| | Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan | 1 | 2 | > | | | Gast
Mesajlar: n/a
| Gençliği Çeken Miknatislar İçinde yaşadığımız 21. yüzyıl, âdeta bir mıknatıslar dünyâsı hâline geldi, bilhassa gençlik için... Her şey, güzel veya çirkin, kendisine binbir ambalaj bulup en cafcaflı bir şekilde kendisini alabildiğine takdim ediyor. En belâlı ve kötü şeyler bile bir "al beni" yolu bulmuş... Maddî ve mânevî nice zehirler dahî gençliğin kendi arzu ve isteğiyle damarlarına akıyor, akıyor... Bundan daha fecîsi, böyle bedenleri ve ruhları öldürücü akışların ismi de, medeniyet olarak telâffuz ediliyor... Yâni bugün: Para saltanatı, kaba kuvvet, kuru düşünceler, televole kültürü, şehvet, şöhret, tembel yaşama, nefsânî takıntılar, başıboş ve aykırı olma, umursamaz vicdanlar, makyajlı hayatlar, montaj hisler, bilim ve teknolojinin bir kısım avantajlarını şeytânî yönelişlerle kullanma gibi hususlar birer medeniyet mıknatısı hükmünde... Dolayısıyla günümüz dünyasında bu mıknatıslara sarılan ülkeler medeniyet ülkesi, oranın insanları da medenî insanlar olarak dillendiriliyor... Ne garip! Ama gerçek!.. Böyle olunca da... Saydığımız maddelerin zıtları olan güzellikler de iteleniyor, neredeyse hor görülüyor... Yâni bugünkü bir kısım gençlik, aldatıcı ve geçici câzibelerin mıknatısına nefislerini ve dünyâlarını teslim ederken gönüllerini ve âhiretlerini de iteklettirmiş oluyor... Böylelerinden nice ulvî ve ebedî câzibeye dönüp bakan yok! Nedir bunun sebebi? Bunun sebebi, genci kuşatacak gerçek medeniyet açısının doğru anlaşılıp anlaşılamamasıdır. Gencin zaafları üzerine kurulan sahte dünyanın karşısında gerçek dünyanın akislerinin yansıtılamamasıdır. Bu iki teşhis, o derecede mühimdir ki, ancak onlar bir deva bulduğu zaman gençliğin mıknatısları doğru istikamette değişecek ve gerçek medeniyet unsurları birer mıknatıs hâline gelecektir...
Abdurrahman Topbaş | 
11.11.2006, 07:22
| |
isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | .........
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.466
Teşekkür etti: 4.217
Teşekkür aldı: 1.918 konuda 6.638 kere
| Bu zamandaki gençliği konuşa konuşa bitiremeyiz..O kadar rezil bir vaziyet aldıki gençlik Suç işleme yaşı 8-9 kadar düştü.İlköğretimlerde sigara içmeyen çok az kişi var,bıçak taşımayan,kız arkadaşı olmayan... artık ilerisini düşünmek çok üzücü.
tabi bizede burda düşen görevler var gelecek nesil bizlerin olacak çocuklarımızı islama uygun yetiştirmek en önemli vazifemizdir.(biraz nutuk attım galiba | 
11.11.2006, 09:08
| | | Yeni Üye
Üyelik tarihi: 29.08.2006
Mesajlar: 27
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldı: 7 konuda 10 kere
| üzülerek ben de söylediklerinize katıldığımı belirtmek isterim.gerçekten şu anda yaşayan gençlik, hiçbirşeyi farkına varmadan,gerçek güzellikleri bilmeden,yalnış zevklere yönelerek,özenti bir şekilde yaşadıkları anın(kendilerince)güzel olduğuna inanıyorlar ve bu şekilde tavır sergiliyorlar.çoğu genç arkadaş kurbanı olurken kimileri de bile bile kendilerini kurban ediyorlar.okullarda eğitim ve öğretim dışında herşeyi öğrenmeye hevesli,kavga,gürültü dendi mi kendilerini oraya aitmiş gibi hisseden hırçın bedenler öyle çok ki..ve ne yazık çoğalmaya günden güne devam ediyor.sokak aralarında henüz ilkokul çağında ama elinden baliyi düşürmeyen saldırgan ve sabıkalı çocuklar..sabırsız,öfkeli,tahammülsüz ve mutsuz genç insanlar..toplumun çoğunluğu genç olunca,gençlikte böyle olunca açıkçası insan geleceğe dair korku ve endişe duyuyor...
__________________ Nokta, tüm çizgilerin esasıdır. | 
11.11.2006, 18:34
| | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.418
Teşekkür etti: 27.060
Teşekkür aldı: 12.025 konuda 43.528 kere
|
FIRAT´isimli üyeden Alıntı İçinde yaşadığımız 21. yüzyıl, âdeta bir mıknatıslar dünyâsı hâline geldi, bilhassa gençlik için...
Her şey, güzel veya çirkin, kendisine binbir ambalaj bulup en cafcaflı bir şekilde kendisini alabildiğine takdim ediyor.
En belâlı ve kötü şeyler bile bir "al beni" yolu bulmuş...
Maddî ve mânevî nice zehirler dahî gençliğin kendi arzu ve isteğiyle damarlarına akıyor, akıyor...
Bundan daha fecîsi, böyle bedenleri ve ruhları öldürücü akışların ismi de, medeniyet olarak telâffuz ediliyor...
Yâni bugün: Para saltanatı, kaba kuvvet, kuru düşünceler, televole kültürü, şehvet, şöhret, tembel yaşama, nefsânî takıntılar, başıboş ve aykırı olma, umursamaz vicdanlar, makyajlı hayatlar, montaj hisler, bilim ve teknolojinin bir kısım avantajlarını şeytânî yönelişlerle kullanma gibi hususlar birer medeniyet mıknatısı hükmünde...
Dolayısıyla günümüz dünyasında bu mıknatıslara sarılan ülkeler medeniyet ülkesi, oranın insanları da medenî insanlar olarak dillendiriliyor... Ne garip! Ama gerçek!..
Böyle olunca da... Saydığımız maddelerin zıtları olan güzellikler de iteleniyor, neredeyse hor görülüyor...
Yâni bugünkü bir kısım gençlik, aldatıcı ve geçici câzibelerin mıknatısına nefislerini ve dünyâlarını teslim ederken gönüllerini ve âhiretlerini de iteklettirmiş oluyor...
Böylelerinden nice ulvî ve ebedî câzibeye dönüp bakan yok! Nedir bunun sebebi?
Bunun sebebi, genci kuşatacak gerçek medeniyet açısının doğru anlaşılıp anlaşılamamasıdır. Gencin zaafları üzerine kurulan sahte dünyanın karşısında gerçek dünyanın akislerinin yansıtılamamasıdır.
Bu iki teşhis, o derecede mühimdir ki, ancak onlar bir deva bulduğu zaman gençliğin mıknatısları doğru istikamette değişecek ve gerçek medeniyet unsurları birer mıknatıs hâline gelecektir...
Abdurrahman Topbaş Allah razı olsun kardeşim, çok güzeldi
Peki gelin şimdi de teşhisten sonra tedaviyi konuşalım kardeşelr, ne dersiniz? "Gencin zaafları üzerine kurulan sahte dünyanın karşısında gerçek dünyanın akislerinin yansıtılamamasıdır."
Bu nasıl olacak?
Neler yapmalıyız?
Nasıl gerçek dünyanın akislerini yansıtabiliriz?
İslam'ı albenili hale getirmek ne demek? Nasıl olmalı?
?
Düşünelim mi hep birlikte? | 
11.11.2006, 23:52
| | | Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 171 kere
|
FIRAT´isimli üyeden Alıntı Nedir bunun sebebi? Bunun sebebi, genci kuşatacak gerçek medeniyet açısının doğru anlaşılıp anlaşılamamasıdır. Gencin zaafları üzerine kurulan sahte dünyanın karşısında gerçek dünyanın akislerinin yansıtılamamasıdır. Bu iki teşhis, o derecede mühimdir ki, ancak onlar bir deva bulduğu zaman gençliğin mıknatısları doğru istikamette değişecek ve gerçek medeniyet unsurları birer mıknatıs hâline gelecektir...
Abdurrahman Topbaş Kısaca sebep bizim Allah' ın bizden yalnızca yine bizim için istemiş olduğu İslam dini esaslarına göre yaşamaktan uzak kalmak değil mi. Olayın özü ve asıl gayesi dışına çıkılıp sadece şekilcilikte kalan ibadetlerimiz değilmi ?
Kısacası önce biz ve bizim anneve babalarımızın nefsimizin isteklerini Allah' ın bizden istemiş olduklarından daha ön sırada tutmalarından değilmi ?
Hatta çocuklara, onlardan olan beklentilerimizi malesef en fazla dünyalık arzular olmasından değilmi ?
( Yok çok maaş alsın, falancanın çocuğu şöyle de böyle gibi düşünceler mesela )
Bu telkinlerle yetişen ve de Allah rızasının önemi aşılanmayan çocuktan ve hatta nesilden ne beklenebilir ki ?
Zakkum ekip ondan gül beklemek hangi akıl sahibi için doğrudur.
Allah hepimizi doğru yola eriştirsin ve bizi dosdoğru kılsın.
Ve daima en başta Kendisinin rızasını gözetmemizi nasib etsin İnşaAllah.
Amin.
Es Selamu Aleyküm,
__________________
Bismillahirrahmanirrahim,
ZUHRUF 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
İBRAHİM 52. Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.
İSRÂ 41. Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu onların ancak kaçışlarını artırıyor.
| 
12.11.2006, 04:21
| | | Gast
Mesajlar: n/a
|
monaroza´isimli üyeden Alıntı Peki gelin şimdi de teşhisten sonra tedaviyi konuşalım kardeşelr, ne dersiniz?
tedavi için tedaviye talep gerek... gibi bir ön koşul zaruri olsa da nefislerimizden (halâ veya bir zamanlar genç olduğumuzdan )yola çıkarak kıyas edelim. Bu nasıl olacak?
Neler yapmalıyız?
Nasıl gerçek dünyanın akislerini yansıtabiliriz?
teoride sorunun cevabı çok basit..bilinçlenme - biliçlendirme ile
tedavide İslam değerlerini ölçü almak başlangıcı ve hatta son noktayı belirlemek demektir ki asıl mesele bunu güncele aktivite etmenin nasıl olacağıdır..
malum bazı dernek, vakıf ve şahısların buna dair çözüm yöntemleri mevcut..namazı sevdirmek, Hz. Muhammed(s.a.v.)bir insan ve peygamber olarak tanımak- tanıtmak- sevdirmek ,islamdan olan mübarek geceleri toplumsal bir ruh ile yaşayabilmek..v.s gibi teşebbüsler..
bunlar güzel ama yeterli değil..çünkü bir kişiyi anlayabilmek, sorunun varlığını kabul ettirebilmek ve çözümünü talep etmek için birebir ruha - kalbe yönelmek gerek..yani toplumsal değil öncelikle bireye yönelmek gerek...
bireye yöneliş hiç mi mevcut değil ..elbetteki var , kitap, dergi,cd..vs. gibi metaryeller kişiye yöneliktir fakat kabul etmek gerekir ki bilmek - okumak , olmak değildir..
tüm güncel faaliyetlerini t.v.izlemek, cafelerde vakit öldürmek, kız-erkek arkadaş çevresi ile tabiri caizse geyik muhabbeti yaparak geçirmek, parayı sadece satın alma gücü olarak görüp kullanmak, aşk'ı ; şehvet tüketicisi olarak algılamak ve tüm değerlerin üzerindeki üstün güç olarak görmek, babaları cep harçlığı, anneleri hizmetçi, kardeşleri eşyasını dahi paylaşmaktan imtina edecek kadar gereksiz varlıklar olarak değerlendiren, şehveti ve şiddeti varolmasının yegane sebebi olarak gören- görebilen ...v.s bir zihniyet karşısında ciddi olarak düşünmek icap etmekte..
bu ve benzeri sebeplerden ötürü şahsi kanaatim ;öncelikle bireye - bireyin ruhuna, kalbine yönelip ihtiyacını hisettiği gereksinimleri onlara meşru yoldan edinmelerinin çok zor olmadığını kavratmak olduğudur.
ve bunnun için, din denince akla direkt gelen bedeni ibadetlerden ziyade ahlaki kaideler daha ön plana çıkarılmalı ki doyuma ulaşan kalp bedensel talimatları bir ağırlık olarak görmesin.
ve yöntem en yakından en uzağa ..olmalı.
| 
12.11.2006, 12:50
| | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.418
Teşekkür etti: 27.060
Teşekkür aldı: 12.025 konuda 43.528 kere
| "bu ve benzeri sebeplerden ötürü şahsi kanaatim ;öncelikle bireye - bireyin ruhuna, kalbine yönelip ihtiyacını hisettiği gereksinimleri onlara meşru yoldan edinmelerinin çok zor olmadığını kavratmak olduğudur.
ve bunnun için, din denince akla direkt gelen bedeni ibadetlerden ziyade ahlaki kaideler daha ön plana çıkarılmalı ki doyuma ulaşan kalp bedensel talimatları bir ağırlık olarak görmesin.
ve yöntem en yakından en uzağa ..olmalı."
Çok güzel kardeşim, Allah razı olsun..
Başka düşünen, sancılanan yok mu kardeşler?
Devam edelim, konu önemli.. | 
12.11.2006, 22:35
| | | Gast
Mesajlar: n/a
| | 
15.11.2006, 22:09
| | | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.418
Teşekkür etti: 27.060
Teşekkür aldı: 12.025 konuda 43.528 kere
| monaroza´isimli üyeden Alıntı
Çok güzel kardeşim, Allah razı olsun..
Başka düşünen, sancılanan yok mu kardeşler?
Devam edelim, konu önemli.. Yok mu | 
24.07.2007, 16:34
| | | Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: 22.07.2007
Mesajlar: 219
Teşekkür etti: 45
Teşekkür aldı: 156 konuda 562 kere
| resmen kötü olan şeyler güzellikle bezen miş aynı bala katılan zehir gibi...
çok güzel gibi görünüyor ama perdenin arkası çok vahim...
ve her köşeyi de sarmış şekilde...
insanın oturup o mümin kareşlerimiz için ağlayası geliyor..
ama ümit var olunuz ...
üniversitede cuma namazını merdivenler dahil koca binanın altı doluyor..
ve normal namazlarıda 15 saf oluyoruz.... 
allah kalplerimizi islam nuruyla nurlandırsın...
genç olarak bizlerede dua etmeyi unutmayın..
__________________ Tohum saç sen ,
Bitmezse toprak utansın ,
Hedefe varmayan mızrak utansın ,
Hey gidi küheylan ,
Koşmaya bak sen ,
Çatlarsa doğuran kısrak utansın,
Ustada kalırsa bu öksüz yapı.
Onu sürdürmeyen çırak utansın...... | 
24.07.2007, 20:34
| |
yaralıyurek isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | | | Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan | 1 | 2 | > | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:21 .
Powered by: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 Bazaar Desings |