Bayrak
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 43 (3 Kayıtlı ve 40 Misafir) bulunmaktadır.

Online  HAvF & ReCa izdüşüm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » GENEL » Eğitim » Kur'an Arapçası Öğrenmek İstiyorum..


Cevapla
 
Seçenekler
Üye
 
Üyelik tarihi: 31.03.2007
Mesajlar: 38


 
 
Teşekkür etti: 6
Teşekkür aldı: 30 konuda 130 kere
''Adım adım Kur'an Dili'' Dr. Necla Yasdımanın kitabını incelemenizi tavsiye ederim.
eski 08.03.2008, 20:01 mselim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #11
mselim isimli üye'ye teşekkür edenler
Tecrübeli Üye
 
Üyelik tarihi: 22.11.2007
Mesajlar: 187


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 330
Teşekkür etti: 884
Teşekkür aldı: 179 konuda 647 kere
selamun aleykum
arapça zor bir dil, hoca yardımı olmaksızın öğrenmeniz çok zor..
cemaatlerin yatılı kur'an kursları oluyor, gündüz talebeleride gidebiliyor
hoca hanımlarla görüşün hafta birkaç saat ders alabilirseniz veya ilahiyat mezunu olan arkadaşlarda arapça dersleri veriyor
eğer imkan bulursanız iki şekildede öğrenmeye çalışın derim
eski 08.03.2008, 20:34 kelimat isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #12
Üye
 
elitasa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.03.2008
Mesajlar: 33


 
 
Teşekkür etti: 18
Teşekkür aldı: 28 konuda 99 kere
arkadaşlar benim bahsettigim set dersane ortamında anlatın son versiyonu .ben eski versiyonu ile çalıştım şuan baya faydalı oldu benim için , neden daha önce iki setle başaramadığımı başardım. diger setlere bakurum şimdi cok kolay geliyor. tabi bu tavsiye benim gibi hoca yada kurs bulamayan kardeşler için. yoksa birebir ders almak daha güzel olur. yinede kendi kendine başarmak isteyen kardeşlerimizin umudunu kırmayalım. selam ve dua ile
eski 08.03.2008, 21:56 elitasa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #13
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
hiranur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Nerden: değil... NEREYE....
Mesajlar: 905


 
Yarışma Puanı: 170
Teşekkür etti: 1.691
Teşekkür aldı: 880 konuda 4.024 kere
Allah sizlerden razı olsun..
Bana özel mesajla ulaşıp, tavsiyede bulunnanlardan,
yardımcı olanlardan Rabb'im razı olsun..

Tüm tavsiye ettiğiniz şeyleri araştıracağım inşaAllah..
Tek tek bakıp, en uygun olanlarını deneyeceğim inşaAllah..

"Hocasız olmaz" deyince şevkim kırılmıştı açıkçası..
Ama tekrar yeşertirim umudumu inşaAllah..

Ya da Bolu'da herhangi bir hocayı tanıyanınız, bileniniz varsa
bana özel msj.la ulaşıp bildirirseniz, duacınız olurum..

Bu konunun ihmale gelir birşey olduğunu sanmıyorum.
Düşünsenize.. Rahman suresini okurken, gözyaşlarına boğulmak..
Neden olmasın.. İnsanız ve aklımız var..
Sınırları zorlamadan olmaz..
__________________
sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz...
eski 08.03.2008, 23:22 hiranur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #14
hiranur isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Tecrübeli Üye
 
ashqi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 260


 
Yarışma Puanı: 660
Teşekkür etti: 122
Teşekkür aldı: 237 konuda 1.025 kere
ashqi - MSN üzeri Mesaj gönder
tam cevap yazacaktım ki Hak-dilaram abim benden önce davranmış. Mevzu için yazılması gereken herşeyi yazmış. Başka söze ne hacet..
eski 08.03.2008, 23:27 ashqi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #15
ashqi isimli üye'ye teşekkür edenler
Üye
 
BEYAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.01.2008
Mesajlar: 48


 
 
Teşekkür etti: 46
Teşekkür aldı: 44 konuda 146 kere
Türkiye de verilen arapça eğitimleri de tıpkı diğer yabancı diller gibi öğretmemeye yönelik sistemdedir

Özel gayret ve çalışmanız ile ve de Libya Kültür ve benzeri yabancı ülke kültürel çalışmalarından yardım alma gibi uğraşlarla çözebilirsiniz....

Ve Hak- dilaram illah konuyu böyle çetrefilleştirecek misiniz? her arapça öğrenmeye kalkan meal ya da tefsire kalkışmaz merak buyurmayın efendim....
eski 20.03.2008, 11:16 BEYAZ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #16
BEYAZ isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 28.03.2008
Mesajlar: 1


 
 
Teşekkür etti: 0
3 kere bir konuda
Sevgili Kardeşim şu siteye bir bak ; http://www.arapcaonline.com/site/default.asp.
Senin de göreceğin gibi mektupla ya da online olarak belirli bir ücret mukabili Kur'an Arapçası öğretiliyor.Önce siteye üye olup örnek ders videosunu izleyebiliyorsun.Sonra istersen sana uygun bir seçeneğe abone olursun.
Allah'a (C.C.) emanet ol.
eski 28.03.2008, 00:31 omersisman isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #17
omersisman isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Tecrübeli Üye
 
ashqi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 260


 
Yarışma Puanı: 660
Teşekkür etti: 122
Teşekkür aldı: 237 konuda 1.025 kere
ashqi - MSN üzeri Mesaj gönder
Hak-dilaram´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
medrese ilimleri dahilindebir Arab dili ve dilbilgisi (sarf nahiv ve alet ilimleri) eğitimi almazsanız asla Kur'an Arabcasına vakıf olamazsınız...

bu hususta Meal meselesinde bir misalleme var. olduğu gibi buraya kopyalıyorum: sırf bunu okumanız bile mevzuyu izaha yeterli olacaktır:

وَلاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ وَلاَ تَبْسُطْهَا كُلَّ
الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُوماً مَّحْسُوراً

Meal yazanlardan biri,bu ayetin lâzımî manasını, diğeri tazammunî manasını,diğeri mutâbıkî manasını almış; bununla beraber ayetin tam karşılğını koyamamışlardır. Böylece ayetteki belâğati, tasviri, kinayeyi kaybetmiş ve sadece mecâzi manayla iktifa etmişlerdir. Ve böylece mealde dolayı mana çok kısırlanmış oluyor. Nitekim

’Elini boynuna bağlı olarak asma. Onu büsbütün de açıp saçma. Sonra kınanmış, pişman bir halde oturup kalırsın.’’[H.Basri Çantay]

’Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur, açıkta kalırsın.’’[Diyanet İşl.Bşk.lığı-1986]

’Elini boynuna bağlı kılma (cimri olma) ve büsbütün de onu açıp israf etme ki, sonra kınanmış olursun ve eli boş açıkta kalırsın.’’[Fikri Yavuz]

’Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma.Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker kalırsın.’’[Ali Özek başkanlığında bir heyetçe hazırlanıp, Suudi Arabistan Krallığınca tedkik ettirilerek bastırılan mealden -1987]

’Elini boynuna bağlayıp cimri olma. Büsbütün de açıp tutumsuz olma.Sonra pişman olur, açıkta kalırsın.’’[Milliyet gazetesinin özel ilavesi. Gazete bünyesinde kurulan bir heyetçe diğer meallerden istifadeyle.] diye yazmışlar.

İşte görüldüğü gibi وَلاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ cümlesinin ‘’Elini boynuna bağlı olarak asma.’’ ; ‘’Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme,’’ ; ‘’Elini boynuna bağlı kılma (cimri olma)’’ ; ‘’Eli sıkı olma;’’ ‘’Elini boynuna bağlayıp cimri olma.’’ Meallerinde, ayet-i kerimenin Arabî olan nazmının fesâhat ve belâğati gibi, hüküm ve ifade ettiği mana da kaybolmuştur.

Birinci sûrette, imanlı olmayan birisi; ‘’elini boynuna bağlı kılma’’nın manası nedir?

İkinci sûrette; ‘’cimri kesilme’’ cümlesinden önceki, ‘’elini boynuna bağlayıp’’ sözünün ne anlamı var? Ne demek isteniliyor? Diye soracaktır.

Üçüncü sûrette,bilir bir kişi; ‘’eli sıkı olma’’ denmekle, mealin, ayetin nazmından alâkası tamamen kesilmiştir,demez mi?

Kaldı ki, yukarıdaki ayet-i kerîmenin ifade ettiği yedi hüküm kaybolmuştur.

1-Ayet-i kerîmedeki, nehyin has,hitabın umum olması, yukarıdaki hiçbir mealde ifade edilmemiştir. Çünkü Rasûl-u Muhterem’de cimrilik ve israf yoktu ki, nehyedilsin. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem,ümnetin mümessili, lideri olduğundan,kendisine emredilmiş, hitab ümmete tevcih edilmiştir. Nitekim bilâ teşbih, en büyük âmir, bir müdüre ‘’şunu yap’’ der.Tabiî ki yapacak müdür değil,müdürün idaresi altında olanlardır

2- مَغْلُولَةً, ellerin boyunda kelepçelenmesi demektir. Istılahta, hayrdan gerilenmek manasındadır. Binaenaleyh Allah’ın rızası olmadığı yerde harcamamak, cimrilik değildir, sıkkınlık değildir ki, ‘’eli sıkı olma, cimri olma’’diye mutlak nehyedilsin. Binaenaleyh burada nehyedilen mutlak cimrilik değil, mukayyed cimriliktir ki, hayr yapmaktan geri kalmaktır.

3- بَسْط ; eli uzatmak, yaymak, açık el manasındadır. Bunda olan nehiy mutlak değil ki,’’Onu büsbütün de açıp saçma’’denilsin.Bilakis bu da kayıdlıdır. Nitekim aslî ihtiyacın dışında tüm malı vakfetmek, sadak vermek, malı savurmak değildir.Yakînî imana sahib olanın, Ebû Bekr Sıddîk’a ittibayla, tüm malını vermesi israf olmaz.Amma bunun aksi, bir kuruşu Allah’ın hoşuna gitmeyecek yere vermek,ittifakla israftır.

4- تَقْعُدَ kelimesi,sayrûret yani bir halde diğer bir hale nakolmak manasındadır. Binaenaleyh ’’oturup izzet halinden zillet haline dönüşürsün’’demek olur. Ve bu takdirde

5- مَلُو مًا ‘’kendi kendini kınamış, halk tarafından kınanmış, Allah tarafından kınanmış olursun’’ demek olur.

6- مَحْسُو رًا ‘’iş görmez, üzüntüden hasret çeker,imkanlarını kaybetmiş olursun’’demektir. Nitekim, iş bulamayan kimse ‘’elim kolum bağlandı’’ der.

7- فَتَقْعُدَ kelimesindeki ‘’fâ’’ harfi, iki nehyin cevabıdır.Yani cimri olmak sûretinde kınanmış; israf sûretinde iş görmez hale gelir, imkanlarını kaybetmiş olursun demektir.

İşte bu yedi itibarla, yukarıdaki ayet-i kerîme,istiâre ve mecaz yoluyla altı şiddetli tasvir üzere vârid olmuştur:

1- İnsanın Allah yolunda malını harcamamak hali,yani manevî olan cimrilik duygusu,eli boynuna kelepçe ile bağlanmış kimsenin haline benzetilerek; ‘’cimri olma’’ yerine ‘’elini boynuna bağlı kılma’’buyurulmuştur. Tabiî ki bu, ‘’cimri olma’’ demekten daha üstün bir manayı ifade eder.Şimdi ‘’elini boynuna bağlı olarak asma’’ diyen mealci, tasvire riayet etmiş; ayette kasdedilen manayı ifade edememiştir.Bu tasvire riayetle beraber parantezli veya parantezsiz ‘’cimri olma’’ ilavesini yapanlar, bir yerde hakikatle mecazı, yani benzeyen ve benzetilen halleri bir araya getirerek, hem tasvîri hem hakîkî manayı kaybetmiş olur. Onun için okuyan çelişkiye düşer ve soru sormaya mecbur kalır. İmanını da kaybetmezse iyi.. ‘’Eli sıkı olma;büsbütün eli açıkta olma.’’diyen mealci ise, cesaretini kullanarak, Allah Teâlâ’nın kelâmını bir beşerîn kelâmı gibi basitleştirmiş, kısırlaştırmış ve okuyucuyu büsbütün sarsmıştır.

2- Cimri bir kimsenin,arkadaş ve yardımcısı olmadığından,akrabası çok olsa dahi cimriliğinden dolayı kendisini terk ettiklerinden; dünyevî bir işi görmekte âcizlik hali, eli kolu göğsüne ve boynuna bağlı kimsenin haline benzetilerek,ayet-i kerîmede, benzeyende kullanılacak alet edavatlar, benzetilen vasfında kullanılmış ve böylece pintinin dünyadaki manevî olan şahsiyeti,bağlı olan şahsın sûretiyle beyan olunmuştur. Bu da dünyada pintinin cezasının ifadesidir.

En veciz,en güzel tasvir, ayetin Arabî nazmındadır.

O nazımdan ‘’Kelepçeli elini, boynuna bağlı olarak astırma’’ diye meal vermek, parıltı olur. Keşke Hasan Basri Çantay ‘’Elini boynuna bağlı olarak asma’’ mealinde, ‘’kelepçe’’ lafzını ilave etseydi:

3- ‘’Cimri olma’’ yasağı;zekat gibi mâlî farzları terk eden pintinin ahirette malıyla kelepçelenmesi vasfı üzere, tasvir istiâre ve mecaz yoluya, ‘’Kelepçeli elini, boynuna bağlı olarak astırma’’ sûretinde ifade edilmiştir. Sebeb olan cimrilik yerine, sebebin meydana getirdiği bağlanmak zikredilmiştir. Nitekim

4- Cimrilik;eli maddî tasarrıftan engelleyen ve eli kolu,göğse ve boyna bağlayan ve dolaysıyla avret mahallini açılması halinde gizlemekten güçsüz bırak kelepçeye benzetilip ‘’Kelepçeli elini, boynuna bağlı olarak astırma’’ buyurularak, ‘’cimri olma’’ yasağı,teşbih ve mecaz yoluyla beyan edilmiştir. Bu takdırde cimrinin dünya ve ahiretteki hali, ikisi yoluyla beyan edilmiştir.

5-Kelepçe eli bağladığı gibi,cimrilik de, ruhu, kalb, ve hatta aklı bağlar. Bu taktirde,ruha nazaran cimrilik yerine, maddi olarak el ve elin boyna kelepçelenme fiili zikredilmiştir. Çünkü مَغْلُو لْ ; mücerred elin kelepçelenmesi değil, elin boyunla birlikte ve göğüs çukurundan çenenin ucuna demirin takılmasıyla kelepçelenmesidir. İşte bu kelepçeden dolayıdır ki, cimriden zekat ve sadaka istenildiği vakitte,ruhu ve aklı sıkılır; hemen eli boynuna gider.. İşte bu hal beyan edilmiştir.

6- Yine istiâre ve temsil yoluyla, dünyada Allah Teâlâ’nın izni olmadığı yerde,mesela ma’siyette malını harcayan kimsenin,ahiretteki iflas hali, dünyada malını saçıp svuran ve bu yüzden imkansızlığa duçar olan savurganın haliyle temsil edilerek الْبَسْطِ وَلاَ تَبْسُطْهَا كُلَّ ‘’Ve onu büsbütün saçıp savurma’’ demekle ifade edilmiştir.

Bu altı itibarla cimrilik ve israfın akibeti birdir. İkisi de kötü hasletlerdir. Ancak bu itibarlar, ayetin Arabî nazmına bakıldığı zaman anlaşılır. Ve böylece mealler, ayetin manalarını kısar.

Soru: Bu takdirde ‘’Hayr ve hasenatta cimrilik yapanın misali, eli kelepçelenmekle maddî tasarruftan mahrum olan kimsenin misali gibidir. Öyleyse cimrilik yapma: Allah Teâlâ’nın hoşnut olmayacağı yerde malı harcamanın misali, malını saçıp savurmakla büsbütün iflasa uğrayan savurganın misali gibidir. Öyleyse savurgan olma.. Aksi takdirde, birinci sûrette kınanır; ikinci sûrette, pişman olup hasret çekersin.’’ Şeklinde meal vermek, akılcılık değil mi? Ayet değiştirilmiş olmuyor mu?

Cevab: Hayır. Ayetin ilimle mana edilmesi sûretinde dahi, mutlaka ya diğer bir ayetle,yahud birinci müfessiri Hareti Peygamber sallallâhu aleyhi ve selem’in hadîsiyle mana etmek gerekir. Meal yazmaktan maksad, ayetin manalarını hududlandırmak değil, bilenler için ayetin sûretini, bilmeyenler için manasını göstermektir. Çünkü meal,ayetin tam karşılığı değildir. Onun için şerhsiz meal okumak, dinden uzaklaştırabilir. Ayetten mâadâ, hadislerle bu ayet mana edilmiştir.

Nitekim Müslim ve Buharî’nin ittifakla tahric ettikleri Ebî Hureyre’den gelen bir rivayette Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve selem şöyle buyurmuştur:

’Cimri ile cömerdin misali, üzerlerinde, ellerini memelerine ve gırtlaklarına sıkıştıran demirden zırhlar bulunan iki adamiın misali gibidir. Cömert her sadaka vermek istediğinde, zırhı, parmak uçlarını kaplayıncaya kadar genişler ve iz bırakmaz. Cimri bir sadaka vermek istediğinde, zırhı büzülür ve her halkası yerini alır (daralır).’’

Yukaridaki ayet-i kerîme ve bu hadîs-i şerîf, cimrilik israfı men etmekle iktisadı emretmiştir. İktisad; tefrit hali olan cimrilik, ifrat hali olan savurganlıktan âzâde itidaldir. Yani iktisad, ilk önce ihtiyacları tesbit etmek, sonra şeraitin izni çerçevesinde malı harcamaktır.

Ferd ve toplumu zillettem çıkaran, iktisaddır. Şer’an verilmesi gerekli nafile ve farz sadakayı vermekte çekimserlik, cimrilik… şer’î iznin dışında bir kuruş vermek, israftır. Binaenaleyh kafirlerin tarif ve tatbik ettikleri iktisad, hem cimrilik hem israftır.

El-insaf.. Hristiyanlar İncillerini, aslından yabanî dillere naklettiklerinden tahrif ettiler. Kur’an meali de böyle; bir tağyire sirayet eder. Vaktiyle Ezher Müderrislerinden Muhammed Mustafa Merâğî ve ardınca gidenlerin, sadece Kur’am meali okunsun diye fetva vermeleri üzerine , Şeyh-ul-İslam Mustafa Sabrî, raddiye olarak Mes’elet-u Tercümet-il-Kur’an adlı eserini yazmış;aklî ve naklî delillerle onları reddetmiştir. Ayrıca Mısırlı Muhammed Abdullah Diraz, Fransızca ve Arabca mealcilerin reddi için, En-Nebeu-l-Azîm anilKur’an-il-Kerîm eserini yazmıştır. Fakat ben bu eseri görmedim.

Neticei meram, Ehli Sünnet velCemaat ulemâsının ittifakıyla, Kur’ân’ı meallerle hasretmek, indî görüşlerle mana etmek, Kur’ân’ı tahriftir. Ve bu mealleri okuyanlar da doğruyu bulmak yerine sapmaktadırlar.

İsmail Çetin-Ehli Sünnetin Nazarı İtikadın Ölçüsüdür

not: bu yazıyı nete aktaran diyarbekri rumuzlu kardeşimizdir

Hak-Dilaram abimizin mesajını ehemmiyetine binaen tekrar iktibas yapıyorum.
eski 31.03.2008, 20:38 ashqi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #18
ashqi isimli üye'ye teşekkür edenler
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
hiranur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Nerden: değil... NEREYE....
Mesajlar: 905


 
Yarışma Puanı: 170
Teşekkür etti: 1.691
Teşekkür aldı: 880 konuda 4.024 kere
Sonuç......... ?????????







.
__________________
sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz...
eski 31.03.2008, 22:22 hiranur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #19
Tecrübeli Üye
 
ashqi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 260


 
Yarışma Puanı: 660
Teşekkür etti: 122
Teşekkür aldı: 237 konuda 1.025 kere
ashqi - MSN üzeri Mesaj gönder
Büyük bir zâtın talebelerinden birisi anlatmıştı;
Eskiden bakardım, üstaz niye ayetleri meâl ederek sohbet yapmaz, yahut hadisi şerifleri... Daha sonraları ilmimiz ilerledikçe baktım ki her anlattığı her söylediği zaten ayet ve hadis şerhleri.

Elhasıl, bizim gibi insanların ( tabi kendim için söylüyorum, ilminiz daha farklı olabilir )ayetlerin kelime manalarına vakıf olmaya çalışmak yerine, Alim zevatın eserlerini okuması , ilmihal okuması daha güzel olur, değil mi..
eski 02.04.2008, 23:11 ashqi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #20
ashqi isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:14 .