Geçen yüzyıldaki başkentleridir Antwerp. Yeni Kudüs de derler. Burada mücevher işiyle ilgilenirler ve bu sektörü tekellerinde bulundururlar. Hani son zamanlarda bi tektaş furyası var ya. Biz de müslümanlar olarak bu furyaya kendimizi kaptırıp tonlarca paramızı bunlara akıtıyoruz, işte dünyanın heryerinde olduğu gibi Antwerp'de de zengin tabakayı bunlar oluştururlar.
Geçtiğimiz cuma günü, cuma namazı çıkışında bir arkadaşı evine bırakmamız gerekti. Arabayla şehir içerisinde ilerliyoruz. O bir yandan yolu tarif ediyor bir yandan da muhabbet ediyoruz. Bir ara yolu tarif etmeyi unuttu ve düz gitmemiz gerekirken bulunduğumuz şerit bizi mecburi olarak sağa döndürdü. Geri dönmemiz gerek fakat yol bölünmüş yol olduğundan ışıklara kadar gitmemiz gerekiyor. Bu arada etrafı seyrediyoruz. Sokağı döner dönmez insanların tipleri de bir anda değişti.
Abartmıyorum istisnasız bütün erkekler ya kippalı ya da silindir şapkalı, kafalarının yanlarından sarkan birer tutam lüleli saçlı, sakallı, takım elbiseli ve pardesülü. çocuklar da dahil.
Kadınlar, hepsi peruklu, etekli, çoğunluğu pardesülü. Fas ve Türk mahallelerini de bildiğimizden ne yazık ki müslümanım diyen çoğu kadınlarımızdan ve kızlarımızdan kesinlikle daha tesettürlü idiler. Tekrar ediyorum istisnasız hepsi... Herhalde buna şaşırmamışsınızdır. Çoğumuz bunların dinlerine sıkıca bağlı olduklarını biliriz. hiç olmazsa %80'i.
Yazar din eksenli ve çağdışı eğitimden bahsetmiş de hani biz niye göremiyoruz?
Yeryüzünde kaç milyon müslüman var ve bu müslümanlardan yüzde kaçı beş vakit namazını kılmakta? %50? %30? %10? Zannetmiyorum. %5'i geçmez.
Eğer biz onların %1'i kadar bile olsak Allah Teala inayetini gönderirdi ve dünya bizim olurdu inanın. Çok gerilere gitmeye gerek yok, yüz yüz elli yıl öncesine baksanız yeter.
Biz ne yapıyoruz?
"Yahudi şöyle, yahudi böyle, yahudi aşağı, yahudi yukarı, yahudi, yahudi, yahudi, yahudi, yahudi ..."
Yahudinin reklamını yapacağımıza oturup
"Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah ...." desek Allah yardımını gönderir vesselam...
.
__________________ Gölgen görünse gözlere bin türlü fer gelir.
Zindan ışık saçar, çöle derya gelir.
Sen gülmeyince gülleri açmaz baharımın,
Sen gelmeyince ruha ölümden haber gelir.
Geçen yüzyıldaki başkentleridir Antwerp. Yeni Kudüs de derler. Burada mücevher işiyle ilgilenirler ve bu sektörü tekellerinde bulundururlar. Hani son zamanlarda bi tektaş furyası var ya. Biz de müslümanlar olarak bu furyaya kendimizi kaptırıp tonlarca paramızı bunlara akıtıyoruz, işte dünyanın heryerinde olduğu gibi Antwerp'de de zengin tabakayı bunlar oluştururlar.
Geçtiğimiz cuma günü, cuma namazı çıkışında bir arkadaşı evine bırakmamız gerekti. Arabayla şehir içerisinde ilerliyoruz. O bir yandan yolu tarif ediyor bir yandan da muhabbet ediyoruz. Bir ara yolu tarif etmeyi unuttu ve düz gitmemiz gerekirken bulunduğumuz şerit bizi mecburi olarak sağa döndürdü. Geri dönmemiz gerek fakat yol bölünmüş yol olduğundan ışıklara kadar gitmemiz gerekiyor. Bu arada etrafı seyrediyoruz. Sokağı döner dönmez insanların tipleri de bir anda değişti.
Abartmıyorum istisnasız bütün erkekler ya kippalı ya da silindir şapkalı, kafalarının yanlarından sarkan birer tutam lüleli saçlı, sakallı, takım elbiseli ve pardesülü. çocuklar da dahil.
Kadınlar, hepsi peruklu, etekli, çoğunluğu pardesülü. Fas ve Türk mahallelerini de bildiğimizden ne yazık ki müslümanım diyen çoğu kadınlarımızdan ve kızlarımızdan kesinlikle daha tesettürlü idiler. Tekrar ediyorum istisnasız hepsi... Herhalde buna şaşırmamışsınızdır. Çoğumuz bunların dinlerine sıkıca bağlı olduklarını biliriz. hiç olmazsa %80'i.
Yazar din eksenli ve çağdışı eğitimden bahsetmiş de hani biz niye göremiyoruz?
Yeryüzünde kaç milyon müslüman var ve bu müslümanlardan yüzde kaçı beş vakit namazını kılmakta? %50? %30? %10? Zannetmiyorum. %5'i geçmez.
Eğer biz onların %1'i kadar bile olsak Allah Teala inayetini gönderirdi ve dünya bizim olurdu inanın. Çok gerilere gitmeye gerek yok, yüz yüz elli yıl öncesine baksanız yeter.
Biz ne yapıyoruz?
"Yahudi şöyle, yahudi böyle, yahudi aşağı, yahudi yukarı, yahudi, yahudi, yahudi, yahudi, yahudi ..."
Yahudinin reklamını yapacağımıza oturup
"Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah ...." desek Allah yardımını gönderir vesselam...
__________________ Gölgen görünse gözlere bin türlü fer gelir.
Zindan ışık saçar, çöle derya gelir.
Sen gülmeyince gülleri açmaz baharımın,
Sen gelmeyince ruha ölümden haber gelir.
menfaati için dinini dahi kullanabilen bir anlayış...
bu anlamda yahudi her yerde çoktur.
özellikle nerede yahudiye nefretini had safhada bildirenler varsa onların arasında daha çok vardır benim gördüğüm...
mesela, ehli sünnete uygun islam alimlerini yahudilikle suçlayıp, onları yahudi vasfı ile vasıflayan yahudileri seven ve kollayanları gördükçe, yahudiliğin virüs gibi nereleri sardığını da görüp dururum...
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
bu konu üzerine düşünmeyi men ettim kendimden
kendi hayrım için
ve forumun hayrı için
kızma şaka yaptım Önceki yazdığını neden değiştirdin? Güzeldi...
__________________ Gölgen görünse gözlere bin türlü fer gelir.
Zindan ışık saçar, çöle derya gelir.
Sen gülmeyince gülleri açmaz baharımın,
Sen gelmeyince ruha ölümden haber gelir.
fikir istişaresi deniliyor ya güya yaptıgımıza..
ikna olmayı dilemek-herşeye ragmen- bir adım..
anlaşılır kadar anlatabilmek karşındakine ikinci adım..ve sonrasında kabul edip hakkını vermek hak sahibine üçüncü adım.
bendeki bir yerleşik soru, bir başkasında hiç varolmamışsa, dert olmamışsa..
bu istişarenin bir hayr kazancı..ne ona, ne de sana yoktur.
niye cedelleşecegim o vakit