Allah bağışlasın ve mes'ud etsin mes'ud olma ve mes'ud etme sanatına nail etsin
Bir çok insanın gönlünde yatan ve ayak basmayı arzu ettiği topraklarda, o kutsal topraklara yakın bir yerde yaşıyor olmak orayı vatanı kabul edip benimsenmek ne güzel bir duygu olsa gerek..Elbette Allah ayırmasın sizleri oradan,ama en azından kalıcı olarak olmasa bile ziyaret amacıyla oraları görebilmemiz için bizi dualarınıza eklemeyi unutmazsın heralde değilmiBu arada öğretmenlik öyle illaki okulda icra edilen bir meslek değil benim gözümde... Bir çocuk yetiştiren anne en iyi öğretmendir. Ki siz çok daha fazlasını yaparak binlerce insanın birşeylerin farkına varmasına vesile oluyorsunuz.Sizden iyi öğretmen mi olur....
__________________
Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
---------------------------------------- http://mesutizm.blogcu.com
"Kabe'ye parası olan değil, aşkı olan gidermiş"
Ne güzel ne anlamlı bir söz...
Bunu okuyunca güzel ibretlik bir olay geldi aklıma..Onu aktarmaya çalışayım..
Bir genç Allah dostlarından birine: Peygamberimizi rüyamda görmeyi çok istiyorum. O'nu nasıl görebilirim.Bunun için ne yapmam lazım? diye sormuş.O da: "Peygamberimizi rüyada görmek kalple ilgilidir.Yani peygamberimizin rüyada görüldüğü yer kalptir. Bu iş, insanın kalbinin durumuna göre gerçekleşir. Eğer kalp hazırsa rüyada görmek de kolay olur." demiş ve bunu şöyle bir misalle açıklamış: Saf bir adam,hocanın birine gelerek der ki: -Hocam ben Peygamber Efendimizi rüyamda görmek istiyorum. Bunun için ne yapmalıyım?
Hoca, bu saf adama şunları tavsiye eder: -Çarşıya gitbir kilo balık al ve o balığı iyice pişir.Üzerine de bol tuz serp. Sonra o balığı güzelce ye ve su içmeden uyu.O zaman Peygamberimizi görürsün. Adam: "Tuzlu balık yemekle Peygamberimizi rüyada görmenin ne alakası var diye taaccup eder.Ama hoca efendi dediyse vardır bir hikmeti diyerek yanından ayrılır ve hocanın dediklerini aynen uygular. Fakat hiç su içmediği için de ciğerleri susuzluktan iyice yanmaya başlar.Ama çaresizdir ve hocayı dinlemek zorundadır.
Gece rüyasında şırıl şırıl akan sular,dereler ırmaklar görür. Hangi yana baksa oradan berrak sular,çeşmeler akmaktadır. Susuzluktan içi yanmasına rağmen bir yudum su içememektedir. Sabah büyük bir telaşla kalkar ve kendine gelmeye çalışır. Çünkü gece rüyasında Peygamberimizin yerine sular,ırmaklar,dereler ve nehirler görmüştür. Durumu gelir hocaya izah eder. Hocanın cevabı manidardır: -Tamam Evladım! İşte sen rüyanı görmüşsün.Neye ne kadar susarsan rüyanda da onu görürsün. eğer sen Peygamberimize gerçekten susasaydın, gece ırmaklar ve pınarlar yerine O'nu görecektin:.....
__________________
Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
---------------------------------------- http://mesutizm.blogcu.com
Öğretmenliğini "meslek" olarak değil de "İnsan yetiştirme sanatı" olarak görünce ,yeni bir şeyler öğretmek kişinin en büyük zevki olursa,kendini talebesiyle bir bütün olarak görürse,talebesinin yerine kendini sık sık koyabilirse,aldığı maaş yerine ne verebildiğini devamlı tartarsa...
işte o zaman hakiki öğretmen olur...sever de sevilir de...öğretir de,öğrenir de...
__________________ "Çıkmaz oldu artık seda
Garip kaldı miskin geda...
İşte geldi vakt-i veda,
Elveda dostlar elveda…"