| | Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan | 1 | 2 | > | | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.412
Teşekkür etti: 27.018
Teşekkür aldı: 12.014 konuda 43.347 kere
| Bir kız çocuğu ne zaman tesettüre girmeli? Kardeşler, bu konuyu bir diğer forumda konuşmuştuk, buraya ekledim sanıyordum ama aradım bulamadım.. Konuşalım inşaAllah  asmin konuyu açmış: Ne zaman tesettüre girmeli? hepimizin bildigi gibi bazi kiz cocuklar örtünmekte zorluk cekiyorlar. sorum su: bir müslüman kizcocuk kac yasindan itibaren örtünmeli ve kiyafetinde ölcü ne olmali? mesela kisa etekler, şortlar, askili badiler kac yasindan itibaren sokaklarda giyilmemeli? bu konuda ne düsünüyorsunuz? asmin -------------------------------------------------- Bir kız çocuğu haliyle annesini model alacaktır.. Ama: Bazen sokaklarda görüyorum anne tam tesettürlü ama yanındaki küçük kızı son moda, askılı bluz vs. Bu bir çelişki değil de nedir! Küçük kızlarımıza buluğ çağına erinceye dek mazbut kıyafetler giydirilmeli, arzu ediyorsa kendi hevesiyle örtünmesi teşvik edilmeli, zorlamamalı ama mesela etek altına uzun şortlar vb. küçükken alıştırılmalı.. Büyüme çağına yakın da, en güzel kıyafetleri alıp, evde verilecek bir davetle arkadaşları ve aile büyükleri çağrılmalı, dua ile misafirler önünde ilk tesettürlü kıyafeti giydirilmeli.. Annesi ve diğer aile büyükleri mümkünse çeşitli hediyeler almalı ve orda herkes içinde verilmeli, bilezik, saat vs olabilir.. Sevdiği insanlar, sevdiği yiyecekler, hediyeler Hoş bir parti olmalı.. Her yer süslenmeli, yarışmalar vb organize edilmeli.. Hem kızımızın gönlü hoş edilmeli, hem de etrafa örnek olmalı.. Eskiden biliyor muusnuz osmanlı devrinde, bu anlattığıma benzer çarşafa girme törenleri düzenlenirmiş.. Ve genç kızlar can atarlarmış "Ah gelse de o günler biz de çarşafa girsek" diye İmrendirmek lazım İslam'a.. Bakın batıl nasıl süslüyor her çeşit günahı, parlak yaldızlı-albenili paketlerde sunuyor her haramı.. Bizler neden helali süslemeyelim, sevdirmeyelim? Aman dikkat! Küçücük yürekler kuş misali elimizde, uçurmayalım.. monaroza -------------------------------------------------- evet , osmanli da cocuklara dini sevdirmek icin örtünme törenleri, kurana baslama törenleri v.s. gibi harika seyler varmis. asmincim, bulundugun topluma göre cevap vereyim. alamanyada yasayacagina göre sunlari tavsiye ederim. kizin olursa kücükken askili giydir ama icine koltukalti görünmemesi ici dantelli bir tisört giydir, altina da kisa tayt.
kizinin kiyafeti cevresindeki kizlara benzeyebilir fakat her zaman bir farki olmali.
mesela 6 yasindayken ojeye merak sararsa al sür ki, komsun veya baska bir akraban sürmesin. kizinin moda hususunda danisacagi kisi ve dert ortagi sen ol.
ojeyle birlikte asitonunu da al. mesela namaz vakti gelince abdest ici o ojenin cikmasini ögret. sür sil sür sil----> yakinda bikacaktir göreceksin.
süslenme ve giyim konusunda hic bir seyi ulasilmaz gibi görmesin, eziklik ve komplex sahibi olmasin. kücükken orta yolu bulmak zordur. yani ne tam kapali ne tam acik. ama haya ve edebi böylelikle ögrenecektir cünkü örnegi sensin. en büyük sorun yüzme olabilir. burada ortam müsait degilse türkiye´ye gittiginizde mutlaka müsait yerleri arastir ve götür. orada da tesettüre uygun taytli mayo giyer. bir de cocuklara sürekli iffetli, terbiyeli, edepli olduklari söylenmelidir.yani tam tersi degil. not: bir psikooji kitabinda okumustum eger cocugunuzun örnegin bir ateisz olmasini istiyorsaniz her gök gürlediginde "bak tanri sana kiziyor " deyin cocuk ileride istese de iman etmekte güclük cekecektir cünki insan korktugu seyden nefret eder, diye yaziyordu mawera -------------------------------------------------- Anneler, babalar, Sizler de yazın, paylaşalım e mi | 
20.10.2007, 03:16
|
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 16 üye:
aşkınsonhecesi, berre, devr-i alem, dilara92, dilaram, dilerim, diyarbekrî, hafsa, Hak-dilaram, jenerator, kapına_geldim, musafaha, nurulhak, yosun | | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.412
Teşekkür etti: 27.018
Teşekkür aldı: 12.014 konuda 43.347 kere
| 
Alışırlar mı ki böyle | 
26.10.2007, 23:52
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| | | ONURSAL ÜYE
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.692
Teşekkür etti: 3.318
Teşekkür aldı: 1.478 konuda 5.665 kere
| giymeyenler namussuz mu ki suali akla gelmiyor değil hani?
küçük bir hanım kızın mahallede arkadaşları ile oynarken söyleyebileceği sözler geliyor da aklıma..
"Hani senin namus donun? sen namussuz oldun.." -namus da ne ki?-
hele bir çocuk evvela edebi mi öğrenmeli.. yoksa namus kavramını mı?
doğuda islam ahlakının ve de törenin yer değiştirmesine sebep sert kavram meşakkatidir her halde.. | 
28.10.2007, 10:59
| |
leys isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Hademe
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.687
Teşekkür etti: 11.134
Teşekkür aldı: 5.010 konuda 25.587 kere
|
bizim semiha'yı zorlamadık hiç... 9 yaşında örtüsünü çekti başına. şu hazır şipşak örtüler var ya onlardan. onun farklı hissettmenin heyecanını hissettiğini düşünüyorum. şimdi 12 yaşında artık evin içinde bile çıkarmak istemiyor baş örtüsünü. sanki onun teni oldu o örtü.
lamia 5 yaşında namus donu (güzel tabirmiş )hususunda çok dikkatli. pazarda don alıyorlar annesiyle, pazarcı ona şu kısa donlardan ayırıyor, lamia dikkatli tabi, pazarcıya diyor ki: amca, ben onları giymem! ayıp ya! bana uzun don ver! 
oturup kalkarken uzun donlu olmanın keyfini yaşıyor evde.
bence bu alışkanlık çocuğun hazmetmesi ile çok ilişikli. anne baba dikkatli ve temkinli olursa tereyağından kıl çeker gibi kolayca çocuk alışkanlık sahibi olabiliyor.
mesela bir baba, asla çocuklarının diz ile göbek arasına bakmamalı. bakmadığını hissettirmeli. bakılacak şekildeki uygunsuz giyime ve oturuşa suratını ekşiltmeli; ama üstüne de gitmemeli baba olarak. mimiklerden mesajları almalı çocuk, ötesi annenin nasihatı, ikazı olmalı.
kazara ev hali giyinirlerken soyunurlarken rastlaşırsa baba çocuklara hemen gözünü çevirmeli ve özür dilerim farketmemişim demeli. çocuk kendi kendine kavramalı o uzuvların gösterilmesi ayıp olduğunu.
çocukların yanında soyunulmamalı ve onların odasına girerken kapı çalınmalı.
islam çok ince ince bütün bu meselelere değinmiş esasen. yaşandıkça yaşanılası dinin ne kadar yaşamsal meseleleri çözdüğüne şahit oluyoruz. | 
28.10.2007, 11:52
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 12 üye:
Ayşe Reşad, berre, dilara92, dilaram, dilerim, diyarbekrî, hafsa, iklimya, irşad, nurulhak, tayyibe | | | fey-i zeval
Üyelik tarihi: 23.06.2008
Mesajlar: 1.931
Teşekkür etti: 753
Teşekkür aldı: 488 konuda 2.207 kere
|
monaroza açmış olduğunuz bu konu için size teşekkür ediyorum.çok mühim bir mevzu ve bence şu bulunduğumuz zaman içerisindede dikkate alınması gerekli konuların da başında gelmeli.
genelde örtünme yada dini vecibeleri yerine getirmeye başlanma zamanı olarak buluğ çağından sonrası dile getirilir.bence erken başlanılmalı;
özellikle örtünme ibadetinin kız çocuğuna çok erken yaşlarda alıştırılarak başlatılmasından yanayım.7 yaşında başlayabilir mesela ama sık sık kullanmayarak tabi özellikle kandillerde ramazan aylarında ibadetlerimizi ailece daha yoğun bir tempoyla gerçekleştirdiğimiz zamanlarda çocuklarımız için bir örnek teşkil ettiğimiz bilincinde olarak kız çocuklarımızın böyle günlerde başlarını örterek gerekirse kıldığımız namazlarımızda duaları bilmeseler dahi sadece hareketlerle kıldığımız namazlarımıza kendi istekleri doğrultusunda onları sıkmadan bizlere ibadetlerimizde eşlik etmelerini sağlıyacak ortam oluşturmalıyız.
benimde yeğenlerim var ebeveynleri ne yazık ki bu konuda çok hassas değilller bu uyarıyı bizler yaptığımızda ise aldığımız yanıt malum;"yaşları daha küçük heveslerini alsınlar,kısa giyinsinler kolları açık sakıç giyinsinler ne de olsa biraz büyüyünce zaten giyemiyecekler,içlerinde kalmasın yavrucakların vs.."ne kadar masumane ve merametkarane bir söz gibi gelir kulaklarımıza...
bu sözlerden sonrasıda malumunuz olur..çocuk yaşı ilerleyince ve alıştığı yada nasıl desek alıştırıldığı bir hayat tarzı ile yaşamını devam ettirirken birden "kızım sen büyüdün artık böyle giyinemezsin ayıp"derler.ama o çocukalıştırıldığı rahat bu halletten istediğimiz halete bürünebilir mi orası muamma işte
gözlemlediğim ve edindiğim bazı tecrübeler neticesinde şu kadarını söyleyebilirim ki;ebeveynler her konuda olduğu gibi bu konudada çocuklarının yaşantılarına yön verme hususunda kendi hal ve hareketleriyle onların yaşamlarına örnek teşkil eden en önemli unsurlar olarak kendilerine mühim görevi de üstlenmekteler.
misal;anne tesettürüne ne ölçüde dikkat eder ve bu örtünün ehemmiyetinin ne olduğunu kendi idrak edip,keyfiyeti hususundada edindiği bilgileri evlatlarına aktarabilirse neticede bu güzellikleri kendi yaşayıp çocuklarına aksettirmede zorluk çekmez ve böylelikle çocuğunu daha düzgün bir edeple yetiştirebilir.
Rabbim kolaylık verir yeter ki bizler yaşadıklarımızda İSLAMİ HÜKÜMLERDE samimiyeti mümkün mertebe en zirvede tuttalım.
evladlarımızıda salih ,hayalı,edepli,akıllı,zeki,takvalı,vatınana milletine hayırlı evlatlar eyler inş...
__________________ Neylesin can âlemde yok ise canan... | 
28.10.2007, 12:56
| |
azadeyim isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
| | | ONURSAL ÜYE
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.692
Teşekkür etti: 3.318
Teşekkür aldı: 1.478 konuda 5.665 kere
| kavramlar üzerinde bir tenakuza düştük..
düşündüklerim sizinkilerden farklı değil elbette..
sadece "namus" kavramının daha ileri ki yaşlarda kavratılması gerektiği hususunda itirzım var..
çocuklar namustan da, edebden de evvel haya duygusu ile donatılmalı..
haya perdesi kalın olan bir çocuğa edebi yerleştirmek, adabı yerleştirmek çok da kolaydır..
bununla alakalı.. mesela banyo yaptırırken çocuklara anneleri..
çocuklar için belden aşağıyı örtecek bir örtü belki bir peştemal..
anne-kız , anne - oğul arasındaki haya çizgisini belirler..
bir evlad erkek yahut kız ne cins olursa olsun anne ve babası arasındaki haya çizgisi belirlenmemişse ebeveyni tarafından namus kavramı kavratılamaz..
kaldı ki, Sadık-ı Masduk (asm)'ın altın sözlerinde haya vardır.. edeb vardır..
Baldızı odaya ince bir elbise ile girdiği vakt mübarek başını çevirip uyardığında ona namustan bahs eylememiştir..
bana göre namus kavramı katı bir tabirdir halen bir çocuk için..
hayadan ve edebden evvel.. | 
29.10.2007, 11:34
| |
leys isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Hademe
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.687
Teşekkür etti: 11.134
Teşekkür aldı: 5.010 konuda 25.587 kere
| peki nasıl bir tesettür?
açıkçası yeni nesil tesettür kavramı, bir tarz teşhir gibi. bu konuda çeşitli yazılar okudum. genelde çoğunu erkekler yazmış. erkeklerin kadın doğasını adem aleyhisselamdan bu yana kavramada problemli olduğunu bilerek bu hususta özellikle yanlış konuşmak istemiyorum.
diğer milletleri pek bilmem; ama bizim millet kızını anasına teslim edenlerdendir. babalar pek müdahale etmez; ya da müdahalelerinde dozajı/kıvamı bir türlü tutturamaz görüntüsü sergilerler..
tavsiyeler/fikirler? | 
29.10.2007, 12:29
| |
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.412
Teşekkür etti: 27.018
Teşekkür aldı: 12.014 konuda 43.347 kere
| Benim kızım yok ama yine de havadan konuşayım biraz
Dışa çıkarken tabii belli ölçüler olmalı, ama evde de fazla zorlamamalı çocukları..
Bazı aileler tanıyorum çok katılar, çocuk imreniyor bir şekilde askılı bluz, tayt vs. giymek istiyor..Hemen hayır diyorlar, hatta almıyorlar bu tip giysileri..
Bırakın, eğer özenmişse çocuk -özenmemesi, hasret duymaması ideal tabii ama- hevesini alsın, helal dairede giyinsin, tatmin olsun.. | 
29.10.2007, 12:42
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | ONURSAL ÜYE
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.692
Teşekkür etti: 3.318
Teşekkür aldı: 1.478 konuda 5.665 kere
|
tesettür emri erkek ve kadın içindir..
sadece hanım tesettürü yoktur ki..
Doğru bir teşhis olur mu bilmem ama,
Bir Peygamber olarak erkekten emrin alınması..
ailede "anneye teslim" edilse de..
babanın belirleyici unsur olması,
hanımlar için tesettürün yine "erkeğin nazarlarından" muhafaza için emredilmesi..
bir maskulen yapı var yani.
burada dikkati gerektiren nokta şu olmalı ki:
Erkek tesettürü..
Bunu da ikiye ayırmak gerektir ki,
zahiri ve batıni tesettür..
Tesettür haya anlayışından geliyor ise, erkeklerin maalesef bu anlayıştan uzak kaldıkları aşikardır..
tesettür anlayışları ise, moda ile karışmış girift bir hal almıştır.
Hanım kızımıza yaz sıcağında tesettür emri veren babanın yaka bağır açık firil firil gezmesi ne derece özendirici olur ki bilmem..
Ama herhalde kızımız erkek doğmadığına bir kez daha pişman olmanın kapısında bekliyordur 
Erkek çocuklarına da bilhassa öğretilmesi gerekli olan haya anlayışından maalesef içtimai ve ailevi manada pek uzağız.
Kızlarımıza sözüm meclisten dışarı "manus donları" giydirirken..
Oğullarımıza da Peygamber (asm) ın eteği açılan hanımdan gözlerini kaçırdığı misillü gözlerini kaçırmak öğretilmeli.
Velev ki, o hanım sahabinin eteğinin altında uzun donu onu muhafaza ederken bile. | 
29.10.2007, 14:41
| |
leys isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| | | Hademe
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.687
Teşekkür etti: 11.134
Teşekkür aldı: 5.010 konuda 25.587 kere
|
bir kız babası olarak şunları rahatlıkla ifade edebilirim:
evin içi dışından daha tehlikelidir.
çocukların rahat davranabildiği ortamlardır aile ortamları.
evinde izlenen dizi/film/programdan tutun da babanın, oturup kalkmasına kadar birçok hususa dikkatini vermesi gerekmekte.
mesela çocukların yanında asla soyunup giyinmemeli ve asla çocuklarının soyunup giyinmelerine gözlemci olmamalı.
çocuğa mahremiyet duygusu aşılanma faslı evdedir, dışarda değil.
daha bebeklikten itibaren bu mahremiyet duygusuna çocuğu alıştırmalı, ısındırmalı ve benimsetmeli.
türkler kadına avrat demişlerdir. avrat kelimesi bugün kullanımda ne kadar da kaba geliyorsa da kelimenin aslı 'avret'tir. avret, haya ile çok ilişikli bir tabirdir.
e ama canım ben annesiyim, ben babasıyım tarzı bir gevşeklik çocuğun alım mekanizmalarında ana babanın farkedemeyeceği bazı arızalara vesile olacaktır.
rasulu muhterem aleyhisselam'ın bu hususta özel tavsiyelerini dikkatle incelediğimizde ve talim terbiye kitaplarına baktığımızda farkedeceğiz ki günün tesettür haya mahremiyet ve ahlak bozukluklarının kökeni bizzat ev halindeki dini selabetin noksanlığındandır. | 
29.10.2007, 15:29
| |
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
| | | | | Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan | 1 | 2 | > | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:15 .
Powered by: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 Bazaar Desings |