Bayrak
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 54 (4 Kayıtlı ve 50 Misafir) bulunmaktadır.

Online  ashqi, muhakematçı


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » GENEL » Bilgi Yarışması » Bilgi Yarışması -4-
Yarışmaya katılabilmek için giriş yapınız
1. Şamanizm, Hinduizm veya Budizm gibi inançlar hangi din çeşidine örnekdir?
Batıl Din
Semavi Din
Hak Din
İlahi Din
2. Aşağıdakilerden hangisi İslam Dininin kabul ettiği ilkelerden değildir?
Islamda üstünlük ancak takva (Allah'a bağlılık) iledir
Allah'a ibadet için mutlaka mescitlere gitmek gerekir
Hiç kimse müslüman olmaya zorlanamaz
İslam akla ve mantığa cok önem vermiştir
3. Peygamberimizin vefatından sonra tüm müslüman alimlerin bir konu üzerinde fikir birliğine varmalarına .............. denir.

Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Kitap
Kıyas
Sünnet
İcma
4. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor:'' Allahu Teala'nin 99 ismi şerifi vardır. Onları kim ezberlerse Cennet'e girer.'' Allah'in 99 güzel ismine ne ad verilir?
Cemalullah
Seyfullah
Esma-ul Husna
Hilye-i Şerif
5. Allahın bazı sıfatları (özellikleri) vardır. Bunlardan biri de Allahın varlığının sonu olmamasıdır. Allah'ın bu özelliğini anlatan sıfatı aşağıdakilerden hangisidir?
Kudret
Muhalefetün Lil-havadis
Hayat
Beka
6. Allahu Tealanın herhangi bir yaratıcısı yoktur. Varlığı kendisindendir. Allahın bu özelliğini anlatan sıfatı aşağıdakilerden hangisidir?
Vahdaniyet
Kiyam Bi-nefsihi
Vucud
Ilim
7. Allahu Tealanın herşeye gücü yeter. Biz müslümanlar böylece inanırız. Allahın Bu özelliğini, hangi sıfatı anlatır?
İrade
Tekvin
Kudret
Basar
8. Allahu teala ne ölüdür, ne de insan ve diğer canlılar gibi ölme özelliği vardır. Allahu Teala canlıdır ve hep öyle kalacaktır. Bu özellik aşağidaki hangi sıfatta anlatılır?
Vucud
Hayat
Ilim
Beka
9. Insanoğlunu korumakla görevli melekler vardır. Aşağıdaki melek guruplarından hangisi insanoğlunu korumakla vazifelidir?
Hamele-i Ars
Hafaza Melekleri
Kiramen Katibin
Mikail
10. Cennet ve Cehennemde görevlendirilmiş meleklere ne ad verilir?
Hazene
Hamele-i Arş
İsrafil
Hafaza Melekleri
11. Aşağıdaki hangi peygambere Kitap-Suhuf gönderilmemiştir?
Hz. Adem
Hz. Ibrahim
Hz. Davud
Hz. Salih
12. Aşağıdaki sıfatlardan hangisi peygamberlere ait vasıflardan değildir?
Fetanet
Teblig
Ismet
Kismet
13. Aşağıdaki durumlardan hangisi abdestsiz yapılabilir?
Kabe tavaf edilebilir
Kurani Kerim açınıp okunabilir
Namaz Kılınabilir
Zemzem suyu içilebilir
14. 'İstinşak'' neye denir?
Ağiza bol su alıp iyice çalkalamak demektir
Vucudumuzda kuru yer kalmayıncaya kadar her yerimizi yıkamak demektir
Buruna bolca su verip temizlemek demektir
Banyo yapmadan önce namaz abdesti almak demektir
15. Aşağıdakilerden hangisi ''Kuran'dan bir parça okumak'' manasındaki namazın farzlarındandir?
Kıyam
Kıraat
Rukuu
Kade-i Ahire
16. Peygamberimiz Medineden bazı kişilerle hac mevsimlerinde görüşüyor ve onlara islamı anlatıyordu. Müslüman olan Medineliler peygamberimize Mekkeye 1-2km uzaklıktakı bir yerde bazı konularda söz vermişlerdir. Bu önemli söz verme olayının adı nedir?
Yemin Keffareti
Akabe Biatları
Kankardeşliği
Savaş antlaşması
17. Peygamberimizin başında bulunduğu savaşlara GAZVE denir. Başında bulunmadığı savaşlara ne denir?
Seriyye
Gaza
Siyer
Mücahit
18. Peygamberimiz hayatında kaç kez hac yapmıştır?
1 kez
3 kez
5 kez
Her yıl hac yapmıştır


Cevapla
 
Seçenekler
NE HALLERDEYİM
 
bir lahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.03.2008
Nerden: GAZİANTEP
Mesajlar: 518


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 1220
Teşekkür etti: 1.133
Teşekkür aldı: 454 konuda 1.366 kere
ben nasıl 600 puan aldm onu pek anlamadım?
__________________
Günahlara kefarettir gönülde ki keder
Niyetler halis olunca ameller olmaz heder
Biraz sabreyle neler göreceksin neler

MEVLAM İHMAL DEĞİL İMTİHAN EDER...



BENİ BİR BEN BİLİRİM BİR DE YARADAN (c.c.) BANA BİR BEN LAZIMIM BİR DE ANLAYAN...
eski 09.04.2008, 17:50 bir lahza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #41
Hüzün-Bâz
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 3.205


5 Albümü var
Yarışma Puanı: 1380
Teşekkür etti: 10.145
Teşekkür aldı: 2.477 konuda 6.271 kere
Bende anladım ama çok güldüm yaaa
__________________
ĐokunuŁmâmış ĐüşŁérim vârdı ßénim Кimséyé §öyŁémédiqim..ĐüşŁérim vârdı..Ĭçindé §én 0Łân amâ
§énin ßiŁé ßiŁmédiqin,ĐokunuŁmâmış,ßozuŁmâmış ĐüşŁérim..ßéni ßu Кâdâr mutŁu Єdén 0nŁârdı



...Arda Turan...


ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ...

eski 15.04.2008, 16:50 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #42
Davetçi
 
haqperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.05.2008
Nerden: istanbul
Mesajlar: 120


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 320
Teşekkür etti: 21
Teşekkür aldı: 90 konuda 219 kere
haqperest - MSN üzeri Mesaj gönder
root´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sorular hazırlanmıştır...

karşılaştığınız sorunları bildirirsiniz.
13. soru yanlış
kuranın abdestsiz okunmuyacağı saçmalığını çıkaran münafıklardan mı etkilendinzmi yada abderstsiz derken boy abdestini mi kastettdnz bilmyrm ama değştrn o soruyu
__________________
Ama herşeyin en iyisini Allah(c.c) bilir
eski 08.05.2008, 18:33 haqperest isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #43
Üstadım teşekkur
 
Sakallı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.04.2008
Nerden: Zaandam, Hollanda
Mesajlar: 765


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 710
Teşekkür etti: 2.035
Teşekkür aldı: 736 konuda 2.324 kere
Sakallı - MSN üzeri Mesaj gönder
haqperest´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
13. soru yanlış
kuranın abdestsiz okunmuyacağı saçmalığını çıkaran münafıklardan mı etkilendinzmi yada abderstsiz derken boy abdestini mi kastettdnz bilmyrm ama değştrn o soruyu
Abdestsiz Kuran okunabilir, ama ezbere.
Kuranı eline alamazsın.
__________________
İLAHİ ENTE MAKSUDİ
VE RIDAKE MATLUBİ.
eski 08.05.2008, 18:40 Sakallı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #44
Bitik..
 
TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Mesajlar: 232


 
Yarışma Puanı: 1640
Teşekkür etti: 207
Teşekkür aldı: 222 konuda 1.124 kere
Öyle sanıyorum ki her soru 10 puan...
18'de 18 yaptık 180 puan ama bâzı arkadaşlar 180'den fazla almışlar...
Hattâ 600 puan alanı bile gördüm : )
Bu bir hata mı yoksa toplam yarışmadaki puanları ile eklenmiş hâlimi...
Eğer öyle ise yine bir hata.. Çünkü bizimki de eklenirdi öyle olsa idi : )

Emeği geçenlerden Allah razı olsun inşâAllah...
__________________
Elbet birgün bende gireceğim o karanlık odaya..

http://mutevekkil.blogcu.com
eski 08.05.2008, 19:32 TevekkuL isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #45
Davetçi
 
haqperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.05.2008
Nerden: istanbul
Mesajlar: 120


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 320
Teşekkür etti: 21
Teşekkür aldı: 90 konuda 219 kere
haqperest - MSN üzeri Mesaj gönder
Sakallı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Abdestsiz Kuran okunabilir, ama ezbere.
Kuranı eline alamazsın.
• Ra¬sulullah Yemen ehline yazdığı mektupta «Temiz olmayan Kur'an'a dokunmasın» (Nesai, Darekutni, Beyhaki) Abdullah b. Ömer’in rivayet ettiği bir hadiste, Efendimiz «Kur'an'ı ancak temiz olanlar elleyebilir» buyurmuşur.
Bu hadisler, mushaf’a ancak temiz olanların dokunabileceğine delalet eder. Fakat «Tahir» kelimesi müşterek bir lafızdır. Büyük ve küçük hadesten temiz olan için kullanıldığı gibi, mü'min için ve necasetten tâhir kimse için de kullanılır. --Kesin bir anlam vermek için bir başka işaret ge¬rekir. Bu hadis, abdesti olmayanı Kur'an'a dokunmaktan engelleme¬ye bir delil olamaz.

• Allah Teâlanın Ona, temiz olanlardan başkası dokunamaz.»(Vâkıa, 79) ayetine gelince: Açık olan, buradaki zamirin Levh-i Mahfuz'a ait olmasıdır.Temiz olanlar ise meleklerdir.

• Ayetin üst tarafına bakacak olursak
“Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir. Şüphesiz
bu, değerli bir Kur'an'dır, Korunmuş bir kitaptır. Ona ancak temizlenenler dokunabilir. (Vâkıa,75-79)

•, Hammad b. Ebî Süleyman (İmam-ı Azamın Hocası), abdesti olmayan kimsenin Kur'¬an'a dokunmasını caiz görmüşlerdir. Kur'an'a dokunmadan okumaya gelince, bu ittifakla caizdir.
Şafiler ve Malikiler; arada bir hâil olsa da kur’an’a dokunmak haramdır. Hanefiler ile Hambeliler bir örtü ile dokunmanın caiz olduğuna kail olurlar.


• Mâlikilere göre: Kur’an öğrenen ve öğreten kimsenin Kur’ana dokunması, taşıması ve okuması caizdir. Velev ki bunlar hâiz ve lohusa kadın bile olsa caizdir. Çünkü onların böyle bir engeli ortadan kaldırmaya güçleri yoktur. Cünüp için caiz değildir. Çünkü o, gusül ve teyemmüm ile bu engeli ortadan kaldırır.
Ona ancak temizlenenler dokunabilir. (Vâkıa79) ayetinin manası:
Bazı müşrikler Kur'an'ın şeytanlar tarafından yere indirilmiş bir mesaj olduğunu ileri sürdüler. Bu ayet bu iddiayı reddediyor. Çünkü yüce Allah'ın bilgisi ve koruması altında saklanan bu kitaba şeytanlar dokunamaz. Onu Peygambere getirenler, tertemiz meleklerdir
"Ona sadece tertemiz olanlar el sürebilir" ayetinin en tutarlı,
en mantıklı açıklaması budur. Sebebine gelince ayetin başındaki "lâ" edatı cümledeki eylemin gerçekleşmeyeceğini belirten bir olumsuzluk edatıdır, yasaklama anlamı taşıyan bir edat değildir. Yoksa yeryüzünde bu Kur'an'ı temizler de, pisler de, mü'minler de, kafirler de elleyebilirler. Bu durumda olumsuz anlamı gerçeklik kazanamaz, askıda kalır.
.O Allah tarafından indirilmiştir."Yani şeytanların getirdikleri bir mesaj değildir anlamı vardır.
Aişe r.a ‘dan şöyle dedi: Allah resul’ü s.a.v her hali üzere Allah’ı c.c zikrederdi.
Muhammed bin şirin r.h ‘dan (şöyle dedi):Ömer bin el hattab kuran okuyan bir toplulukla beraber oturuyordu ve haceti için gitti , sonra gelip kuran okumağa devam etti. Topluluktan birisi ;Ey müminlerin emiri! Abdestsiz olduğun halde kuranmı okuyorsun ? dedi.Ömer r.a da cevaben “okunmayacağı hakkında sana kim fetva verdi, yoksa müseyleme ‘(tül –kezzab)mı (söyledi?) dedi .

burda başka bir görüş daha;
lâ yemessuhu ille'l- mutahherûn: ona dokunmayınız; ancak temizken (dokununuz) ayetindeki mutahherun yani temiz olma hali bir müslümanın abdestli halini anlatabildiği gibi, cenabet olmama durumunu da tanımlamaktadır. işte burda ulama arasında: cenabet olmadıkça dokunulabilir ve abdestli oldukça sadece dokunulabilir gibi iki görüş belirmiştir. tabi ulamanın görüşüdür, fetvadır, her ikisi de doğrudur neticede. amma velakin, olayı bir kısım ulama tersten yorumlayarak sağlam bir görüş bulmuştur. şöyle ki: madem "temiz olma hali" konusunda ikilik var, o zaman "kirli olma hali"ni Kuran'ın nasıl tanımladığına bakalım, bu tanımın dışında kaldığımız durumların tümü temiz olma halidir dediler. bu nedenle inneme'l- müşrikune necesun: şüphesiz müşrikler necis (kirli)'dir" ayetini dayanak edinerek temiz olma hali'ni cenabet halinde olunmayan tüm durumlar olarak benimsediler. dolayısıyla, namaz abdesti dediğimiz abdeste sahip olmasak bile, cenabet olmadıkça temiziz (müslümanlar için diyorum yani). madem abdestsiz iken de temiz isek, o zaman kurana dokunabiliriz. ancaaaaak, bunun bir zaruret olması durumunda dokunulsun, eğer zaruri nedenlerle abdest alamamışsak dokunalım sorun değil, ama abdest almayı engelleyecek zarurui nedenler yoksa o zaman abdestli dokunalım diye de genişlettiler; ki bu takva ve faziletdendir. ayrıca, diyelimki sular kesik, abdest alamıyoruz ve kuran okumak istiyoruz. ince bir tel veya herhangi bir nesne ile de kuran sayfalarını pek ala çevirebiliriz; ille de abdestsiz dokunmama hassasiyetini göstereceksek eğer.

buraya kadar abdestsiz dokunma faslını ele aldık; şimdi abdestsiz iken OKUMA faslına bakalım;

el-cevab: kuranı hertürlü halde, abdestli veya abdestsiz okuyabiliriz. hiçbir sakıncası yoktur. burda ezberden okumayı kastediyorum. eger yüzünden okumak ise amaç, o zaman yukardaki açıklamaya dönülmüş olur yine.
__________________
Ama herşeyin en iyisini Allah(c.c) bilir
eski 08.05.2008, 22:20 haqperest isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #46
Üstadım teşekkur
 
Sakallı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.04.2008
Nerden: Zaandam, Hollanda
Mesajlar: 765


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 710
Teşekkür etti: 2.035
Teşekkür aldı: 736 konuda 2.324 kere
Sakallı - MSN üzeri Mesaj gönder
haqperest´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
• Ra¬sulullah Yemen ehline yazdığı mektupta «Temiz olmayan Kur'an'a dokunmasın» (Nesai, Darekutni, Beyhaki) Abdullah b. Ömer’in rivayet ettiği bir hadiste, Efendimiz «Kur'an'ı ancak temiz olanlar elleyebilir» buyurmuşur.
Bu hadisler, mushaf’a ancak temiz olanların dokunabileceğine delalet eder. Fakat «Tahir» kelimesi müşterek bir lafızdır. Büyük ve küçük hadesten temiz olan için kullanıldığı gibi, mü'min için ve necasetten tâhir kimse için de kullanılır. --Kesin bir anlam vermek için bir başka işaret ge¬rekir. Bu hadis, abdesti olmayanı Kur'an'a dokunmaktan engelleme¬ye bir delil olamaz.

• Allah Teâlanın Ona, temiz olanlardan başkası dokunamaz.»(Vâkıa, 79) ayetine gelince: Açık olan, buradaki zamirin Levh-i Mahfuz'a ait olmasıdır.Temiz olanlar ise meleklerdir.

• Ayetin üst tarafına bakacak olursak
“Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir. Şüphesiz
bu, değerli bir Kur'an'dır, Korunmuş bir kitaptır. Ona ancak temizlenenler dokunabilir. (Vâkıa,75-79)

•, Hammad b. Ebî Süleyman (İmam-ı Azamın Hocası), abdesti olmayan kimsenin Kur'¬an'a dokunmasını caiz görmüşlerdir. Kur'an'a dokunmadan okumaya gelince, bu ittifakla caizdir.
Şafiler ve Malikiler; arada bir hâil olsa da kur’an’a dokunmak haramdır. Hanefiler ile Hambeliler bir örtü ile dokunmanın caiz olduğuna kail olurlar.


• Mâlikilere göre: Kur’an öğrenen ve öğreten kimsenin Kur’ana dokunması, taşıması ve okuması caizdir. Velev ki bunlar hâiz ve lohusa kadın bile olsa caizdir. Çünkü onların böyle bir engeli ortadan kaldırmaya güçleri yoktur. Cünüp için caiz değildir. Çünkü o, gusül ve teyemmüm ile bu engeli ortadan kaldırır.
Ona ancak temizlenenler dokunabilir. (Vâkıa79) ayetinin manası:
Bazı müşrikler Kur'an'ın şeytanlar tarafından yere indirilmiş bir mesaj olduğunu ileri sürdüler. Bu ayet bu iddiayı reddediyor. Çünkü yüce Allah'ın bilgisi ve koruması altında saklanan bu kitaba şeytanlar dokunamaz. Onu Peygambere getirenler, tertemiz meleklerdir
"Ona sadece tertemiz olanlar el sürebilir" ayetinin en tutarlı,
en mantıklı açıklaması budur. Sebebine gelince ayetin başındaki "lâ" edatı cümledeki eylemin gerçekleşmeyeceğini belirten bir olumsuzluk edatıdır, yasaklama anlamı taşıyan bir edat değildir. Yoksa yeryüzünde bu Kur'an'ı temizler de, pisler de, mü'minler de, kafirler de elleyebilirler. Bu durumda olumsuz anlamı gerçeklik kazanamaz, askıda kalır.
.O Allah tarafından indirilmiştir."Yani şeytanların getirdikleri bir mesaj değildir anlamı vardır.
Aişe r.a ‘dan şöyle dedi: Allah resul’ü s.a.v her hali üzere Allah’ı c.c zikrederdi.
Muhammed bin şirin r.h ‘dan (şöyle dedi):Ömer bin el hattab kuran okuyan bir toplulukla beraber oturuyordu ve haceti için gitti , sonra gelip kuran okumağa devam etti. Topluluktan birisi ;Ey müminlerin emiri! Abdestsiz olduğun halde kuranmı okuyorsun ? dedi.Ömer r.a da cevaben “okunmayacağı hakkında sana kim fetva verdi, yoksa müseyleme ‘(tül –kezzab)mı (söyledi?) dedi .

burda başka bir görüş daha;
lâ yemessuhu ille'l- mutahherûn: ona dokunmayınız; ancak temizken (dokununuz) ayetindeki mutahherun yani temiz olma hali bir müslümanın abdestli halini anlatabildiği gibi, cenabet olmama durumunu da tanımlamaktadır. işte burda ulama arasında: cenabet olmadıkça dokunulabilir ve abdestli oldukça sadece dokunulabilir gibi iki görüş belirmiştir. tabi ulamanın görüşüdür, fetvadır, her ikisi de doğrudur neticede. amma velakin, olayı bir kısım ulama tersten yorumlayarak sağlam bir görüş bulmuştur. şöyle ki: madem "temiz olma hali" konusunda ikilik var, o zaman "kirli olma hali"ni Kuran'ın nasıl tanımladığına bakalım, bu tanımın dışında kaldığımız durumların tümü temiz olma halidir dediler. bu nedenle inneme'l- müşrikune necesun: şüphesiz müşrikler necis (kirli)'dir" ayetini dayanak edinerek temiz olma hali'ni cenabet halinde olunmayan tüm durumlar olarak benimsediler. dolayısıyla, namaz abdesti dediğimiz abdeste sahip olmasak bile, cenabet olmadıkça temiziz (müslümanlar için diyorum yani). madem abdestsiz iken de temiz isek, o zaman kurana dokunabiliriz. ancaaaaak, bunun bir zaruret olması durumunda dokunulsun, eğer zaruri nedenlerle abdest alamamışsak dokunalım sorun değil, ama abdest almayı engelleyecek zarurui nedenler yoksa o zaman abdestli dokunalım diye de genişlettiler; ki bu takva ve faziletdendir. ayrıca, diyelimki sular kesik, abdest alamıyoruz ve kuran okumak istiyoruz. ince bir tel veya herhangi bir nesne ile de kuran sayfalarını pek ala çevirebiliriz; ille de abdestsiz dokunmama hassasiyetini göstereceksek eğer.

buraya kadar abdestsiz dokunma faslını ele aldık; şimdi abdestsiz iken OKUMA faslına bakalım;

el-cevab: kuranı hertürlü halde, abdestli veya abdestsiz okuyabiliriz. hiçbir sakıncası yoktur. burda ezberden okumayı kastediyorum. eger yüzünden okumak ise amaç, o zaman yukardaki açıklamaya dönülmüş olur yine.

Abdest almak bazen farz, bazen vacib, bazen mendub olur. Mesela namaz kılmak için abdest almak farzdır. Böylece Kuran-ı Hakime dokunmak için de abdest farz olur. Hatta Hanefilere göre, Kuranın tercümesi dahi abdestsiz alınamaz. Kabei Muazzamayı tavaf etmek için abdest almak vacibdir. Tefsirden başka şeri kitablara dokunmak için abdest mendubdur.

Kaynak: Dilara yayınlarından Ölçüler
Yeni baskıya göre sayfa 306
__________________
İLAHİ ENTE MAKSUDİ
VE RIDAKE MATLUBİ.
eski 09.05.2008, 01:31 Sakallı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #47
Sakallı isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Davetçi
 
haqperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.05.2008
Nerden: istanbul
Mesajlar: 120


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 320
Teşekkür etti: 21
Teşekkür aldı: 90 konuda 219 kere
haqperest - MSN üzeri Mesaj gönder
Sakallı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Abdest almak bazen farz, bazen vacib, bazen mendub olur. Mesela namaz kılmak için abdest almak farzdır. Böylece Kuran-ı Hakime dokunmak için de abdest farz olur. Hatta Hanefilere göre, Kuranın tercümesi dahi abdestsiz alınamaz. Kabei Muazzamayı tavaf etmek için abdest almak vacibdir. Tefsirden başka şeri kitablara dokunmak için abdest mendubdur.

Kaynak: Dilara yayınlarından Ölçüler
Yeni baskıya göre sayfa 306
"namaz kılmak için abdest almak farzdır.böylece kuranı hakime dokunmak için de abdest farz olur" arada nasıl bir bağlantı var acaba gerçekten siz buna inanıymsnz?
Ona, temiz olanlardan başkası dokunamaz.»(Vâkıa, 79) ayetini bide farklı açıdan düşününn lütfn
burda kastetedilen niyetlerdeki pislik neden olmasın?Allah(c.c) burada onu anlamak için değilde kötü niyetle okuyanlardan bahsediyoda olabilr
Ayrıca kafama takılan bir soruyuda paylşmak istyrm.cünüp olma halini pis kabul edpi burdan yola çıkarak tüm gayri müslimleri pis kabul ederek bunların kuranı kerime dokunmlarını yasaklayarak nereye ulaşabilrz ki?Bakn siz hollandadasınz galiba,hiç bir gayrı müslime okuması için bir kuran hediye etmdnz mi yoksa?onları kurandan uzak tutarak nasıl olurda emri bil maruf ve ne?hy-i enil münker yapabilrz?
__________________
Ama herşeyin en iyisini Allah(c.c) bilir
eski 09.05.2008, 12:43 haqperest isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #48
Davetçi
 
haqperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.05.2008
Nerden: istanbul
Mesajlar: 120


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 320
Teşekkür etti: 21
Teşekkür aldı: 90 konuda 219 kere
haqperest - MSN üzeri Mesaj gönder
bunuda okuyun ltfn

Sakallı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Abdest almak bazen farz, bazen vacib, bazen mendub olur. Mesela namaz kılmak için abdest almak farzdır. Böylece Kuran-ı Hakime dokunmak için de abdest farz olur. Hatta Hanefilere göre, Kuranın tercümesi dahi abdestsiz alınamaz. Kabei Muazzamayı tavaf etmek için abdest almak vacibdir. Tefsirden başka şeri kitablara dokunmak için abdest mendubdur.

Kaynak: Dilara yayınlarından Ölçüler
Yeni baskıya göre sayfa 306
Abdest ve Kur'an
Mustafa Alphan Başbekleyen

Bu yazımızda toplumumuzda genel kabul gören bir yanlışı, daha doğrusu Kur'an-ı Kerim'deki yanlış yorumlanan bir ayeti incelemeye ve Kur'an'a uygun olan anlayışı ortaya koymaya çalışacağız. Amacımız Kur'an'ın önündeki engellerden birini kaldırmak ve bu noktada Kur'an'ın an*laşılmasına biraz daha yardımcı ol*maktır.

Kur'an, müslümanlar arasında en çok sözü edilen fakat anlaşılması için en az çaba gösterilen bir kitap olduğun*dan dolayı insanlarımızın Kur'an adına bildikleri şeylerin bir çoğu kulaktan dol*ma, asılsız ve uydurma bilgilerdir.

Elbetteki Kur'an'ın tanınmadığı, an*laşılmasının belli "tekellere" devredildi*ği dönemlerde, Kur'an'ın anlaşılmama*sı, ayetlerinin yanlış yorumlanması ve bunların da çabucak kabul görmesi do*ğal bir sonuçtur. Ancak bu noktada do*ğal olmayan ise, toplumun böylesi acıklı bir tablo oluşturmasına rağmen, müslümanların gündemlerine hala Kur'an'ı almamakta diretiyor olmaları*dır.

Kur'an'ın bu durumda oluşunun bir çok sebebi vardır. Bunların bir çoğu da Kur'an'ı kutsama, yüceltme adına ya*pılmış/yapılmakta olanlardır. Kitabı*mız Kur'an öyle yüce, öyle kutsaldır ki; değil onu okuyup anlamamız, ona do*kunmamız bile belli kuralları, prensiple*ri yerine getirmemize bağlıdır/bağlan*mıştır.

Biz burada söz konusu kurallardan birisini; "Kur'an'a abdestsiz el sürüle*meyeceği" dolayısıyla okunamayacağı yolundaki iddiayı ve bu iddiaya delil olarak gösterilmeye çalışılan Vakıa Suresi'nin 79. ayeti üzerinde duraca*ğız.

Ayette; «Ona (Kitab-ı Meknun'a ve*ya Kur'an'a) arınanlardan başkası te*mas edemez.» (56/Vakıa, 79) deniliyor. «Arınanlar» diye tercüme ettiğimiz «mutahharun» kelimesi elimizdeki mevcut meallerde, Maide Suresi'ndeki abdestle ilgili 6. ayette geçen ve maddi temizlenmeyi ifade eden (fettahharu: temizlenin) kelimesiyle eş anlamlı ola*rak kullanılmakta ve böylece Kur'an'a ancak abdestli olanların dokunabileceği sonucu çıkarılmaktadır.

Acaba gerçekten, iki ayrı ayette ge*çen bu iki kelime aynı anlamları mı ifade etmekte yoksa farklı anlamlar mı taşı*maktadırlar? Bu konuyu açıklığa ka*vuşturabilmek için Kur'an-ı Kerim'deki ve Arap dilindeki bu kelimeyle ilintili di*ğer türevlere bakmak sanırız yerinde olacaktır.

Lügatte; "temizlemek, arıtmak, pis*liği gidermek, kadınlar için hayızdan te*mizlenmek... vs." anlamlara gelen ve kökü "ta-he-ra" olan fiil Kur'an-ı Kerim'de ve Arap dilinde en genelde iki an*lamda kullanılmaktadır. Birincisi; Maide Suresi 6. ayetteki (fettahharun) fiilini de içine alan ve bizzat maddi temizliği içe*ren ve bu anlamda kullanılan (ta-he-ra) fiilidir, ikincisi ise; insanın veya en ge*nelde yaratıkların kalbi ve manevi temizliğini, küfür ve batıl pisliğinden arınmışlığını ifade için kullanılan aynı kök*ten alınmış fakat farklı varyanttaki (ta-he-ra) fiilidir. Aşağıda örneklerle açıkla*yacağımız üzere Vakıa Suresi 79. ayetinde geçen (mutahharun) kelimesi de sözünü ettiğimiz ikinci anlamı ifade eden (ta-he-ra) fiilinin bir türevidir.

Maddi temizliği ifade etmek için kul*lanılan, ayetin bütünlüğünden de bizzat su ile temizlenmeyi ifade ettiği anlaşı*lan ve hemen hemen aynı anlamı içe*ren fiil kalıpları (vezinleri)ndan türeyen "temizlenmek" kelimesi kısaca Kur'an-ı Kerim'de şu şekillerde geçmektedir.

«...Eğer cünüp iseniz temizlenin (fettahharun).» (5/Maide, 6)

«...Temizleninceye (yethurne) ka*dar onlara yaklaşmayın.» (2/Bakara, 222)

«...Ve gökten tertemiz (tahura) bir su indirdik.» (25/Furkan, 48)

«...Rableri onlara tertemiz (tahura) bir içki içirmiştir.» (76/İnsan, 21)

Görüldüğü gibi bu ayetlerde geçen temizlenmek kelimesi maddi temizlik yani Maide Suresi 6. ayette de olduğu gibi su ile temizlik anlamında kullanıl*mıştır. Bu anlamdaki pratik kullanım hakkında da örnek verecek olursak; "su ile yıkadım (iğteseltu) guslettim den*mek istendiği zaman (tetahhertü veya ittahhartü)" derler.1 Bu konudaki ayet ve kullanım örneklerini artırmak mümkün, ancak bu kadarla yetinerek keli*menin ifade ettiği ikinci anlama geç*mek istiyoruz.

«...Allah onların kalplerini temizle*mek {en yutahhira) istememiştir.» (5/Maide,41)

«...Ey Meryem, Allah serti seçti, te*mizledi (tahharaki) ve seni dünyaların kadınlarına üstün kıldı.» (3/AI-i Imran, 42)

«...Seni inkar edenlerden temizle*yeceğim (mutahhiruke)...» (3/AI-i imran, 55)

«...Allah sizden kiri gidermek ve si*zi tertemiz (yutahhirakum tathira) yap*mak istiyor.» (33/Ahzab, 33)

«Değerli, şanlı, yükseltilen, temiz tutulan (mutahharatin) sahifeler için*dedir.» (80/Abese, 13-14)

«Allah tarafından tertemiz (mutahharaten) sahifeler okuyan bir elçidir.» (98/Beyyine, 2)

Bundan başka pratik kullanımda Araplar günahkar kimsenin temizlen*mesi için (Tahhir) kelimesini kullanırlar, Müddessir Suresi'nde 4. ayette ge*cen (Elbiseni temizle; tetahhir) aynı şe*kilde nelsini, ahlakını temizle anlamını ifade etmektedir,2 Çocuğun "sünnet edilmesi" anlamında da Arap dilinde aynı kelime kullanılmaktadır.

Görüldüğü gibi yukarıdaki ayetler*de ve pratik kullanımlarda geçen (ta-he-ra) fiili vezin (fiil kalıbı) değiştirerek kalbi temizliği (5/41), küfür ve şirk pisli*ğinden uzaklaştırılmak suretiyle arındırılmışlığı (3/55) ifade eder bir anlam kazanmıştır. Söz konusu olan Vakıa Suresi 79. ayette geçen kelime de aynı vezinde ve aynı anlamda kullanılmış*tır.

Dolayısıyla bu ayetlerde geçen "mutahharun/temizlenenler" kelimesi*nin abdest almakla hiçbir alakası yoktur. Ayetlerin siyak ve sibakı da göz önünde tutulursa görülür ki; ayet abdest alanlardan değil, arınmış olan melek*lerden bahsetmektedir.

Ayeti daha iyi anlayabilmek için da*ha öncesi ve daha sonrasına da baş*vurarak yeniden gözden geçirelim. «O elbette değerli bir Kur'andır.» (56/77); «Korunmuş bir kitaptadır.» (56/78) «Ona temizlerden (mutahharun) baş*kası dokunamaz!» (56/79); «Alemlerin rabbinden indirilmiştir.» (56/80); «Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?» (56/81).

79. ayette geçen "o" zamiri Arapça gramer kurallarına göre kendisine en yakın olan isme atfedilir, böylece el sü*rülemeyecek olan kitap, Buruc Suresi 22. ayette de geçen "Levh-i Mahfuz" anlamındaki "Kitabîn Meknun/ Korun*muş Kitap"tır. Ancak dolaylı olarak Kur'an-ı Kerim'e de dokunulamayacağı söylenebilir. Çünkü Kur'an da o kitaptan bir parçadır. Dolayısıyla ona da içinde pislik, kötülük olan hiç bir yaratık (şeytan, cin, ins) dokunamaz, yani tev*hidi bütünlüğü bozucu ve tevhide aykı*rı batıl unsur sokamaz.

Kur'an-ı Kerim'in nüzulü sırasında, Kur'an'ı inkar eden ve Hz. Peygamberi yalanlayan müşrikler (3/184), Kur'an'ın şeytanların, cinlerin sözü olduğunu (37/36) Muhammed (s)'in cinlenmiş ol*duğunu (15/6) Öne sürüyorlardı. Dola*yısıyla Kur'an'ın Allah (c. c.)'tan indiril*miş olmadığını, temiz olmayan varlık*lar tarafından Hz. Peygamber'e ilham edildiğini iddia ediyorlardı.

Oysa Kur'an-ı Kerim bunlara cevap olarak "Kovulmuş şeytanın sözü olma*dığını" (81/25) "şeytanların indirmedi*ğini" (26/210) bildirerek, söz konusu Vakıa 79. ayete de "Ancak ona temiz olanların dokunabileceğini" yani, sa*dece günah ve şirkten tamamen temiz*lenmiş olan meleklerin dokunabilece*ğini ve hemen akabinden de "Alemle*rin rabbinden indirilmiştir" diyerek müşriklerin iddialarının boş ve asılsız olduğunu ortaya koymuştur.

Bu ayet Enes b. Malik, ibn Abbas, Said b. Cübeyir, İkrime, Mücahid, Katade... vb. bir çok sahabe tarafından da bu şekilde anlaşılmış 3 Salmanı Farisî de bu ayetin Kur'an'ı abdestli olarak ele alıp almamakla hiç bir ilgisi olmadığını, söz konusu (mutahhar) temiz olanların melekler olduğunu söylemiştir ki, yu*karıda açıkladığımız üzere doğru ve Kur'an'a uygun olan da budur.

Eğer söz konusu ayette geçen (mu*tahharun) kelimesine (abdest alanlar) anlamını verecek olursak Abese 14 ve Beyyine 2. ayetlerde geçen (mutahharat) kelimesine de aynı anlamı yani "abdest aldırılmış sahifeler" anla*mını vermek gerekirdi ki; bu ayetler için böyle bir iddiada bulunmak ne kadar yanlış ise Vakıa Suresi 79. ayette ge*çen (mutahharun) kelimesine de "ab*dest alanlar" anlamını yüklemek o ka*dar yanlıştır. Dolayısıyla bu ayetlerde geçen (mutahharat ve mutahharun) kelimeleri şirk, küfür ve şeytanın tema*sından uzaklaştırılmış anlamını ifade etmekle birlikte temiz olan meleklere işaret etmektedir.

Yine ayette geçen (la) edatı nehy la'sı değil, nefy la'sı olarak kullanılmış*tır ki, bir çok müfessir de bu kanaatte*dir.4 Yani bu ayette "dokunmasınlar" şeklinde bir yasaklama (nehy) söz ko*nusu değil, ancak "dokunulamaz" şek*linde bir olumsuzlama, dokunulamayacak olan bir olayın haber olarak bildi*rilmesi söz konusudur. Bu da ayette bil*dirilen, gaybî bir mesajla ilintilidir.

Ayrıca son olarak şunu da bildir*mek gerekir ki; Vakıa Suresi'ndeki söz *konusu ayet ile Maide Suresi'ndeki abdestle ilgili ayet karşılaştırıldığında da görülür ki; abdest ayeti diğerinden nü*zul sırası bakımından çok sonra indiril*miştir. Rivayetler de bu durumu des*tekler mahiyettedir. Bu durumda bilin*meyen bir hükmün yerine getirilmesi ve bunun istenmesi, yani abdest bilin*meden, abdestle ilgili bir hükmün yeri*ne getirilmesinin istenmesi nasıl müm*kün olabilir?

Sözü edilen bu ayetin yanlış anla*şılması sonucu müslümanlar Kur'an-ı Kerim'i yanlış yönde kutsamış ve yüceltmişlerdir ki, ona dokunmak için bile çeşitli merasimler ve prensipleri zorun*lu kural olarak koymuşlardır. Halbuki Kur'an'ın kutsanması ve yüceltilmesi bu anlamda değildir. Bilakis onun oku*narak anlaşılıp hayata tatbik edilmesi ona verilen en büyük yüceltmedir.

Allah (c. c.) Kur'an'da, Kur'an'ın okunabilmesi için abdest vb, gibi hiç bir ön şart koşmamış bilakis Allah'ın anıla-bilmesi için getirilebilecek tüm serbes*tiyi getirmiştir (4/103). Kur'an'da yal*nızca namaz kılmak için emredilen böyle bir ön şartı Kur'an'ın okunabilme*si için -olmazsa olmaz- bir kural olarak ortaya koymak, Kur'an'ın okunmasının ve anlaşılmasının önüne engel koy*mak demektir. Halbuki Allah-u Teala biz insanlar için kolaylık istemekte, güçlük istememektedir (2/185). Buna rağmen Allah'ın koymadığı bir şartı Kur'an'ın önüne getirip koymak aynı zamanda O'nu okuyup arınacak olan*ların Önüne geçmek demektir. Mümin*lerin görevi Kur'an'ın önüne engeller kaymak değil, önündeki engelleri kal*dırmak olmalıdır.

Mesele böylece açıklığa kavuşturulmadan sonra diyebiliriz ki; bu ayetin yo*rumlanmasında da olduğu gibi toplum*sal kabul gören değerler her zaman doğrudur anlamına gelmez. Doğru an*cak Allah'tan olandadır, dolayısıyla doğru ancak Kur'an'dadır,

Selam; doğruyu arayanlara ve bu doğruyla yaşayanlara olsun.



Notlar:

1. Lisanu'l-Arab, c. 4, s. 504,

2. Lisanu'l-Arab, c. 4, s. 505.

3. Camiu'l-Beyan, 27/206.

4. Tefhimu'l-Kur'an, Mevdudi, c. 6, s. 100.

Haksöz Dergisi - Sayı: 8 - Kasım 91
Kuran Çalışmaları

http://www.kurannesli.info/
__________________
Ama herşeyin en iyisini Allah(c.c) bilir
eski 09.05.2008, 12:54 haqperest isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #49
Üstadım teşekkur
 
Sakallı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.04.2008
Nerden: Zaandam, Hollanda
Mesajlar: 765


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 710
Teşekkür etti: 2.035
Teşekkür aldı: 736 konuda 2.324 kere
Sakallı - MSN üzeri Mesaj gönder
Evet kardeşim. ben gerçekten buna inanıyorum. Sen nasıl istiyorsan öyle yap. vesselam.
__________________
İLAHİ ENTE MAKSUDİ
VE RIDAKE MATLUBİ.
eski 09.05.2008, 13:04 Sakallı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #50
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:06 .