş idi.

Nâile (r.anha) bu muhâsara ânını şöyle nakleder:

“ Hazreti Osman(r.a) evi muhâsara edildiği gün oruçlu idi. İftar vakti gelince su istedi. Âsîler alay edercesine; Şu aşağında kuyu var dediler. Pislik atılmış, kokuşmuş bir kuyuya işaret ettiler. O geceyi yemeden içmeden geçirdi. Sabah aydınlanırken komşular geldi. Onlardan da su istedi. Hemen koşup bir testi su getirildi. Bu esnada o, hafif dalmış ve uyuklamıştı. Su getirilince uyandırıldı. Bu arada uyur uyanık halde iken bir rüya görmüşdü. Kendisi şöyle anlatıyor:

“ Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bana şu tavandan baktı ve su dolu bir kova uzattı.

“-Ya Osman! Buyur, iç”
dedi.

Ben de susuzluğumu gideresiye, kanasıya, doyasıya kadar tekrar tekrar içtim. Su hiç eksilmiyor, içtikçe artıyordu. Sonra bana şöyle buyurdu:

“- Ya Osman! Kavminden bir gurup senin üzerine yürüyecek. Eğer sen onlarla savaşırsan muzaffer olursun. Onlara karşı durmaz, mücâdele etmez,serbest bırakırsan yanımızda iftar edersin.” (Ali el- Müttakî, no: 36295)

Bunun üzerine Hazreti Osman (r.a) kadere boyun eğip, teslim oldu. Âsîler içeri girerek o edeb ve hayâ timsali insanı şehid ettiler.

Aynı konu, bir başka kaynakta şu şekilde geçmektedir:

Hazreti Osman (r.a)’ın hanımı Nâile binti Ferâfısa (r.anha)’dan rivayetle nakledilir ki:

“Emîrü’l- mü’minîn Hazreti Osman (r.a) azıcık uyuklamıştı. Uykudan kalkınca şöyle dedi:

“- Kavmim beni öldürecek.”

Ben de dedim ki;

“- Aslâ! İnşaallah bu arzularına ulaşamayacaklar. İstediklerini yapamayacaklar. Şüphesiz senin halkın seni gözetir,korur.”


Hazreti Osman (r.a) tekrar buyurdu ki;

“- Rüyamda Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i, Ebû Bekir, Ömer radıyallahu anhüma’yı gördüm.”


Dediler ki:

“- Bu gece iftarı yanımızda açarsın.” (Ahmed bin Hanbel, I , 73)

Nâile binti Ferâfısa (r.anha) sözü müessir bir hatipti. İfadeleri güçlü,tesirli idi. O, Hazreti Osman(r.a)’ın evi kuşatıldığında âsîlere karşı şöyle hitap etmişti.

“- Siz onu öldürmek mi istiyorsunuz? Size şunu söyleyeyim de artık onu ister öldürün, ister bırakın.

O bütün geceyi, bir tek rekâtla ihya eder ve o rekâtta bütün Kur’ân’ı hatmeder”
dedi. Onun fazîletini ve Kur’an dostu olduğunu hatırlattı. (Heysemî, IX, 94; Ebû Nuaym, Hilye, I, 57)

O, metânet ve sadakat sahibi cesur bir hanımdı. Hazreti Osman (r.a) şehid edildiğinde de metânetini kaybetmedi. Âsîlere aynı hatırlatmalarda bulunarak şöyle hitap etti:

“- Siz onu şehid ettiniz. Vallahi o, bütün geceyi tek rekâtta Kur’ân’ı hatmederek ihya ederdi” dedi. (İbni Sa’d, III , 76 )

Bu sözüyle o, kocasının edeb ve hayâ sahibi, Kur’an dostu, fazîletli bir insan olduğunu tasdik ediyordu. Onun yüce ahlâkını zikrederek kendini teselli etmeğe ve sükûnet bulmağa çalışıyordu.

Nâile (r.anha) böylesine acılı bir günü yaşamış ve hayat arkadaşını sonuna kadar yalnız bırakmamıştır.

Onun hayatı hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz.Kaynaklarda kendisinin nerede ve ne zaman vefat ettiği zikredilmemektedir.

Allah ondan razı olsun.

Rabbımız cümlemizi şefaatlerine naiy eyleyip, onun vefakârlığından, sadakatinden hisseler nasib eylesin. Amin.


Mustafa Eriş -Altınoluk-
__________________
Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
----------------------------------------
http://mesutizm.blogcu.com
eski 01.03.2008, 22:09 mesutizm isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
.....BiR GüLü SeVDiM.....
 
kapına_geldim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2008
Mesajlar: 2.438


 
Yarışma Puanı: 560
Teşekkür etti: 19.317
Teşekkür aldı: 2.250 konuda 7.375 kere
Unglücklich

ya büyük yazsan olmaz mııı
__________________
............SöNDüRüN LaMBaLaRı UzAkLaRa GiDeYiM.............
............NuRDaN BiR ŞeHiR GiBi RuHuMu SeYReDeYiM.............

eski 02.03.2008, 03:44 kapına_geldim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:28 .