| kûnfeyekûn
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.871
Teşekkür etti: 1.174
Teşekkür aldı: 1.480 konuda 4.936 kere
| Ne beklediğim sensin artık, nede...  Resmedilmiş bir akşam tablosunda dolanır kaderim.
Kızıl açar ve duman kokar çiçekleri beldemin.
Oysa bir sabah tablosuydu düşlerim. Adım denizdi.
Taşardım kıyılarında kentin.
Sular altında kalırdı şehir.
Geride titrek mum alevleri, nefesimi dağlara sürerdim.
...
Ben dağlara sokulurdum.
Dağlar bana...
Bir güvercin sıcaklığında kavrulurdu göğsümüz.
Rüzgar eser ve savururdu yelelerini aşkın.
Kızıl kıyamet yüreklerimiz.
Kızıl kıyamet gözlerimiz.
...
Yangının adı bendim.
Yangının adı deniz.
Dolunay girerdi uykularıma.
Köprüler kurardı yastığımda
Buğusunda gecenin,
Hercümerç kalırdım ortada...
Tutkuya dönmüş aşklar yatırırdım
Nerden bilebilirdim ki ateşler düşecek yazgıma,
Hayatın kuleleri sallanacak boyuna...
Aşk, ebruli bir tebessümdü kalbime.
Kalbim kedere gebe!
...
Zorlu yollar çizilmiş önüme.
Sararmış şiirler defterimde.
Hangi yana baksam elemin içimde...
Tarihler unutulur mu dersin, tarihler yakılır mı?
Önüne kara bir not düşürüverir hayat, hiç ummadığın bir yerde.
Hani yaz sıcaklığı, kavrulmuş toprak kokusu.
Akşam tablosu işte...
Beni senden kaçıran senin benden kaçırdıklarındı aslında....
Boşver!
Ne beklediğim sensin artık,
Ne de saçlarına aklar düşmüş delikanlı...
Ayşe Eyyüpkoca |

28.08.2006, 16:53
| |
MafraK isimli üye'ye teşekkür edenler
| |