Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 70 (20 Kayıtlı ve 50 Misafir) bulunmaktadır.
Vakit öğle…
Gün ortası Dünya telaşındasın. İşler yoğun. Yarım kalmış ne kadar iş var! Sanki sensiz yürümüyor hiçbir şey. Sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak, belki hiç başlamayacak. Ne kadar çok vazgeçilmezin var! Ne kadar vazgeçilmezsin! Oysa dünya seni pek umursamıyor. Sessizce akıp gitmede sonsuz uzayda.. Telaşlarına inat uzakta bir kelebek yavaş yavaş kozasından çıkmada. Ötelerde bir insan son nefesini vermekte sessizce.. Bir bebek ilk kez gülümsemekte annesine…Vakit öğle… O kadar gürültü var ki ortalıkta.. Kalbinin sesini duyamıyorsun bile. Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin. Telaşların arasından sıyrıl, ruhuna yer ayır. Ebedî sükûnete hazırla kendini. Kalbini sonsuzluğa bitiştir.
Alnını secdeye değdir. Şimdi öğle namazı vakti!
__________________ .°•. °•. °•. °•. ««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»
ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...
.•° .•° .•° .•°.
ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma! And İçtik Bu sene de İki Kupaya!
Gün ihtiyarladı. Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne. Zaman ırmağı ikindinin çağlayanından dökülüyor şimdi. Ayrılığı söylüyor hece hece. Hüzün renkli bulutlar sardı göğü. Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale doğru akıyor ışıklar.Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor. Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlıyorsun. Öbür kıyısındasın artık hayat nehrinin. Bundan sonra vaadi yok sana zamanın. Yokuş aşağı akıyor kalbin.Vakit ikindi. Kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları. Tutunacak dal arıyor gibisin zamana karşı. Zamanın hükmü ağırlaşıyor üzerinde. Gün daha kısa geliyor artık. “Yemin olsun ki ikindi vaktine. Hüsrandadır insan.” Şimdi anlıyorsun. Çünkü, yokuş aşağı akıyorsun. Dalından kopuyorsun. Hoyrat bir rüzgâr artık zaman. Geriye kalan ancak iman.Şimdi ikindi vakti. Secdeye koy alnını. Eğil Zamanın Sahibinin önünde.
O’na konuş; dualarını fısılda. Sonsuzluğa tutun hece hece...
HAYDİ NAMAZA!...
__________________ .°•. °•. °•. °•. ««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»
ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...
.•° .•° .•° .•°.
ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma! And İçtik Bu sene de İki Kupaya!
O zaman sizde kendi bulunduğunuz yerin vakitlerini yazın,namaza davet edin..Belki şuan orada olanlar vardır aramızda Ben üç büyük şehri (izmirde kendi şehrim) ele alıyorum yazarken
__________________ .°•. °•. °•. °•. ««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»
ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...
.•° .•° .•° .•°.
ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma! And İçtik Bu sene de İki Kupaya!
Gün ölmek üzere. Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden. Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın.
Kara kefenini giyiniyor gün. Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor. Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün. Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek. Senin de kıyametin kopacak.Şimdi akşam. Ölmeden önce bil öleceğini ki, yaşatıldığını farkedesin. Herkesin senden uzaklaşacağı ölüm anını hatırla ki, sen de şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşıp Rabbine yanaşasın. Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet.. Herkesin unuttuğu yerde seni bir O hatırlayacak.
Hatırını yalnız O bilecek. Sen de O’nu an şimdi..
Şimdi akşam namazı vakti…
HAYDİ NAMAZA!...
__________________ .°•. °•. °•. °•. ««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»
ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...
.•° .•° .•° .•°.
ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma! And İçtik Bu sene de İki Kupaya!
Haydi, Namaz Seferberliğine.!!VAKİT NAMAZLARINIZI KILDINIZMI?
SELAMÜN ALEYKÜM
VAKİT NAMAZLARINIZI KILDINIZ MI --KAMPANYASI
HAYDİ, NAMAZ SEFERBERLİĞİNE ! __
_ Hatırlayabildiğiniz kadar gerilere gidin ve şöyle bir hafızanızı yoklayın. Bugüne dek ne çok kampanya, boykot, seferberlik gördünüz. Çoğu kez dünyayla ilgili bir amacı olan bu toplu girişimlerin birçoğuna da katıldınız belki.
Sizi dünya ve ahiretinizi kurtaracak bir seferberliğe çağırıyoruz: Namaz kılmaya, kılıyorsanız dört elle sarılmaya, hiç kazaya bırakmıyorsanız bile huşuyu keşfetmeye ve namaz için çalışmaya var mısınız?
Rabbimizin Kur’an’da 70 kez emrederek en çok önem verdiği ibadet olan namaz, Peygamberimizin (s.a.v.) ifadesiyle, ahirette hesaba çekileceğimiz ilk amelimizdir.
Ne var ki, yüzde 99’u Müslüman olan ülkemizde beş vakit namaz kılanların oranı yüzde 25’tir. Bunların da ara sıra kazaya bırakmak, aceleye getirmek, gereken önemi vermemek gibi problemleri var.
Müslümanların yüzde 75’i niçin namaz kılmadıklarını açıklarken, birçok bahane ileri sürüyorlar. “Kılmasını bilmiyorum.”, “Benim kalbim temiz.”, “Yaşlanınca kılarım.”, “Çok yoğunum, zamanım yok.”, “İş yerinde veya okulda fırsat bulamıyorum.”, “Hastayım.”, “Yolcuyum.” gibi bahanelerle kendilerini kurtardıklarını sanıyorlar.
Oysa namazın önünde hiçbir engel olamaz. Dünya için yığınla bilgi öğrenen insanlar, elbette namaz kılmasını da öğrenebilirler. Kalbi temiz olmak ise, zaten güzel bir namaz kılmanın şartlarındandır. Yaşlanıncaya kadar hiç kimsenin garantisi olmadığı için genç ihtiyar herkes namaz kılmak zorunda. Her şeye zaman bulan insanların, namaza vakit bulamamasını anlamak güç. İsteyen herkes namaz için her türlü ortamda fırsat bulabilir. Hastalık ve yolculuk ise, namaza engel olmaz, sadece kolaylaştırılmasını sağlar.
Namazın en büyük engeli, onun ne muhteşem bir önem ve değer taşıdığını bilmemektir. Ne yazık ki, namazı gündeme getirecek ciddi bir faaliyet de yok ülkemizde. Namazın önemini anlatan film, tiyatro, roman, şiir, ilâhî, program neredeyse bulamazsınız.
Şükürler olsun ki, bu sahada yazılmış hiç değilse çok güzel kitaplar var.
İşte biz, namaz için yazanlar ve namaz davasına gönül verenler olarak bir araya gelip namazı gündeme getirmeye karar verdik. Bugüne kadar namazla ilgili birçok toplantı, konferans, panel, program yaptık. Namazı anlatan kasetler, VCD’ler, filmler, radyo-TV programları da olsun istiyoruz.
Namazı anlamak ve yaşamak için sizi duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Sizi her yerde ve her zaman katılabileceğiniz namaz seferberliğine davet ediyoruz.
Gelin, namazı her yerde, her zaman, herkese anlatmak için çalışın.
Namazın elinden tutun ki, o da kabirde ve sıratta sizin elinizden tutsun.
Namazı sevin ki, Allah ve Resulü (s.a.v.) de sizi sevsin. _____ ____________
Bütün insanlar günah işler, fakat günah işleyenlerin en hayırlısı, tövbe edenlerdir.
Konu medahms tarafından (16.02.2008 Saat 13:38 ) değiştirilmiştir..
Namaz tartışmasız biçimde İslam dininin temelidir.
Namazın miraçta emredilmesi Allah'ın müslümanlara verdiği özel bir nimettir.
Gerçek ve hakiki namazda kul, Miracın hikmetlerine yaklaşır.
Böylece insan kulluğun ufuk noktasına yücelir.
Bizim günlük namazlarımız, böyle muhteşem bir yücelmeye eğitim mahiyetindedir. Yani bütün inananlar hangi şekilde olursa olsun, namaz kılarak ahlaklarını arıtır ve insanlığın haysiyetli yapısına ulaşır. Bugün yeryüzünde yüz milyonlarca insan, eksiği ile, yanlışı ile namaz kılmaktadır, riyakârca kılınan namazlar dışında bütün namazlarımız Cenab-ı Hakk'ın makbulüdür. Şu halde, biz namaz kılarken hep ahlâki bir yücelmenin özlemi içinde ve gayretinde olmalıyız. Elbette Allah'a lâyık hamd namazına erişmek, zorlu bir arınma konusudur. Ne var ki, kıldığı namazları yeterli bulmayarak bu güzel eğitimden kaçmak, nimetlerin en güzelini kaybetmek anlamına gelir.
Namazın şekli, okunan dualar, namazdaki âyetler ve zikirler gerçek namazın motifleridir. Biz namazı ne kadar yüzeyden kılarsak kılalım bu kuralları uygularız. Zaten gerçek namazı anlamak, tarif etmek için çok derin bilgileri karıştırmanıza gerek yoktur. Yalnız namazdaki hareketler ve namazda Allah'a söylediklerimizi anlarsak, namazın ne denli yüce bir hikmet olduğunu kavrarız.
Şu halde, namazı anlayabilmenin ilk şartı; namazın sabit bir kalıp olmadığını, insanı sıfır noktasından alıp en yücelere doğru arıtan bir faaliyet olduğunu tanımaktır. Bizzat herkes kendisi fark etmiştir ki; hem vakit namazında, hem de muhtelif günlerde kıldığımız namazlar birbirinin aynı değildir. Daha vecd içinde kıldığımız namazlar yanında çok yüzeyde kıldığımız pek çok namazımız vardır. Bu gerçeği bir benzetme ile anlatabiliriz: Namazın gerçeği bir gülün açılmamış goncası gibi kabul edilirse, ona ulaşmak için kat kat bir çok gül yaprağını geçmemiz gerekir. En satıhta kalan yapraklar günlük meşguliyetlerimiz arasında kıldığımız namazlardır. Daha huzurlu ve duygulu kıldığımız namazlar biraz daha içteki yaprakları temsil etmektedir.
Zaten insan nefisle gönül arasında raks eden bir noktaya benzer. Nefse yaklaştıkça namaz yüzeylerde kalır, gönle yaklaştıkça namaz derinleşir. Bu açıdan, namaz bize aynı zamanda kemal açısından bir ölçüdür. Eğer hep satıhta kalarak namaz kılıyorsak hareket noktamız nefisle iç içedir. Aksine, gittikçe arınıyorsak, namaz zevki duyuyorsak gönle yaklaşıyoruz demektir.
Namaz, bütün hayat boyu inananların uymak zorunda olduğu bir ibâdettir. Bu yüzden karakterlerimizi çizen en büyük etkendir. Namaz kıldığı halde, ahlâki kalıplarda beğenmediğimiz davranışlara sahip insanlara bakarak namaza karşı çıkmak; yanlış bina yapan mühendise kızıp cahil ustaya yaptırmaya benzer. Bu görüntünün önemli bir nedeni; namazda gerçeğini bilmeden, onu öğrenmeye gayret etmeden, çoğumuzun namazı kalıplaştırma yanılgısıdır. Namazı ahlâkın vazgeçilmez bir yaşantısı olarak tanımak, sanırım ki bu çıkmazları kökünden halledecektir.
Namaz:
Namaz insandaki ahsen-i takvim (Güzeller güzeli bir hilkat) sırrını ortaya çıkarır.
Allah'a giden kutsal yolda mutlu bir yolculuktur.
Bedene güç, nefse berraklık, ruha huzur; gönle haz veren ilâhi bir ziyafettir.
Namaz, kulun ilâhi huzurda sınırsız bir hamd'ı, kendi hiçliği yanında Sübhan'ın kudretini yaşama zevkidir.
Namaz tahammülü imkânsız nazların manyetik alanında kulun titreşimidir.
Namaz Fatiha sırrının açılıp bizi ilâhi huzurda saflaştırdığı bir mûcize-i Muhammedi (sav)'dir.
Ve namaz Allah'ın kendi muhteşem sanatını mü'minin gönlünde seyrettiği mîraçtır. Böylece namaz, insanın bedeni dahil tümüyle mânaya, evrenlerin sonsuzuna intikal ettiği bir saltanat-ı Muhammedî (sav)'dir.
İşte bu akıl almaz zikrin en yüzeyde yapılması bile ilâhî hoşnutluğu kazandırır. Şüphesiz ki, böylesine akıl almaz bir nîmetin ilâhi huzurda, sezilmesinin bilincinde olmamız gerekir. Namazın böyle çok önemli bir ibâdet olması titiz bir hazırlığı zorunlu kılar.
Değişmeyen bir kural, namazın asıl hedefinin gerçek namaz oluşudur. Ancak riya kokusu taşımayan her namazın da Allah katında kabul olduğu gerçektir. Acaba biz ömür boyu günde beş vakit kıldığımız namazlarda Efendimizin ahlâkına uygun bir sistemi geliştirerek namaza nasıl lâyık olabiliriz? Eğer bir kul ben gerçek namaz kılamıyorum, diye namazı terkederse, kulluktan istifa etmek gibi gaflete düşer. Yine bir kul. namazın her şekli kabul oluyormuş diye, ölene kadar yalnız namazın şeklini taklid ederse; hazzını duymazsa, bu da kendindeki ahsen-i takvim sırrını inkâr olur. O halde namazı, ne kadar yüzeyde de kalsa, hiç terketmeyeceğiz. Ancak her geçen gün, daha doğrusu her fırsatta namazın gerçeğine yaklaşmaya çalışacağız.
Şeklen kılınan bir namazla gerçek namaz arasında pek çok aşamalar vardır. Yani, bir namaz "ya taklid ya da gerçek olur" diye iki tanım yapılamaz. Taklid namazı en dıştaki kabuk sayarsak; özdeki gerçek namaza doğru binlerce kat namaz vardır İşte bize düşen her geçen gün bu aşamaları yavaş yavaş geçerek hakiki namaza yaklaşma gayretidir. Dr. Haluk NURBAKİ
''Sana kitaptan vahy edileni oku ve namazı dosdoğru kıl,gerçekten namaz kötülüklerden ve çirkinliklerden alı koyar.'' ANKEBUT 45.AYET
''Gerçekten ben,Allah'ım benden başka ilah yoktur,şu halde bana ibadet et ve beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl.'' TAHA 14.AYET
''Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki bunlar nefislerinin arzularına uydular,namazı terkettiler.bu yüzden ileride sapıklıkların cezasını görecekler,onlar gayya kuyusuna atılacaktır ( cehennem kuyusu).'' MERYEM 59.AYET
''Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin,şüphesiz ki o (sabır ve namaz)Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen görevdir.'' BAKARA 45.AYET
''Mücrimlere (günahkarlara) sorulacak ,sizi cehenneme sokan nedir? onlar,biz namaz kılanlardan değildik diyecekler.'' MÜDDESİR 43.AYET