9 Cemaziye'l-Evvel 1429
14 Mayıs 2008, Çarşamba
9 Cemaziye'l-Evvel 1429
14 Mayıs 2008, Çarşamba
Ayet
Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
hadis
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 46,00%
yaz: 18,00%
sonbahar: 25,00%
kış: 11,00%
Katılımcı sayısı: 100. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 66 (7 Kayıtlı ve 59 Misafir) bulunmaktadır.

Online  hafsa, HAKKINYOLUNDA, mutasyon, Sakallı nesimi


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

gül bahçesine girenler...
bir lahza isimli üyenin, gül bahçesine girenler... Albümünden

gül bahçesine girenler...
bir lahza isimli üyenin, gül bahçesine girenler... Albümünden

gül bahçesine girenler...
bir lahza isimli üyenin, gül bahçesine girenler... Albümünden

gül bahçesine girenler...
bir lahza isimli üyenin, gül bahçesine girenler... Albümünden

Hayatın İçinden...
mesutizm isimli üyenin, Hayatın İçinden... Albümünden

Hayatın İçinden...
mesutizm isimli üyenin, Hayatın İçinden... Albümünden

Hayatın İçinden...
mesutizm isimli üyenin, Hayatın İçinden... Albümünden

Hayatın İçinden...
mesutizm isimli üyenin, Hayatın İçinden... Albümünden

İncİler Maİl Grubu





Hak-dilaram » GENEL » Eğitim » Kur'an Arapçası Öğrenmek İstiyorum..
Cevapla
 
Seçenekler
Şeref Üyesi
 
hiranur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Mesajlar: 773


 
Teşekkür etti: 1.552
Teşekkür aldı: 750 konuda 3.257 kere
Kur'an Arapçası Öğrenmek İstiyorum..

Arkadaşlar..

Bilgisi olan varsa, ne olur yardımı olun..

Ben kitaplardan ve boş zamanlarımı kendim ayarlayarak öğrenmek istiyorum..

Benim istediğim, çizilmesi gereken yolu bana göstermeniz

ve kitap önerileriniz..

Nerden başlamalıyım?

Nasıl ilerlemeliyim?

Biraz araştırdım ve Kur'an'da geçen kelimelerin

sadece 150 adet olduğunu öğrendim..

Bana sadece Kur'an'ı okuduğumda anlayabileceğim kadar Arapça lazım..

Kendime güvenim var ve azimliyim..

Sadece yardımlarınıza ihtiyacım var..

Bilgilerinizi paylaşır mısınız?
__________________
sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz...
eski 25.02.2008, 23:26 hiranur isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #1
hiranur isimli üye'ye teşekkür eden 11 üye:
.
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.281


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.456
Teşekkür aldı: 8.557 konuda 26.701 kere
Buraya bakabilirsin canım..

http://www.onlinearabic.net/

online sözlük Arapça Klavye vs hepsi var, bir de forumu var
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 25.02.2008, 23:38 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #2
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
hiranur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Mesajlar: 773


 
Teşekkür etti: 1.552
Teşekkür aldı: 750 konuda 3.257 kere
Şimdii...

Bazı yerlerde, emsile, bina (ki ben bunları yeni duydum) v.s.nin

boşuna ve kafa karıştırıcı olduğu yazıyor..

İnanın bu konuda sıfırım..

Online dersler var fakat, boşuna Arapçanın bütünü ile

vakit harcamak istemiyorum..

Sadece Kur'an Arapçası için ne yapmalıyım?

Bu online Arapça öğreten sitelerde, kastettikleri Kur'an Arapçası mı?

Ben baktım ama anlayamadım...
__________________
sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz...
eski 26.02.2008, 00:07 hiranur isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #3
hiranur isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
.
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.281


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.456
Teşekkür aldı: 8.557 konuda 26.701 kere
Merak etme ya vardır burda sana yol gösterecek kardeşler elbet
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 26.02.2008, 00:12 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #4
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
ONURSAL ÜYE
 
muallim08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.03.2007
Mesajlar: 1.065


Yarışma Puanı: 810
Teşekkür etti: 1.215
Teşekkür aldı: 875 konuda 2.940 kere
Kendi kendinize çalışarak mesafe kateceğiniz doğrudur ama hocasız olmaz. Sadece Kuran Arapçası öğrenmek istiyorum demeniz alan sınırlaması yapsa da işinizi kolaylaştırmaz. Piyasada bir çok kitap var bu konuyla ilgili. Bünyesinde hazırlık sınıfı bulunduran İlahiyat Fakültelerinin yayın evlerinde işinize yarayacak güvenli kaynaklar bulabilirsiniz. Mesela Maramara İlahiyat Fakültesinin Kitap reyonu geniş. Bağlarbaşında Fakülteye uğrayarak alabileceğinizi sanıyorum. Farklı alternatifler de var ama belli periyotlarla hocanıza görünmeniz gerekir yinede .

Özelden ulaşırsanız seviyenizi öğrenerek belli kitap isimleri de söyleyebilirim.

Allah cc kolaylık versin.
__________________
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!

Konu muallim08 tarafından (26.02.2008 Saat 17:10 ) değiştirilmiştir..
eski 26.02.2008, 17:08 muallim08 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #5
muallim08 isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
Hakkperest
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4.871


 
Teşekkür etti: 10.549
Teşekkür aldı: 4.037 konuda 18.065 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
medrese ilimleri dahilindebir Arab dili ve dilbilgisi (sarf nahiv ve alet ilimleri) eğitimi almazsanız asla Kur'an Arabcasına vakıf olamazsınız...

bu hususta Meal meselesinde bir misalleme var. olduğu gibi buraya kopyalıyorum: sırf bunu okumanız bile mevzuyu izaha yeterli olacaktır:

وَلاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ وَلاَ تَبْسُطْهَا كُلَّ
الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُوماً مَّحْسُوراً


Meal yazanlardan biri,bu ayetin lâzımî manasını, diğeri tazammunî manasını,diğeri mutâbıkî manasını almış; bununla beraber ayetin tam karşılğını koyamamışlardır. Böylece ayetteki belâğati, tasviri, kinayeyi kaybetmiş ve sadece mecâzi manayla iktifa etmişlerdir. Ve böylece mealde dolayı mana çok kısırlanmış oluyor. Nitekim

’Elini boynuna bağlı olarak asma. Onu büsbütün de açıp saçma. Sonra kınanmış, pişman bir halde oturup kalırsın.’’[H.Basri Çantay]

’Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur, açıkta kalırsın.’’[Diyanet İşl.Bşk.lığı-1986]

’Elini boynuna bağlı kılma (cimri olma) ve büsbütün de onu açıp israf etme ki, sonra kınanmış olursun ve eli boş açıkta kalırsın.’’[Fikri Yavuz]

’Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma.Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker kalırsın.’’[Ali Özek başkanlığında bir heyetçe hazırlanıp, Suudi Arabistan Krallığınca tedkik ettirilerek bastırılan mealden -1987]

’Elini boynuna bağlayıp cimri olma. Büsbütün de açıp tutumsuz olma.Sonra pişman olur, açıkta kalırsın.’’[Milliyet gazetesinin özel ilavesi. Gazete bünyesinde kurulan bir heyetçe diğer meallerden istifadeyle.] diye yazmışlar.

İşte görüldüğü gibi وَلاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ cümlesinin ‘’Elini boynuna bağlı olarak asma.’’ ; ‘’Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme,’’ ; ‘’Elini boynuna bağlı kılma (cimri olma)’’ ; ‘’Eli sıkı olma;’’ ‘’Elini boynuna bağlayıp cimri olma.’’ Meallerinde, ayet-i kerimenin Arabî olan nazmının fesâhat ve belâğati gibi, hüküm ve ifade ettiği mana da kaybolmuştur.

Birinci sûrette, imanlı olmayan birisi; ‘’elini boynuna bağlı kılma’’nın manası nedir?

İkinci sûrette; ‘’cimri kesilme’’ cümlesinden önceki, ‘’elini boynuna bağlayıp’’ sözünün ne anlamı var? Ne demek isteniliyor? Diye soracaktır.

Üçüncü sûrette,bilir bir kişi; ‘’eli sıkı olma’’ denmekle, mealin, ayetin nazmından alâkası tamamen kesilmiştir,demez mi?

Kaldı ki, yukarıdaki ayet-i kerîmenin ifade ettiği yedi hüküm kaybolmuştur.

1-Ayet-i kerîmedeki, nehyin has,hitabın umum olması, yukarıdaki hiçbir mealde ifade edilmemiştir. Çünkü Rasûl-u Muhterem’de cimrilik ve israf yoktu ki, nehyedilsin. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem,ümnetin mümessili, lideri olduğundan,kendisine emredilmiş, hitab ümmete tevcih edilmiştir. Nitekim bilâ teşbih, en büyük âmir, bir müdüre ‘’şunu yap’’ der.Tabiî ki yapacak müdür değil,müdürün idaresi altında olanlardır

2- مَغْلُولَةً, ellerin boyunda kelepçelenmesi demektir. Istılahta, hayrdan gerilenmek manasındadır. Binaenaleyh Allah’ın rızası olmadığı yerde harcamamak, cimrilik değildir, sıkkınlık değildir ki, ‘’eli sıkı olma, cimri olma’’diye mutlak nehyedilsin. Binaenaleyh burada nehyedilen mutlak cimrilik değil, mukayyed cimriliktir ki, hayr yapmaktan geri kalmaktır.

3- بَسْط ; eli uzatmak, yaymak, açık el manasındadır. Bunda olan nehiy mutlak değil ki,’’Onu büsbütün de açıp saçma’’denilsin.Bilakis bu da kayıdlıdır. Nitekim aslî ihtiyacın dışında tüm malı vakfetmek, sadak vermek, malı savurmak değildir.Yakînî imana sahib olanın, Ebû Bekr Sıddîk’a ittibayla, tüm malını vermesi israf olmaz.Amma bunun aksi, bir kuruşu Allah’ın hoşuna gitmeyecek yere vermek,ittifakla israftır.

4- تَقْعُدَ kelimesi,sayrûret yani bir halde diğer bir hale nakolmak manasındadır. Binaenaleyh ’’oturup izzet halinden zillet haline dönüşürsün’’demek olur. Ve bu takdirde

5- مَلُو مًا ‘’kendi kendini kınamış, halk tarafından kınanmış, Allah tarafından kınanmış olursun’’ demek olur.

6- مَحْسُو رًا ‘’iş görmez, üzüntüden hasret çeker,imkanlarını kaybetmiş olursun’’demektir. Nitekim, iş bulamayan kimse ‘’elim kolum bağlandı’’ der.

7- فَتَقْعُدَ kelimesindeki ‘’fâ’’ harfi, iki nehyin cevabıdır.Yani cimri olmak sûretinde kınanmış; israf sûretinde iş görmez hale gelir, imkanlarını kaybetmiş olursun demektir.

İşte bu yedi itibarla, yukarıdaki ayet-i kerîme,istiâre ve mecaz yoluyla altı şiddetli tasvir üzere vârid olmuştur:

1- İnsanın Allah yolunda malını harcamamak hali,yani manevî olan cimrilik duygusu,eli boynuna kelepçe ile bağlanmış kimsenin haline benzetilerek; ‘’cimri olma’’ yerine ‘’elini boynuna bağlı kılma’’buyurulmuştur. Tabiî ki bu, ‘’cimri olma’’ demekten daha üstün bir manayı ifade eder.Şimdi ‘’elini boynuna bağlı olarak asma’’ diyen mealci, tasvire riayet etmiş; ayette kasdedilen manayı ifade edememiştir.Bu tasvire riayetle beraber parantezli veya parantezsiz ‘’cimri olma’’ ilavesini yapanlar, bir yerde hakikatle mecazı, yani benzeyen ve benzetilen halleri bir araya getirerek, hem tasvîri hem hakîkî manayı kaybetmiş olur. Onun için okuyan çelişkiye düşer ve soru sormaya mecbur kalır. İmanını da kaybetmezse iyi.. ‘’Eli sıkı olma;büsbütün eli açıkta olma.’’diyen mealci ise, cesaretini kullanarak, Allah Teâlâ’nın kelâmını bir beşerîn kelâmı gibi basitleştirmiş, kısırlaştırmış ve okuyucuyu büsbütün sarsmıştır.

2- Cimri bir kimsenin,arkadaş ve yardımcısı olmadığından,akrabası çok olsa dahi cimriliğinden dolayı kendisini terk ettiklerinden; dünyevî bir işi görmekte âcizlik hali, eli kolu göğsüne ve boynuna bağlı kimsenin haline benzetilerek,ayet-i kerîmede, benzeyende kullanılacak alet edavatlar, benzetilen vasfında kullanılmış ve böylece pintinin dünyadaki manevî olan şahsiyeti,bağlı olan şahsın sûretiyle beyan olunmuştur. Bu da dünyada pintinin cezasının ifadesidir.

En veciz,en güzel tasvir, ayetin Arabî nazmındadır.

O nazımdan ‘’Kelepçeli elini, boynuna bağlı olarak astırma’’ diye meal vermek, parıltı olur. Keşke Hasan Basri Çantay ‘’Elini boynuna bağlı olarak asma’’ mealinde, ‘’kelepçe’’ lafzını ilave etseydi:

3- ‘’Cimri olma’’ yasağı;zekat gibi mâlî farzları terk eden pintinin ahirette malıyla kelepçelenmesi vasfı üzere, tasvir istiâre ve mecaz yoluya, ‘’Kelepçeli elini, boynuna bağlı olarak astırma’’ sûretinde ifade edilmiştir. Sebeb olan cimrilik yerine, sebebin meydana getirdiği bağlanmak zikredilmiştir. Nitekim

4- Cimrilik;eli maddî tasarrıftan engelleyen ve eli kolu,göğse ve boyna bağlayan ve dolaysıyla avret mahallini açılması halinde gizlemekten güçsüz bırak kelepçeye benzetilip ‘’Kelepçeli elini, boynuna bağlı olarak astırma’’ buyurularak, ‘’cimri olma’’ yasağı,teşbih ve mecaz yoluyla beyan edilmiştir. Bu takdırde cimrinin dünya ve ahiretteki hali, ikisi yoluyla beyan edilmiştir.

5-Kelepçe eli bağladığı gibi,cimrilik de, ruhu, kalb, ve hatta aklı bağlar. Bu taktirde,ruha nazaran cimrilik yerine, maddi olarak el ve elin boyna kelepçelenme fiili zikredilmiştir. Çünkü مَغْلُو لْ ; mücerred elin kelepçelenmesi değil, elin boyunla birlikte ve göğüs çukurundan çenenin ucuna demirin takılmasıyla kelepçelenmesidir. İşte bu kelepçeden dolayıdır ki, cimriden zekat ve sadaka istenildiği vakitte,ruhu ve aklı sıkılır; hemen eli boynuna gider.. İşte bu hal beyan edilmiştir.

6- Yine istiâre ve temsil yoluyla, dünyada Allah Teâlâ’nın izni olmadığı yerde,mesela ma’siyette malını harcayan kimsenin,ahiretteki iflas hali, dünyada malını saçıp svuran ve bu yüzden imkansızlığa duçar olan savurganın haliyle temsil edilerek الْبَسْطِ وَلاَ تَبْسُطْهَا كُلَّ ‘’Ve onu büsbütün saçıp savurma’’ demekle ifade edilmiştir.

Bu altı itibarla cimrilik ve israfın akibeti birdir. İkisi de kötü hasletlerdir. Ancak bu itibarlar, ayetin Arabî nazmına bakıldığı zaman anlaşılır. Ve böylece mealler, ayetin manalarını kısar.

Soru: Bu takdirde ‘’Hayr ve hasenatta cimrilik yapanın misali, eli kelepçelenmekle maddî tasarruftan mahrum olan kimsenin misali gibidir. Öyleyse cimrilik yapma: Allah Teâlâ’nın hoşnut olmayacağı yerde malı harcamanın misali, malını saçıp savurmakla büsbütün iflasa uğrayan savurganın misali gibidir. Öyleyse savurgan olma.. Aksi takdirde, birinci sûrette kınanır; ikinci sûrette, pişman olup hasret çekersin.’’ Şeklinde meal vermek, akılcılık değil mi? Ayet değiştirilmiş olmuyor mu?

Cevab: Hayır. Ayetin ilimle mana edilmesi sûretinde dahi, mutlaka ya diğer bir ayetle,yahud birinci müfessiri Hareti Peygamber sallallâhu aleyhi ve selem’in hadîsiyle mana etmek gerekir. Meal yazmaktan maksad, ayetin manalarını hududlandırmak değil, bilenler için ayetin sûretini, bilmeyenler için manasını göstermektir. Çünkü meal,ayetin tam karşılığı değildir. Onun için şerhsiz meal okumak, dinden uzaklaştırabilir. Ayetten mâadâ, hadislerle bu ayet mana edilmiştir.

Nitekim Müslim ve Buharî’nin ittifakla tahric ettikleri Ebî Hureyre’den gelen bir rivayette Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve selem şöyle buyurmuştur:

’Cimri ile cömerdin misali, üzerlerinde, ellerini memelerine ve gırtlaklarına sıkıştıran demirden zırhlar bulunan iki adamiın misali gibidir. Cömert her sadaka vermek istediğinde, zırhı, parmak uçlarını kaplayıncaya kadar genişler ve iz bırakmaz. Cimri bir sadaka vermek istediğinde, zırhı büzülür ve her halkası yerini alır (daralır).’’

Yukaridaki ayet-i kerîme ve bu hadîs-i şerîf, cimrilik israfı men etmekle iktisadı emretmiştir. İktisad; tefrit hali olan cimrilik, ifrat hali olan savurganlıktan âzâde itidaldir. Yani iktisad, ilk önce ihtiyacları tesbit etmek, sonra şeraitin izni çerçevesinde malı harcamaktır.

Ferd ve toplumu zillettem çıkaran, iktisaddır. Şer’an verilmesi gerekli nafile ve farz sadakayı vermekte çekimserlik, cimrilik… şer’î iznin dışında bir kuruş vermek, israftır. Binaenaleyh kafirlerin tarif ve tatbik ettikleri iktisad, hem cimrilik hem israftır.

El-insaf.. Hristiyanlar İncillerini, aslından yabanî dillere naklettiklerinden tahrif ettiler. Kur’an meali de böyle; bir tağyire sirayet eder. Vaktiyle Ezher Müderrislerinden Muhammed Mustafa Merâğî ve ardınca gidenlerin, sadece Kur’am meali okunsun diye fetva vermeleri üzerine , Şeyh-ul-İslam Mustafa Sabrî, raddiye olarak Mes’elet-u Tercümet-il-Kur’an adlı eserini yazmış;aklî ve naklî delillerle onları reddetmiştir. Ayrıca Mısırlı Muhammed Abdullah Diraz, Fransızca ve Arabca mealcilerin reddi için, En-Nebeu-l-Azîm anilKur’an-il-Kerîm eserini yazmıştır. Fakat ben bu eseri görmedim.

Neticei meram, Ehli Sünnet velCemaat ulemâsının ittifakıyla, Kur’ân’ı meallerle hasretmek, indî görüşlerle mana etmek, Kur’ân’ı tahriftir. Ve bu mealleri okuyanlar da doğruyu bulmak yerine sapmaktadırlar.

İsmail Çetin-Ehli Sünnetin Nazarı İtikadın Ölçüsüdür

not: bu yazıyı nete aktaran diyarbekri rumuzlu kardeşimizdir
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 26.02.2008, 18:49 Hak-dilaram isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #6
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 14 üye:
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
hiranur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Mesajlar: 773


 
Teşekkür etti: 1.552
Teşekkür aldı: 750 konuda 3.257 kere
Evet, sizin ve monaroza ablamın buraya eklediklerinizi,

daha önce, araştırma yaparken okumuş ve incelemiştim..

Sonuç olarak, bu işi kendi kendime yapmam, imkansız mı demek istiyorsunuz?

Ama ben şu an Bolu'dayım ve nerden yardım alabileceğimi bile bilmiyorum..

Ne yapmalıyım?
__________________
sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz...
eski 26.02.2008, 18:54 hiranur isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #7
hiranur isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
hiranur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Mesajlar: 773


 
Teşekkür etti: 1.552
Teşekkür aldı: 750 konuda 3.257 kere
Kafam iyice karıştı..

Amacım tabi ki okuduklarımı yorumlamak değil..

Sadece okuduğumu anlamak..

Yüzeysel olarak yani..

Okuduğum cümlelerin manasını anlarsam,

Kur'an'ı tam anlamıyla duyumsayacağım..

Beni anlıyor musunuz?

Tek amacım bu..
__________________
sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz...
eski 26.02.2008, 19:02 hiranur isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #8
hiranur isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Hakkperest
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4.871


 
Teşekkür etti: 10.549
Teşekkür aldı: 4.037 konuda 18.065 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
Açıkcası, ilmin anahtarı sahih bir arabcadır; ama sahih bir arabca ilim kilidini tek başına açmaya yetmez. nice arabcaya vakıf niceler dehşet hatalara düşmüşlerdir.

size ilmi ile amil, ehli sünnet velcemaat üzere alimlerin eserlerini tavsiye ederim. hamd olsun türkçe yazan sahih ulema vardır. bize lazım olup da yazmadığı mevzu kalmayanlar da vardır.

böylesi bir hazır menba' varken imkanı olmayanların, o menba'dan nasiblerince istifadeleri en gerçekçi yoldur.

size üstaz fakih şeyh ismail çetin hoca'mın bütün eserlerini bilaistisna tavsiye ederim.

Allah ondan razı olsun, her mevzuda eser neşreden ender ulemadandır. ilimde zirve olmasına ve zamanında benzerinin olmamasına rağmen nakli tercih eden bir nakil alimidir. kaynağını gösteremeyeceği bir tek cümleyi bile eserlerine koymayan enderlerdendir.

arabca'ya vakıf olan kişi peygamber aleyhisselam'ın ilgili ayet hakkndaki tefsirini, sahabenin anlama ve uygulama şeklini, ulemanın sözlerini de bilmezse vartaya düşebilir.

zira Kur'an bizzat aleyhisselam'a ittibayı emr ediyor. yani o apaçık arabca yazılı Kur'an'da bu emr varken, tek başına bu emre imtisal bile insanı hatadan kurtarır. Peygamber aleyhisselam'ın bize bildiridiğince, sahabesinin bize aktardığınca anlamak... mevzu budur.

bu mevzuda vazifeyi de en güzel peygamber varisi alimler yapmışlardır.
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 26.02.2008, 19:02 Hak-dilaram isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #9
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 15 üye:
Üye
 
elitasa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.03.2008
Mesajlar: 33


 
Teşekkür etti: 18
Teşekkür aldı: 28 konuda 91 kere
hiranur´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet, sizin ve monaroza ablamın buraya eklediklerinizi,

daha önce, araştırma yaparken okumuş ve incelemiştim..

Sonuç olarak, bu işi kendi kendime yapmam, imkansız mı demek istiyorsunuz?

Ama ben şu an Bolu'dayım ve nerden yardım alabileceğimi bile bilmiyorum..

Ne yapmalıyım?
acizane bende hem senin hemde arapca öğrenmek isteyen kardeşlerim için tecrübelerimden aktarmak istiyorum
öncelikle Abdulkadir seyyidoglunun dil setiyle başla inanın cok faydasını görürsünüz sıfırdan öğrenmek istiyorsanız. belli bir seviyeye geldikten sonra kuran arapcasında yogunlaşa bilirsiniz.

Click to view the PDF
Powered by Highslide JS
bu makleyide okumanızı tavsiye ederim.
ben daha evvel cantaş setini aldım sonra nakkaş arapca seti aldım ama onlarda pek faydalanamadım ama abdulkadir seyyidoglunun seti baya faydalı oldu.vesselam
eski 07.03.2008, 21:25 elitasa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #10
Cevapla

Yer imleri

Seçenekler

Yetkileriniz
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge hochzuladen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:59 .